KATİL ARAMIZDA12. Bölüm: DNA Testinin Ardındaki Gerçek
KATİL ARAMIZDA
12. Bölüm: DNA Testinin Ardındaki Gerçek
Selin, masanın üzerindeki eski belgelere bakarken kahvesinden bir yudum aldı. Kahvesi çoktan soğumuştu ama farkında bile değildi. Günlerdir aynı kayıtların peşindeydiler. Her buldukları belge, önlerine yeni bir soru çıkarıyordu.
Murat elinde bir dosyayla odaya girdi.
“Bir gelişme var.”
Selin başını kaldırdı.
“Bu kez ne bulduk?”
“Laboratuvardan rapor geldi. Neriman’ın evinden çıkan küçük kâğıttaki yazıların bir kısmını okuyabilmişler.”
Murat dosyayı masaya bıraktı. Selin hemen incelemeye başladı. Kâğıtta iki ayrı hastane kayıt numarası vardı. Bunlardan biri daha önce buldukları belgeyle eşleşiyordu.
“Diğer numara?” diye sordu Selin.
“Henüz hangi dosyaya ait olduğunu bulamamışlar.”
Selin raporu tekrar okudu.
“Demek ki Neriman iki ayrı kaydı karşılaştırıyordu.”
“Öyle görünüyor. Ama nedenini hâlâ bilmiyoruz.”
Selin sandalyesine yaslandı.
“Belki de aradığı şey bu iki kaydın arasında saklıdır.”
Murat başını salladı.
“Olabilir. Önce ikinci dosyayı bulalım. Sonra neyle karşı karşıya olduğumuzu konuşuruz.”
Selin hastaneyi arayarak ilgili kaydın araştırılmasını istedi. Görevli, eski belgelerin bir kısmının eksik olduğunu ancak numaradan yola çıkarak arama yapabileceklerini söyledi.
Telefon kapandığında Selin notlarını topladı.
“En azından artık nereden başlayacağımızı biliyoruz.”
Aynı akşam Elif, odasında ders çalışıyordu. Zeynep kapıyı çalmadan içeri girdi.
“Abla, annem seni çağırıyor.”
“Ne yapıyormuş?”
“Bilmiyorum. Ben sadece haber getirdim.”
Elif gülerek kitabını kapattı.
“Peki, tamam. Gidiyorum.”
Salona indiğinde Aylin mutfakta çay hazırlıyordu. Elif masaya oturup annesini izledi. Birkaç gündür aklında dolaşan bir soru vardı. Nedenini kendisi de bilmiyordu ama sormak istiyordu.
“Anne, ben doğduğumda hastanede bir sorun olmuş mu?”
Aylin elindeki çay kaşığını bıraktı.
“Ne sorunu?”
“Bilmiyorum. Küçükken başıma bir şey gelmiş mi diye merak ettim.”
Aylin kızına döndü.
“Bildiğim kadarıyla hayır. Neden sordun?”
“Öylesine. İnsan bazen kendi doğumunu merak ediyor.”
Aylin gülümsedi ama yüzündeki ifade kısa bir an için değişti.
“Babanla konuşursun. O da hatırlar.”
Elif annesinin cevabını düşündü.
“Sen hatırlamıyor musun?”
“Hatırlıyorum tabii. Ama üzerinden çok zaman geçti.”
Aylin çayı masaya bıraktı ve başka bir konudan söz etmeye başladı. Elif de üstelemedi. Belki gerçekten gereksiz bir soru sormuştu.
Yine de annesinin o kısa duraksaması aklında kaldı.
Ertesi gün Selin ve Murat yeniden hastaneye gitti. Arşiv görevlisi, aradıkları numarayla eşleşen eski bir dosya bulmuştu.
“Belgelerin hepsi burada değil,” dedi görevli. “Bazı sayfalar yıllar önce başka birime aktarılmış. Bir kısmının da nerede olduğu belli değil.”
Murat dosyayı açtı.
“Bu sayfalar ne zaman aktarılmış?”
Görevli kayıtları kontrol etti.
“Kesin tarih görünmüyor. Yalnızca eski bir teslim notu var.”
Selin notu inceledi. Yazının altında bir imza bulunuyordu ama harfler birbirine girmişti.
“Bu imzayı tanıyor musunuz?”
Görevli başını iki yana salladı.
“Hayır. O dönemde burada çalışanların çoğu emekli oldu. Bazıları da başka hastanelere geçti.”
Selin notun kopyasını istedi.
“Peki, bu iki kaydın neden birlikte incelendiğini gösteren başka bir belge var mı?”
“Şimdilik bulamadık.”
Murat dosyayı kapattı.
“Bulduğunuzda bize haber verin. Özellikle eksik sayfalarla ilgili bir kayıt çıkarsa bekletmeyin.”
Hastaneden ayrıldıklarında Selin'in aklı hâlâ imzadaydı.
“Biri bu belgeleri başka birime göndermiş,” dedi. “Ama kimin gönderdiğini ve neden gönderdiğini bilmiyoruz.”
Murat arabayı çalıştırdı.
“Belki de sıradan bir arşiv işlemiydi.”
“Belki. Ama Neriman'ın aynı kayıtları araştırması da tesadüf olabilir, olmayabilir. Bunu anlamadan karar veremeyiz.”
Karaca ailesinin evinde Defne, annesinin dolabındaki eski fotoğrafları düzenliyordu. Kutunun dibinde hastanede çekilmiş birkaç fotoğraf buldu. Birinde bebek hâlindeydi; annesi yatağın yanında duruyor, babası da fotoğrafı çeken kişiye bakıyordu.
