BÖLÜM: 4
3 Ekim,
Sevgili günlük,
Saat 10'da sabah vaktinde otelden çıktık.
Şehitliğe gittik.
Öğrendik ki şehir merkezinde ki park
mezarlığa dönüşmüştü. Sebebi ise meçhuldu...
Aliya İzzetbegoviçin mezarına gittik.
Mezar taşında, "Allah'ın kulu" yazıyordu.
Görünce çok şaşırmıştık...
Bu kadar alçakgönüllü bir başkan önder
bilmiyordum ben...
Şehitlikten çıktık ve notlarımı almıştım...
Ardından Sarı Tabya'ya yani Beyaz Tabya
ayaklarımızın altındaydı...
Şehri tepeden izlediğim bir kolejdi...
Özellikle gün batımında güzelliğine doyum
olunmuyordu...
Bu güzel ülkede maalesef ki yalnızca üç
günüm kalmıştı...
Fakat gezilecek bir çok yer ve mekan vardı...
Üstelik yarın yine o şehitliğe gidecek ve eğer
orada insanlarla karşılaşırsam onları kırmadan
savaşı, sorunlarını anlatmalarını isteyecektim...
Bu katliamdan ülkemde de bahsedecek,
unutulmasına izin vermeyecektim...
Bizleri uykumuzdan eden bu katliam kim bilir
bu coğrafyaya neler yaşanmıştır...
Acı çekmiş bir millet, unutulmamalıydı bana
göre ve bende bunun için elimden
geleni yapacaktım...
Yorumlar
- İkbal Sürücü: çok haklısın
- Ali Ergin: Elinden geleni yapman mükemmel ama haksızlık susmaktan daha kötü
- Vural: şehitliğe gitmek zor ve anlamlı bir şey saygı duymak gerek
- DJ Slot: üç gün kalması canımı sıkıyor daha çok şey yaşanmalı burada
- İkbal Sürücü: çok doğru
- İkbal Sürücü: haklısınız
- Duygu Aktaş: Gezilecek heryer var ama zamanın kıymetini bilerek hareket et
- Zafer Kaan Genç: insanlarla konuşmak şart yoksa sorunlar kaybolur gider nasıl olsa
- İkbal Sürücü: Kesinlikle öyle
- Miladim: Ne kadar mutevazi ve ne kadar hiclik makaminda bir insan👏👏👏