Keşfet

KATİL ARAMIZDA16. Bölüm: Kayıp Defterin İzinde

🩸 KATİL ARAMIZDA.

KATİL ARAMIZDA

16. Bölüm: Kayıp Defterin İzinde

Selin, sabah karakola geldiğinde masasının üzerindeki dosyayı açtı. Neriman Aksoy'un ölümüyle başlayan soruşturma, onu yıllar öncesine ait hastane kayıtlarına kadar götürmüştü. Ancak hâlâ en önemli soruların cevapları yoktu.

Murat içeri girdiğinde Selin'in önünde birkaç belge duruyordu.

“Hastaneden haber geldi,” dedi.

Selin başını kaldırdı.

“Aradığımız defterle ilgili mi?”

“Evet. Eski evrakların bir bölümü başka bir kuruma gönderilmiş. Taşınma listesinde teslim defterlerinin de oraya götürülmüş olabileceği yazıyor.”

Selin belgeleri topladı.

“Öyleyse bugün gidip bakalım.”

Murat gülümsedi.

“Önce bir kahveni bitir. Birazdan çıkıyoruz.”

Selin kahvesinden bir yudum aldı.

“Bu dosya yüzünden soğuk kahve içmeye alıştım artık.”

“Yeter ki sonunda bir yere varalım.”

İkisi de güldü. Ardından dosyalarını alıp yola çıktılar.

Belgelerin gönderildiği kurumda onları arşiv görevlisi karşıladı. Görevli, kayıt numarasını bilgisayarda aradıktan sonra başını iki yana salladı.

“Doğrudan bir sonuç çıkmadı. Ama eski taşınma listelerinde aynı döneme ait bir kutu görünüyor.”

“İçinde ne olduğunu biliyor musunuz?” diye sordu Selin.

“Kesin olarak hayır. Kutu yıllardır açılmamış olabilir.”

Murat görevliye döndü.

“Bakmamız mümkün mü?”

Gerekli izin alındıktan sonra üçünü depoya götürdüler. Raflarda üst üste dizilmiş kutular vardı. Bazılarının etiketleri silinmiş, bazılarının üzerindeki tarihler güçlükle okunuyordu.

Görevli, aradıkları kutuyu bulmak için birkaç rafı kontrol etti.

“Sanırım şu,” dedi sonunda.

Kutuyu masaya indirdiler. İçinden eski yazışmalar, hasta kabul formları ve çeşitli kayıt defterleri çıktı.

Selin belgeleri dikkatlice ayırıyordu. Murat ise kutunun dibindeki ince bir defteri eline aldı.

“Selin, şuna bak.”

Defteri açtıklarında ilk sayfalarda sıradan teslim kayıtları vardı. Birkaç sayfa daha çevirdikten sonra Selin'in gözü bir tarihe takıldı.

“Bu tarih, Neriman'ın evinde bulduğumuz belgedeki tarihle aynı.”

Murat defteri kendine çekti.

Kayıt numarasının büyük bölümü örtüşüyordu. Ancak son hanenin üzeri çizilmiş, yanına başka bir rakam yazılmıştı.

Selin satırın altındaki isme baktı.

“Teslim alan kişinin adı da silik.”

Murat sayfayı dikkatlice inceledi.

“Bunu hemen Neriman'ın dosyasıyla ilişkilendiremeyiz. Önce kayıt numarasını doğrulamalıyız.”

“Biliyorum. Ama bu kadar benzerlik de göz ardı edilemez.”

Görevli yanlarına geldiğinde Selin defteri gösterdi.

“Bu sayfanın ve ilgili kaydın resmî kopyasını alabilir miyiz?”

“Tabii. Önce kayıt işlemini yapmamız gerekiyor.”

İşlemler tamamlandığında Selin, defterin ilgili sayfasının kopyasını aldı. Artık ellerinde yalnızca eski bir tutanak değil, onu destekleyebilecek başka bir kayıt da vardı.

Murat depodan çıkarken konuştu.

“Şimdi ilk işimiz, o imzanın kime ait olduğunu öğrenmek.”

Selin kopyayı dosyasına yerleştirdi.

“Bir de numaranın neden değiştirildiğini.”

Okul çıkışında Elif, Defne'yle bahçede buluştu. Defne'nin yüzünden bir şeylerin canını sıktığı anlaşılıyordu.

“Ne oldu?” diye sordu Elif.

Defne çantasını omzunda düzeltti.

“Dün babama doğum belgelerimi sordum. Birden sinirlendi. Sonra da yorgun olduğunu söyledi.”

Elif bir süre düşündü.

“Belki gerçekten yorgundu.”

“Olabilir. Ama daha önce de sorduğumda konuyu kapatmıştı.”

Elif hemen bir sonuca varmak istemedi.

“Bence biraz bekle. Belki belgeleri bulur.”

Defne başını salladı.

“Ben de öyle yapacağım. Zaten elimizde şüphelenecek bir şey yok.”

Birlikte okul kapısına doğru yürüdüler. Konu kısa süre sonra sınavlara ve hafta sonu planlarına geldi.

İkisi de ailelerinin davranışlarını anlamlandırmaya çalışıyordu ama henüz ortada bir sır bulunduğuna dair somut bir kanıt yoktu.

