Keşfet

31. Bölüm: Kayıp Dosya

🩸 KATİL ARAMIZDA.

KATİL ARAMIZDA

31. Bölüm: Kayıp Dosya

Elif sabah mutfağa indiğinde Aras çoktan kalkmıştı. Masada oturuyor, önündeki çayla uğraşıyordu. Normalde bu saatte Ege mutlaka bir şey anlatır, Zeynep de ona karşılık verirdi. Ama o sabah ev sessizdi.

Aylin, Elif'in önüne bir tabak koydu.

“Biraz bir şey ye. Dün geceden beri doğru düzgün yemek yemedin.”

Elif sandalyeye oturdu.

“Canım istemiyor anne.”

“Biliyorum ama böyle de olmaz.”

Aras başını kaldırdı.

“Dün gelen mesajı polise gösterdin mi?”

Elif ona baktı.

“Evet. Zaten sana da söylemiştim.”

“Ben yalnızca mesajı aldığını biliyordum.”

“Aras, sana her şeyi anlattığımda tartışıyoruz. Bazen anlatmak istemiyorum, çünkü yine Defne'yi suçlayacağını düşünüyorum.”

Aras'ın yüzü gerildi.

“Ben seni düşünmesem bunları söyler miyim?”

“Beni düşündüğünü biliyorum. Ama beni dinlemeden karar vermen beni korumuyor.”

Aylin ikisinin arasına girdi.

“Daha sabahın köründe yine başladınız. Birbirinizi suçlamak yerine biraz dinleyin.”

Elif sustu. Aras da önündeki çaya döndü.

Kahvaltı kısa süre sonra bitti. Elif odasına çıkarken Aras arkasından baktı. Kardeşinin kendisinden uzaklaştığını fark ediyordu ama bunu nasıl düzelteceğini bilmiyordu.

Karaca evinde Defne hazırlanırken Deniz kapısının önünde durdu.

“Dün geceki mesajı babama söyledin mi?”

Defne aynadan ona baktı.

“Hayır. Önce polise bildirdim.”

“Bize de söyleyebilirdin.”

Defne dönüp abisine baktı.

“Söyleyecektim. Ama seninle konuşurken konu hemen Elif'e geliyor. Ben de artık her seferinde aynı tartışmayı yaşamak istemiyorum.”

Deniz kollarını göğsünde birleştirdi.

“Ben yalnızca başına bir şey gelmesinden korkuyorum.”

“Biliyorum. Ben de korkuyorum. Ama bu, Elif'le görüşmeyi bırakmam gerektiği anlamına gelmiyor.”

Deniz cevap vermedi.

Defne çantasını alıp kapıya yöneldi. Çıkmadan önce durdu.

“Ben bu aileden vazgeçmedim, Deniz. Keşke bunu anlaman için sürekli kavga etmemiz gerekmese.”

Deniz, Defne'nin arkasından baktı. Söylemek istediği bir şey vardı ama kelimeleri bulamadı.

Murat, karakola geldiğinde Selin'i masasında eski belgeleri incelerken buldu.

“Bir şey çıktı mı?” diye sordu.

Selin önündeki dosyayı ona uzattı.

“Cemal Yıldız'ın ailesi evinde buldukları eski bir ajandayı teslim etti. İçinde bazı hastane kayıt numaraları var.”

Murat sayfaları çevirdi.

“Neriman'ın adı da geçiyor mu?”

“Evet. Üstelik yanına yazılmış tarih, eski DNA sonucunun teslim edildiği tarihle aynı.”

Murat ilgili sayfayı dikkatle inceledi.

“Bu tesadüf olmayabilir.”

“Ben de öyle düşündüm. Birkaç kayıt numarasını depodan aldığımız belgelerle karşılaştırdım. Biri aynı.”

Murat ajandayı masaya bıraktı.

“Demek ki Cemal'in elinde bizim bilmediğimiz bilgiler olabilir. Doktoru izin verdiğinde onunla tekrar konuşalım.”

Selin başını salladı.

“Bir de yaralandığı geceyle ilgili yeni bir tanık çıktı. Yakındaki dükkânlardan birinin sahibi, sokağın karşısında bekleyen birini gördüğünü söylüyor.”

“Yüzünü gördü mü?”

“Hayır. Elinde koyu renkli bir çanta olduğunu hatırlıyor.”

Murat düşünceli bir şekilde arkasına yaslandı.

“Şimdilik bundan fazlası yok. Çantanın ne anlama geldiğini bile bilmiyoruz. Tanığın söylediklerini kaydedelim, kamera görüntüleriyle karşılaştıralım.”

Selin notlarını aldı.

Murat'ın aklında tek bir soru vardı: Neriman'ın araştırdığı dosya neydi ve neden yıllar sonra yeniden bu kadar önemli hâle gelmişti?

Öğleden sonra Elif ile Defne okul çıkışında buluştu. Bir süre yürüdükten sonra yakındaki bir banka oturdular.

Defne çantasını yanına bıraktı.

“Cemal'in durumunu merak ediyorum.”

“Elimizden bir şey gelmiyor. Polisler onunla tekrar konuşacakmış.”

“Ya hatırladığı şeyleri anlatamazsa?”

Elif ona döndü.

“O zaman başka yollardan araştırırlar. Her şey tek bir kişiye bağlı değil.”

Defne başını eğdi.

“Bazen hiçbir şey yapamamak beni çıldırtıyor.”

Elif hafifçe gülümsedi.

“Beni de. Ama gizlice bir şeyler araştırmaya kalkarsak başımızı daha büyük belaya sokabiliriz.”

Defne istemeden güldü.

“Bunu senden duymak garip.”

