Keşfet

1. BÖLÜMYENİ BİR HAYAT

Kayıp Dosya

1. BÖLÜMYENİ BİR HAYAT

BÖLÜM

YENİ BİR HAYAT

Sabahın ilk ışıkları perdelerin arasından içeri süzülüyordu.

Ev henüz sessizdi.

Mutfaktan gelen çay kokusu ise yavaş yavaş bütün eve yayılıyordu.

Leyla mutfakta kahvaltıyı hazırlıyordu. Bir yandan da ocağın başındaki yumurtaya bakıyordu.

Arkasından sandalye çekilme sesi geldi.

Levent yine ondan önce uyanmıştı.

— Günaydın.

Leyla arkasını dönüp baktı.

— Günaydın.

Levent masaya oturdu. Üzerinde evde giydiği sade bir tişört vardı. Saçları da her zamanki gibi biraz dağınıktı.

Leyla gülümseyerek önüne çay koydu.

— Al.

— Teşekkür ederim.

— Şeker?

— Bir tane.

Leyla şekeri bardağa atarken Levent onu izliyordu.

Bir süre sonra Leyla fark etti.

— Ne oldu?

— Hiç.

— Öyle bakıyorsun.

Levent hafifçe gülümsedi.

— Sadece seni izliyordum.

Leyla başını iki yana salladı.

— Sabah sabah başladın yine.

— Ne yapayım? Karım güzel.

Leyla istemeden güldü.

— Çocuklar uyanmadan sus.

— Neden?

— Sonra senin yüzünden bütün gün dalga geçerler.

Levent tam cevap verecekti ki yukarıdan bir ses geldi.

— Anne!

Leyla gözlerini kapattı.

— Uyandılar.

Levent gülmeye başladı.

— Sessizlik güzelmiş aslında.

— Beş dakika sürdü.

Merdivenlerden Kağan indi.

Sekiz yaşındaki oğlunun saçları her zamanki gibi dağınıktı.

— Günaydın.

— Günaydın oğlum.

Kağan sandalyeye oturdu.

— Hakan hâlâ uyuyor.

Levent çayından bir yudum aldı.

— Git kaldır.

Kağan'ın yüzü düştü.

— Ben niye?

— Çünkü abisin.

— Ama ben de uyumak istiyorum.

Leyla gülerek araya girdi.

— Hadi, git kardeşini kaldır.

Kağan istemeye istemeye merdivenlere yöneldi.

Bir süre sonra yukarıdan sesler gelmeye başladı.

— Hakan, kalk!

— İstemiyorum.

— Anne dedi kalk!

— Sen annem değilsin.

Leyla ile Levent birbirlerine baktılar.

İkisi de gülmeye başladı.

Birkaç dakika sonra Hakan merdivenlerden indi. Gözleri hâlâ uykuluydu.

Sandalyeye oturdu.

— Günaydın.

Leyla önüne bir tabak koydu.

— Günaydın küçük adam.

Hakan tabağa baktı.

Sonra annesine döndü.

— Çikolata var mı?

Levent gülerek başını salladı.

— Kahvaltıda çikolata mı yenir?

Hakan hiç düşünmeden cevap verdi.

— Ben yerim.

Kağan güldü.

— Ben demiştim sana.

— Sen sus.

Mutfak kısa sürede çocukların sesiyle doldu.

Leyla onları izlerken bir an durdu.

Bazen insanın mutlu olduğunu anlaması için büyük şeylere ihtiyacı olmuyordu.

Bir masa.

Sıcak bir çay.

Çocukların sesi.

Yanında sevdiği insan.

Hepsi bu kadardı.

Levent de ona baktı.

Sanki aynı şeyi düşünüyordu.

Ama ikisinin de aklında başka bir şey vardı.

Bu hayatı gerçekten istiyorlardı.

Sadece birkaç günlüğüne değil.

Gerçekten.

Kahvaltıdan sonra Leyla Ayliz'in odasına çıktı.

Küçük kızları daha yirmi günlük bir bebekti.

Beşiğinde sessizce uyuyordu.

Leyla yatağın kenarına oturup bir süre onu izledi.

Ayliz'in minicik göğsü her nefeste hafifçe hareket ediyordu.

