Keşfet

KATİL ARAMIZDA22. Bölüm: İlk Gün

🩸 KATİL ARAMIZDA.

KATİL ARAMIZDA

22. Bölüm: İlk Gün

Elif o sabah alarmı çaldığında hemen kalkmadı. Bir süre tavana baktı. Dün öğrendiklerini düşündükçe kafası daha da karışıyordu.

Defne’yle bebekken yer değiştirmişlerdi. Yani yıllardır bildikleri aileleriyle aralarında biyolojik bir bağ yoktu.

Ama Elif için Kemal hâlâ babası, Aylin hâlâ annesiydi. Bunu değiştirmek istemiyordu. Sadece geçmişte ne yaşandığını öğrenmek istiyordu.

Telefonunu eline aldı. Defne’den bir mesaj vardı.

Defne: Uyandın mı?

Elif: Evet. Sen nasılsın?

Defne: Bilmiyorum. Aşağı inmek bile istemiyorum.

Elif: Ben de dün gece uyuyamadım. Ama bütün gün odamızda saklanamayız.

Defne: Haklısın. Birazdan yazarım.

Elif telefonu bıraktı ve hazırlanmak için kalktı.

Kahvaltı

Mutfağa indiğinde Aylin kahvaltıyı hazırlıyordu. Kemal masada oturmuş çay içiyordu.

“Günaydın,” dedi Elif.

“Günaydın, kızım,” diye karşılık verdi annesi.

Elif yerine oturdu. Birkaç dakika kimse konuşmadı. Sonunda Kemal sessizliği bozdu.

“Bugün okula gidecek misin?”

“Evet, baba. Neden gitmeyeyim?”

“Öyle sordum.”

Elif babasına baktı.

“Bana eskisi gibi davranabilirsiniz. Sürekli nasıl olduğumu sormanız da gerekmiyor.”

Aylin elindeki tabağı masaya bıraktı.

“Seni merak ediyoruz, Elif.”

“Biliyorum anne. Ama her baktığınızda üzülüyormuşum gibi davranmayın. Bazen başka şeyler de düşünmek istiyorum.”

Aylin kızının yanına oturdu.

“Tamam. Haklısın.”

Elif annesinin bu kadar kolay kabul etmesini beklemiyordu. Bir parça ekmek aldı ve kahvaltısına devam etti.

Bir süre sonra Masal mutfağa koşarak girdi.

“Abla, bugün okuldan erken gelecek misin?”

“Bilmiyorum. Neden?”

“Ödevime yardım edecektin.”

Elif gülümsedi.

“Unutmadım. Gelince bakarız.”

Masal hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi kahvaltısına başladı. Elif onu izlerken içinden, Keşke her şey bu kadar kolay olsaydı, diye geçirdi.

Defne'nin Evi

Defne aşağı indiğinde annesi sofrayı toplamaya hazırlanıyordu.

“Bir şey yemedin,” dedi annesi.

“İştahım yok.”

“Biraz peynir al bari.”

Defne itiraz etmeden sandalyesine oturdu. Babası da salondan geldi. Birbirlerine günaydın dediler ama konuşma kısa sürdü.

Defne daha fazla dayanamayıp sordu:

“Baba, bugün hastaneden tekrar haber alacak mıyız?”

Orhan sandalyesini çekti.

“Bilmiyorum. Polis araştırmaya devam ediyormuş.”

“Peki, biz ne yapacağız?”

“Şimdilik bekleyeceğiz.”

Defne kaşlarını çattı.

“Yine mi bekleyeceğiz?”

Orhan kaşığını bıraktı.

“Defne, ben de dün öğrendiklerimi anlamaya çalışıyorum.”

“Ben de anlamaya çalışıyorum. Ama sanki bu konuyu hiç konuşmamamızı istiyorsun.”

“Öyle bir şey yok.”

“Öyleyse sorularıma cevap ver.”

Orhan bir süre kızına baktı.

“Şu anda verebileceğim bir cevap yok.”

Defne sandalyesini geriye itti.

“Peki.”

Daha fazla konuşmadan odasına çıktı. Annesi Orhan'a baktı ama o da sessiz kaldı.

Okulda

Elif ve Defne bahçede buluştu. Birbirlerini görür görmez dün akşamdan beri akıllarında olan soruları konuşmaya başladılar.