“Neden?”

“Çünkü normalde bir şey kafana takıldığında peşini bırakmazsın.”

Elif de güldü ama kısa süre sonra ikisi de sustu.

Defne bir süre sonra sordu:

“Sen hiç kendi aileni merak ediyor musun? Yani biyolojik aileni.”

Elif hemen cevap vermedi.

“Ediyorum. Ama sonra annemle babamı düşünüyorum. Beni büyüten onlar. Bütün anılarım onlarla.”

“Ben de aynı durumdayım. Bazen öz ailemi tanımak istiyorum, sonra Deniz'le Mert'in bana çocukken yaptıklarını hatırlıyorum. Onları kaybetmek istemiyorum.”

“Kaybetmek zorunda değiliz.”

Defne başını kaldırdı.

“Umarım haklısındır.”

Bir süre daha oturdular. İkisi de geleceğin nasıl olacağını bilmiyordu. Şimdilik birbirlerine destek olmaları bile yeterliydi.

Akşamüstü Murat'ın telefonu çaldı. Cemal'in doktoru, hastanın kısa bir görüşme yapabilecek durumda olduğunu bildirdi.

Murat ve Selin hastaneye gittiler.

Cemal yorgun görünüyordu. Murat kendisini hatırlatıp sandalyeye oturdu.

“Daha fazla yormayacağız sizi. Dün Neriman Aksoy'un adını söylediniz. Bize biraz daha anlatabilir misiniz?”

Cemal gözlerini kapatıp düşündü.

“Neriman beni aramıştı. Eski bir dosyayı bulmamı istedi.”

“Dosyanın neyle ilgili olduğunu söyledi mi?”

“Tam olarak söylemedi. Bir kayıt numarası verdi.”

Selin hemen notlarını açtı.

“Numarayı hatırlıyor musunuz?”

Cemal başını iki yana salladı.

“Şu an hatırlayamıyorum. Ama ajandamda olabilir.”

Murat sakin bir şekilde devam etti.

“Ajandanızı bulduk. İçindeki notları inceliyoruz. Peki, sizi yaralayan kişiyi gördünüz mü?”

Cemal'in yüzü gerildi.

“Hatırlamıyorum. Her şey çok hızlı oldu.”

Murat daha fazla zorlamadı.

“Tamam. Şimdilik dinlenin. Hatırladığınız başka bir şey olursa bize haber verin.”

Odadan çıktıklarında Selin konuştu.

“Demek Neriman, Cemal'den bir kayıt numarasını araştırmasını istemiş.”

“Evet. Ajandadaki numarayla eşleşirse dosyanın izini bulabiliriz.”

“Peki ya Cemal'i yaralayan kişi?”

Murat başını salladı.

“Henüz bilmiyoruz. Onu da araştıracağız.”

Gece Elif odasında otururken telefonuna bilinmeyen bir numaradan mesaj geldi.

“Cemal'in anlattıklarını öğrenmeniz hata oldu.”

Elif'in yüzü gerildi. Mesajı hemen Defne'ye gönderdi ve Murat'ı aradı.

Murat mesajı kaydettikten sonra ona birkaç soru sordu.

“Mesajın geldiği saati not ettin mi?”

“Evet.”

“Güzel. Mesajı silme. Yeni bir şey gelirse de bize bildir. Bu kişiyle iletişim kurmaya çalışma.”

Elif telefonu kapattığında Defne aradı.

“Ben de mesajı gördüm. Sence bizi kim izliyor?”

“Bilmiyorum. Ama artık bu kişinin gerçekten ne istediğini anlamamız gerekiyor.”

“Ya Cemal'e bir şey yaparsa?”

Elif'in içi sıkıştı.

“Polisler hastanede önlem alacaklarını söyledi. Biz de dikkatli olacağız.”

Telefonu kapattıktan sonra Elif bir süre ekranına baktı. Korkuyordu ama korkusunu ailesine anlatmanın bile yeni bir tartışmaya dönüşmesinden çekiniyordu.

Ertesi gün Murat ve Selin, eski hastanenin arşiv kayıtlarına erişim listesini incelemeye başladı.

Selin bir sayfayı Murat'a uzattı.

“Bak. Cemal'in ajandasındaki numaranın karşılığı, yıllar önce kayıp olarak işaretlenen bir dosyaya ait.”

Murat sayfayı dikkatle okudu.

“Dosya ne zaman kaybolmuş?”

“DNA sonucunun teslim edilmesinden kısa bir süre sonra.”

Murat kaşlarını çattı.

“Peki, dosyaya son erişen kişi belli mi?”

Selin, listenin alt kısmını gösterdi.

“Burada bir imza var ama silik. İsmi okuyamıyoruz.”

Murat belgeyi ışığa doğru tuttu. İmza gerçekten de okunamayacak kadar silinmişti.

“Belgeyi incelemeye gönderelim. Bir de arşivde bu kaydın başka bir kopyası olup olmadığını araştıralım.”

Selin dosyayı kapattı.

“Biri dosyayı bilerek kaybetmiş olabilir mi?”

“Olabilir. Ama bunu söylemek için henüz erken. Dosya gerçekten kaybolmuş da olabilir. Önce gerçeği bulalım.”

Murat, belgeleri dosyaya yerleştirdi.

Artık soruşturmanın önünde yeni bir hedef vardı: Kayıp dosyayı bulmak ve ona son erişen kişinin kim olduğunu öğrenmek.

Aynı akşam Aras, Elif'i merdivenlerde durdurdu.

“Bir dakika konuşabilir miyiz?”

Elif durdu ama temkinliydi.

“Ne oldu?”

Aras ellerini cebine koydu.

“Son z