Leyla elini uzatıp kızının yanağına dokundu.

Ayliz gözlerini hafifçe açtı.

Sonra tekrar kapattı.

Leyla gülümsedi.

Yirmi gün olmuştu.

Sadece yirmi gün.

Ama hayatlarının merkezine çoktan yerleşmişti.

Kapının önünde Levent göründü.

— Uyandı mı?

Leyla başını çevirdi.

— Biraz.

Levent yanına gelip eğildi.

Ayliz'e baktı.

— Çok küçük.

— Biliyorum.

— Daha dün doğmuş gibi geliyor.

Leyla hafifçe gülümsedi.

— Büyüyecek.

Levent bir süre sustu.

Sonra yatağın kenarına oturdu.

— Bir şey söyleyeceğim.

— Söyle.

— Bu son görev.

Leyla'nın yüzündeki gülümseme biraz kayboldu.

— Bunu daha önce de söyledin.

— Bu kez gerçekten.

— Emin misin?

Levent başını salladı.

— Mafyanın son bağlantısını da çökerteceğiz. Ondan sonra bitecek.

Leyla birkaç saniye sustu.

— Peki sonra?

Levent kızına baktı.

— Sonra başka bir hayat.

— Nerede?

— Bilmiyorum.

Gülümsedi.

— Ama burada olmayacak.

Leyla da gülümsedi.

— Çocuklar ne yapacak?

— Kağan okuluna devam edecek. Hakan büyüyecek.

Sonra Ayliz'e baktı.

— Bu küçük kız da bizi epey uğraştıracak.

Leyla güldü.

— Şimdiden uğraştırıyor.

Levent onun elini tuttu.

— Sabahları görev düşünmeden uyanacağız.

Leyla onun eline baktı.

— Bunu gerçekten istiyorum.

— Ben de.

Birbirlerine baktılar.

Yıllardır aynı hayatın içindeydiler.

Birlikte korkmuşlardı.

Birlikte yalan söylemişlerdi.

Birlikte kaçmışlardı.

Ama ne olursa olsun, günün sonunda yine birbirlerine dönmüşlerdi.

Şimdi tek istedikleri çocuklarıyla sakin bir hayat yaşamaktı.

Belki küçük bir ev.

Belki bahçesi olan bir yer.

Sabahları kahvaltı.

Akşamları çocukların sesi.

Ve birbirlerine ayıracakları biraz zaman.

Hepsi bu.

Öğleden sonra hep birlikte dışarı çıktılar.

Kağan önden gidiyordu.

Hakan onun peşinden koşuyordu.

Leyla ise Ayliz'in bebek arabasını sürüyordu.

Levent yanında yürüyordu.

Kağan bir anda dönüp babasına baktı.

— Baba.

— Efendim?

— Gerçekten taşınacak mıyız?

Levent gülümsedi.

— Evet.

— Deniz olan bir yere gidelim.

Hakan hemen araya girdi.

— Ben havuz istiyorum.

Leyla güldü.

— Önce bir ev bulalım.

Kağan düşünmeye başladı.

— Bahçesi de olsun.

Levent başını salladı.

— Tamam.

Hakan:

— Bir de büyük televizyon.

Leyla gülerek başını salladı.

— Siz evi değil, oteli tarif ediyorsunuz.

Çocuklar güldü.

Levent de onlara katıldı.

Bir süre sonra Leyla telefonu çıkardı.

— Durun, bir fotoğraf çekelim.

Kağan ile Hakan yan yana geçti.

Levent onların arkasında durdu.

Ayliz de bebek arabasında uyuyordu.

Leyla telefonu eline uzatıp yakındaki birinden rica etti.

— Bir fotoğrafımızı çeker misiniz?

Fotoğraf çekildi.

Leyla telefonu geri aldı.

Ekrana baktı.

Hepsi aynı karedeydi.

Levent.

Kağan.

Hakan.

Leyla.

Ve bebek arabasında uyuyan Ayliz.

Bir aile.

Mutlu.

Eksiksiz.

Leyla fotoğrafa bakarken gülümsedi.

Bu fotoğrafı uzun süre saklayacağını düşündü.