Akşam Elif, babası Kemal'i salonda buldu. Kemal işten yeni gelmişti ve telefonundan bir mesaja bakıyordu.

“Baba, müsait misin?”

Kemal telefonu bıraktı.

“Söyle kızım.”

“Hafta sonu eski doğum belgelerime bakabilir miyiz? Annem fotoğrafları buldu ama hastanenin adı yazmıyor.”

Kemal bir an duraksadı.

“Bakarız. Belgeler hâlâ duruyorsa buluruz.”

“Tamam. Ben sadece merak ettim.”

Kemal kızının saçını okşadı.

“Anladım.”

Elif odasına çıktığında Kemal telefonunu yeniden eline aldı. Bir süre ekrana baktı, sonra telefonu cebine koydu.

Aylin mutfaktan seslendi:

“Yemek hazır. Geliyor musun?”

“Geliyorum.”

Kemal masaya oturduğunda konu günlük işlere döndü. Kimse eski hastane kayıtlarından söz etmedi.

Karaca ailesinin evinde Defne de eski fotoğraflarını yeniden inceliyordu. Orhan çalışma odasından çıktığında onu salonda, telefonunun ekranına eğilmiş hâlde buldu.

“Ne yapıyorsun?” diye sordu.

“Fotoğraflara bakıyorum. Birinde hastane odası var ama neresi olduğunu anlayamadım.”

Orhan ekrana kısa bir bakış attı.

“Bu kadar eski bir fotoğraftan anlaman zor.”

“Doğru. Eski doğum belgelerim de varsa bakmak istiyorum.”

Orhan'ın yüzü ciddileşti.

“Ben bir ara ararım.”

Defne başını kaldırdı.

“Ne zaman?”

“İşim biraz hafiflesin. Şu an aklım çok dolu.”

Defne babasının üzerine gitmedi.

“Tamam. Bulursan haber ver.”

Orhan çalışma odasına döndü. Kapıyı kapattıktan sonra masasının başında bir süre oturdu. Ardından çekmecesini açıp içindeki eski zarfı kontrol etti.

Zarfı çıkardı ama açmadı. Yalnızca kapağındaki yıpranmış kenara baktı.

Sonra çekmeceyi kapattı.

Tam o sırada telefonu çaldı. Bilmediği bir numaraydı.

“Alo?”

Karşıdaki ses alçak ve temkinliydi.

“Eski hastane kayıtlarıyla ilgili araştırma devam ediyor.”

Orhan'ın eli telefonun üzerinde sıkılaştı.

“Bunu nereden biliyorsun?”

“Şimdilik önemli olan bu değil. Arşivde eski bir teslim defteri bulmuşlar.”

Orhan birkaç saniye konuşmadı.

“Defterde ne var?”

“Henüz bilmiyorum. Ama bazı kayıtları karşılaştırıyorlarmış.”

Orhan sesini alçalttı.

“Yeni bir şey öğrenirsen haber ver.”

Telefon kapandı.

Orhan pencereye yürüdü. Bir süre dışarı baktıktan sonra masasının başına döndü ve çekmecenin anahtarını cebine koydu.

Ertesi sabah Selin ve Murat, buldukları kaydın kopyasını eski personel listeleriyle karşılaştırdı. Teslim alan kişinin adı tam okunmuyordu ama imzanın başındaki iki harf seçilebiliyordu.

Selin isimleri tek tek kontrol etti.

“Burada birkaç ihtimal var,” dedi. “Ama hiçbiri için yeterli kanıtımız yok.”

Murat kopyayı eline aldı.

“İmzayı bilen biriyle konuşmamız gerekiyor. O dönemde arşivde çalışan başka kişiler var mı?”

Selin bilgisayarındaki listeyi açtı.

“Bir kişi daha var. Hastanede evrak kayıt görevlisi olarak çalışmış. Hâlâ aynı şehirde yaşıyor.”

“Öyleyse onunla görüşelim.”

Selin not aldı. Tam dosyayı kapatacakken başka bir ayrıntı gözüne çarptı. Kayıt numarasının değiştirilmiş son hanesi, Neriman'ın evinde bulunan belgedeki numarayla aynıydı.

Bu, iki belgenin bağlantılı olabileceğini düşündürüyordu. Ancak neden değişiklik yapıldığı hâlâ bilinmiyordu.

Murat da ayrıntıyı fark etti.

“Bu artık tesadüf mü, yoksa birinin yaptığı bir değişiklik mi, öğrenmemiz gerekiyor.”

Selin belgeyi dosyanın içine koydu.

“Önce eski görevliyle konuşacağız. Belki bize bu kaydın neden değiştirildiğini anlatabilir.”

İkisi de ayağa kalktı. Soruşturmanın başından beri ilk kez, yalnızca geçmişte yaşananları anlatan bir belgeye değil, o belgenin nasıl ve kim tarafından işlendiğini açıklayabilecek bir kişiye ulaşmak üzereydiler.

Yine de ikisi de temkinliydi. Çünkü bir kayıttaki değişiklik, tek başına suçun kanıtı değildi.

Ama Neriman'ın ölümünden önce araştırdığı belgelerle aynı numaranın ortaya çıkması, görmezden gelemeyecekleri bir ayrıntıydı.