“Evde durumlar nasıl?” diye sordu Elif.

Defne omuz silkti.

“Annem benimle konuşuyor. Babam yine her şeyi sonraya bırakıyor.”

“Benimkiler de ne diyeceklerini bilmiyorlar. Annemle konuştum ama babam hâlâ biraz tuhaf davranıyor.”

Defne başını salladı.

“En azından artık gerçeği biliyoruz.”

“Evet ama nasıl olduğunu bilmiyoruz.”

“Bence polis bir şey bulana kadar ailelerimize sürekli soru sormayalım. Yoksa evde her gün kavga çıkacak.”

Elif düşündü.

“Olabilir. Ama bir şey öğrenirsek de peşini bırakmayacağız.”

Zil çalınca sınıfa girdiler.

Ders sırasında Elif birkaç kez dalıp gitti. Öğretmenin sorduğu soruyu duymayınca yanındaki arkadaşı dirseğiyle ona dokundu.

“Elif, iyi misin?”

Elif hemen kendine geldi.

“İyiyim, sadece uykusuzum.”

Defne de o gün pek konuşmadı. Teneffüste birlikte oturup kantinden bir şeyler aldılar. Bir süre okuldan, derslerden ve yaklaşan sınavlardan konuştular.

İlk kez, bütün konuşmalarının hastane ve aileleri hakkında olması gerekmiyordu.

Bu ikisine de iyi geldi.

Akşam Eve Dönüş

Elif eve geldiğinde Masal onu kapıda karşıladı.

“Abla, geldin! Ödevime bakacak mısın?”

“Çantamı bırakayım, hemen geliyorum.”

Masal peşinden odasına gitti. Elif kitaplarını çıkarırken küçük kardeşinin yüzüne baktı. Masal hiçbir şey sormadı. Elif de anlatmadı.

Bir süre matematik ödevini birlikte yaptılar. Masal yanlış yaptığı soruyu yeniden çözdüğünde sevinçle bağırdı.

“Buldum!”

Elif güldü.

“Gördün mü? Kendin yaptın.”

Masal odadan çıkınca Elif masasına oturdu. Telefonuna baktığında Defne'den mesaj geldiğini gördü.

Defne: Bugün biraz daha iyiydim. Okulda konuşmak iyi geldi.

Elif: Bana da. Eve gelince Masal'la ödev yaptık. Biraz olsun kafam dağıldı.

Defne: Yarın da normal bir gün geçirmeye çalışalım mı?

Elif: Çalışalım. Ama hastaneden haber gelirse birbirimize söyleriz.

Defne: Tamam.

Elif telefonu bıraktı. Her şey çözülmemişti ama en azından o gün hayatın devam ettiğini hissedebilmişti.

Gece

Defne odasında eski fotoğraflarına bakıyordu. Küçükken babasıyla çekilmiş bir fotoğrafı eline aldı. Bir süre inceledikten sonra fotoğrafı yerine koydu.

Kapısı çalındı. Annesi içeri girdi.

“Uyumadın mı?”

“Birazdan uyuyacağım.”

Annesi yatağın kenarına oturdu.

“Bugün sana yeterince destek olamadığımı düşünüyorum.”

Defne başını kaldırdı.

“Anne, senin de kafan karışık. Biliyorum.”

“Yine de ne hissedersen bana anlatabilirsin.”

Defne annesinin elini tuttu.

“Biyolojik ailemi merak ediyorum. Ama sizi de kaybetmek istemiyorum.”

Annesinin gözleri doldu.

“Bizi kaybetmeyeceksin, kızım. Bu konuda ne öğrenirsek öğrenelim, seninle aramızdaki yılları silemeyiz.”

Defne annesine sarıldı. Bir süre öyle kaldılar.

Annesi çıktıktan sonra Defne ışığı kapattı.

Elif de kendi odasında yatağına uzanmıştı. İki kız, farklı evlerde aynı soruları düşünüyordu. İkisi de büyüdükleri ailelerini seviyordu. İkisi de biyolojik ailelerini tanımak istiyordu.

Bunun nasıl olacağını henüz bilmiyorlardı.

Ama ilk gün sona ermişti.

Ve yarın, hayatlarında yeni bir gün başlayacaktı.