Defne fotoğrafı alıp salona gitti.
“Anne, bu hangi hastanede çekilmişti?”
Annesi fotoğrafa baktı.
“Sen doğduğunda çekilmiş olmalı.”
“Adını hatırlıyor musun?”
“Şimdi çıkaramadım. Neden sordun?”
“Fotoğrafları düzenliyorum da. Arkalarına tarih ve yer yazayım dedim.”
Annesi fotoğrafı biraz daha inceledi.
“Baban belki hatırlar. Akşam ona sorarsın.”
Defne fotoğrafın arkasını çevirdi. Tarih yazıyordu. Yıllar önce çekilmiş sıradan bir fotoğraftı ama Defne nedense onu hemen kutuya geri koyamadı.
Bir süre daha baktıktan sonra fotoğrafı odasına götürdü.
O sırada babası Orhan salona girdi.
“Elindeki fotoğraf ne?”
“Bebeklik fotoğrafım. Hangi hastanede çekildiğini bulmaya çalışıyorum.”
Orhan'ın yüzündeki gülümseme bir anlığına kayboldu.
“Eski fotoğrafların yerini mi arıyorsun şimdi?”
Defne şaşırdı.
“Alt tarafı hastanenin adını merak ettim baba.”
Orhan fotoğrafa uzanmadı.
“Annenle konuş. O günleri daha iyi hatırlıyordur.”
Sonra başka bir şey söylemeden çalışma odasına geçti.
Defne arkasından baktı. Babasının bu kadar basit bir soruya neden tuhaf tepki verdiğini anlayamamıştı.
Ama üzerinde durmadı. Fotoğrafı masasına bıraktı.
Ertesi sabah Selin'in telefonu çaldı. Hastane arşivinden arıyorlardı. İkinci kayıt numarasına ait dosyada iki doğum kaydının aynı gün düzenlendiği görülüyordu. Ancak isimlerin bir bölümü okunmuyordu.
Selin hemen Murat'ı buldu.
“Dosyayı çıkarmışlar.”
Murat ceketini aldı.
“Gidelim.”
Arşivde belgeleri dikkatle incelediler. İki ayrı kayıt vardı. İkisinin yanında da sonradan kontrol yapılması gerektiğini belirten kısa notlar bulunuyordu.
Murat sayfalara baktı.
“Bunlar aynı gün düzenlenmiş. Ama bu, aralarında mutlaka bir sorun olduğu anlamına gelmez.”
“Biliyorum,” dedi Selin. “Yine de neden tekrar kontrol edildiklerini öğrenmeliyiz.”
Belgelerin bir kısmında silinmiş yazılar vardı. İsimleri ve bazı ayrıntıları kesin olarak belirlemek mümkün değildi.
Selin görevliye döndü.
“Bu kayıtlarla ilgili DNA karşılaştırması yapılmış mı? Eski bir rapor, başvuru ya da talep var mı?”
Görevli arşiv kayıtlarını kontrol etti.
“Şu anda elimizde böyle bir rapor görünmüyor. Ancak eski dosyaların tamamı henüz bulunmuş değil.”
Murat, Selin'e baktı.
“Yani elimizde DNA testi yapıldığını gösteren bir şey yok.”
Selin başını salladı.
“Henüz yok. Ama bu iki kaydın neden tekrar incelendiğini öğrenirsek sonraki adımı belirleyebiliriz.”
Arşivden ayrılmadan önce belgelerin onaylı kopyalarını istediler. Soruşturma dosyasına eklemek üzere gerekli işlemleri başlattılar.
Emniyete döndüklerinde Murat, masanın üzerine iki ayrı dosya koydu.
“Şimdi ne yapıyoruz?”
Selin ilk dosyayı açtı.
“Önce imzanın kime ait olduğunu araştıracağız. Sonra Neriman'ın bu kayıtlarla ilgili kimlerle görüştüğünü netleştireceğiz.”
“Peki, ailelerden DNA örneği almak gerekirse?”
“Bunun için önce karşılaştırmanın neden gerekli olduğunu ortaya koymamız gerekiyor. Ayrıca örneklerin uygun ve yasal şekilde alınması, kimlerin karşılaştırmaya dâhil edileceğinin belirlenmesi lazım.”
Murat başını salladı.
“Yani henüz kimseye gidip böyle bir şey söylemiyoruz.”
“Hayır. Şu an elimizde yalnızca açıklanmamış eski kayıtlar var. Kimseyi kanıt olmadan bu işin içine çekemeyiz.”
Selin dosyaları kapattı. Neriman'ın ölümünden önce neyi öğrendiğini hâlâ bilmiyorlardı. Fakat artık araştırdıkları kayıtların rastgele belgelerden ibaret olmayabileceğini düşünüyorlardı.
Tam o sırada arşivden yeni bir mesaj geldi.
Eksik belgelerin arasında, yıllar önce yapılmış bir başvuruya ait kısa bir kayıt bulunmuştu. Başvurunun konusu okunmuyordu. Yalnızca sonradan eklenmiş iki kelime seçilebiliyordu:
“DNA karşılaştırması.”
Selin ekrana bir süre baktı.
Murat yanına geldiğinde mesajı ona gösterdi.
“Demek ki birisi yıllar önce DNA karşılaştırmasıyla ilgili bir başvuruda bulunmuş.”
Murat'ın yüzü ciddileşti.
“Kim bulunmuş? Ve hangi iki kişi için?”
Selin cevap veremedi.
Başvurunun tarihi, eski doğum kayıtlarıyla aynı döneme yakındı. Ancak isimler ve başvurunun sonucu he