O günün son fotoğrafı olduğunu bilmiyordu.

Akşam olduğunda çocukları eve bıraktılar.

Leyla, Ayliz'i son kez kucağına aldı.

Kızının alnından öptü.

— Hemen döneceğiz.

Levent kapının yanında bekliyordu.

Kağan yanına geldi.

— Baba.

— Efendim?

— Çikolata almayı unutma.

Levent güldü.

— Unutmam.

Hakan da hemen araya girdi.

— Bana da.

— Sana da.

Leyla çocuklarına baktı.

Bir an içinden garip bir his geçti.

Sanki gitmek istemiyordu.

Levent bunu fark etti.

— Leyla.

Başını kaldırdı.

— Ne oldu?

— Gideceğiz ve döneceğiz.

Leyla başını salladı.

— Biliyorum.

Ama yine de çocuklarına bir kez daha baktı.

Sonra kapıdan çıktılar.

Arabaya bindiklerinde ikisi de bir süre sessiz kaldı.

Sonunda Levent konuştu.

— Hazır mısın?

Leyla camdan dışarı baktı.

— Değilim.

Levent hafifçe gülümsedi.

— Ben de.

Sonra önüne döndü.

— Ama bu son.

Leyla başını salladı.

— Son.

Görev yerine vardıklarında artık Leyla ve Levent değillerdi.

Nergis ve Kemal'diler.

Mafyanın içinde yıllardır bu isimlerle tanınıyorlardı.

İçeri girdiklerinde ortamın normal olmadığını hemen anladılar.

İnsanlar birbirlerine bakıyor, kimse doğru düzgün konuşmuyordu.

Levent, Leyla'nın kulağına eğildi.

— Bir şey olmuş.

— Fark ettim.

Toplantı başladı.

Mafya babası masanın başında oturuyordu.

— İçimizden biri konuşuyor, dedi.

Kimse cevap vermedi.

— Bunu bulacağım.

Bir adam ayağa kalktı.

— Belki de sorun içeriden değildir.

Mafya babası ona döndü.

— Ne demek istiyorsun?

Adam cevap vermedi.

Tam o sırada dışarıdan silah sesleri geldi.

Herkes ayağa kalktı.

Kapı açıldı.

Bir adam içeri girip bağırdı:

— Saldırı!

Bir anda ortalık karıştı.

Silah sesleri birbirine karıştı.

Mafya kendi içinde birbirine girmişti.

Levent Leyla'nın elini tuttu.

— Şimdi!

Koşmaya başladılar.

Koridoru geçip dışarı çıktılar.

Ancak dışarıda da araçlar vardı.

Levent durdu.

— Bizi bekliyorlardı.

Leyla arkasına baktı.

— Kaçmalıyız.

Arabaya bindiler.

Levent gaza bastı.

Arkalarından iki araç çıktı.

Sonra üçüncü.

Leyla telefonuna baktı.

— Yardım isteyemiyorum.

— Hat yok mu?

— Yok.

Levent direksiyonu daha sıkı tuttu.

— Dayan.

Araç hızla ilerledi.

Aynı saatlerde evde çocuklar uyumaya hazırlanıyordu.

Kağan odasındaydı.

Hakan yanında oturuyordu.

Ayliz ise beşiğinde uyuyordu.

Hiçbir şeyden haberleri yoktu.

Leyla ve Levent'in aracı şehirden uzaklaşırken a

Yorumlar

  • Ötüken Kalemi 00 Kalem: canımsın
  • Ötüken Kalemi 00 Kalem: Çok teşekkür ederim canım içi yaa 😍😍😍
  • İkbal Sürücü: Kalemine sağlık
  • İkbal Sürücü: Harikaydı bölüm
  • İkbal Sürücü: Çok güzel olmuş
  • İkbal Sürücü: Emeğine sağlık canım
  • Hatice Avıl: güzel olmuş...kaleminin devamı daim olsun...yürekçe💞
  • Azad Yiğit: Eline sağlık gayet güzel olmuş 👏👏
  • Ötüken Kalemi 00 Kalem: İnşallah seversin yaa
  • Hatice Avıl: 👏👏👏👏👏emeğiniz var olsun