Keşfet

UYANIŞ

👑 Kayıp Tacın Varisi

BÖLÜM — UYANIŞ

Gece çoktan ilerlemişti.

Ama Melina uyuyamıyordu.

Pencerenin önünde durmuş, dışarıdaki karanlığa bakıyordu. Küçük kasabanın sokakları sessizdi. Evlerin çoğunda ışıklar sönmüş, yalnızca birkaç pencereden loş bir ışık sızıyordu.

Melina'nın aklı hâlâ az önce yaşadıklarındaydı.

Göğsündeki o garip sızı geçmemişti.

Elini yavaşça göğsüne götürdü.

— Ne oluyor bana?

Cevap yoktu.

Tam o sırada odadaki mumun alevi titredi.

Melina irkildi.

Alev birkaç saniye boyunca uzayıp kısaldı. Ardından yeniden normale döndü.

Melina kaşlarını çattı.

Ayağa kalkıp aynanın karşısına geçti.

Yüzüne baktı.

Her zamanki yüzüydü.

Ama gözlerinin altında hafif bir ışık vardı.

Başını eğdi.

Işık kayboldu.

Bir adım geri çekildi.

— Ben gerçekten deliriyorum galiba.

Tam arkasını dönecekken kapının dışından bir ses geldi.

— Melina?

Melina hemen kapıya baktı.

— Efendim?

Kapı aralandı.

Yaşlı kadın başını içeri uzattı.

— İyi misin kızım? Bir ses duydum.

Melina birkaç saniye düşündü.

— İyiyim.

Kadın ona dikkatlice baktı.

— Emin misin?

— Evet. Sadece biraz başım ağrıyor.

Yaşlı kadın başını salladı.

— O zaman dinlen. Sabah konuşuruz.

Kapı yeniden kapandı.

Melina yatağına oturdu.

Ama artık uyumayı düşünmüyordu.

Göğsündeki sızı yeniden başlamıştı.

Bu kez daha farklıydı.

Sanki kalbinin içinde bir şey hareket ediyordu.

Aynı saatlerde Oakhaven'da...

Saraydaki kaos henüz dinmemişti.

Taht odasının kapıları kapatılmış, soyluların çoğu sarayın diğer bölümlerine gönderilmişti.

Kırılan pencerelerden içeri soğuk hava giriyordu.

Kan Tacı hâlâ yerde duruyordu.

Kimse ona yaklaşmaya cesaret edemiyordu.

Kral Valerius, tacın birkaç metre uzağında öylece durmuştu.

Gözlerini kızından ayıramıyordu.

Ester artık ayağa kalkmıştı.

Yüzü solgundu.

— Baba...

Kral cevap vermedi.

Bir süre sadece ona baktı.

Sonra yavaşça Kan Tacı'na döndü.

— Bunu kim yaptı?

Salonda bulunanlardan hiçbiri konuşmadı.

Sonunda bir muhafız öne çıktı.

— Majesteleri... Taç kendi kendine hareket etti.

Kral sertçe ona baktı.

— Taç kendi kendine hareket etmez.

Muhafız başını eğdi.

— Ama gördüğümüz şey bu.

Kralın yüzündeki öfke arttı.

Ester ise sessizdi.

Ne söyleyeceğini bilemiyordu.

İlk kez babasının gözlerinde kendisine karşı küçücük bir şüphe görmüştü.

Ve bu onu korkutmuştu.

Sarayın çok daha aşağılarında, taş duvarlarla çevrili eski bir odada Julian hâlâ esirdi.

Kapının önündeki muhafızlardan biri içeri baktı.

— Sesleri duydun mu?

Julian başını kaldırdı.

— Duydum.

— Ne olduğunu biliyor musun?

Julian birkaç saniye sustu.

Sonra hafifçe gülümsedi.

— Bilmiyorum.

Muhafız ona şüpheyle baktı.

— Yalan söylüyorsun.

Julian cevap vermedi.

Muhafız kapıyı kapatıp uzaklaştı.

Ayak sesleri koridorda kaybolduğunda Julian duvara yaslandı.

Gözlerini kapattı.

Uzun zamandır beklediği bir şey vardı.

Ama gerçekten bu gece mi başlamıştı, bundan emin değildi.

Yine de sarayda bir şeylerin değiştiğini hissediyordu.

Ve bunun Ester'le sınırlı olmadığını biliyordu.

Julian gözlerini açtı.

— Sonunda...

Fısıltısı taş duvarlarda kayboldu.

Gece yarısına doğru Melina yeniden pencerenin önüne geldi.

Bu kez gökyüzünde ay görünmüyordu.

Kasabanın üzerine yoğun bir sis çökmüştü.

Melina elini göğsüne götürdü.

Sızı bir anda kesildi.

Ardından avucunun içinde bir sıcaklık hissetti.

Elini açtı.

Avucunun ortasında çok küçük, soluk bir ışık vardı.

Melina korkuyla geri çekildi.

Işık birkaç saniye sonra kayboldu.

Melina bir süre avucuna baktı.

Ne olduğunu bilmiyordu.

Ama bunun normal olmadığını anlamıştı.

Pencereden dışarı baktı.

Uzaklarda, sisin ardında bir şey parlıyordu.

Melina ne olduğunu seçemedi.

İçindeki garip his, sanki ona bir yere gitmesi gerektiğini söylüyordu.

Nereye olduğunu bilmiyordu.

Nedenini de bilmiyordu.

Ama bir şey değişmişti.

Ve Melina bunun daha başlangıcı olduğunu hissediyordu.

Yorumlar

  • Kaan Duman: melina bu kadar dertlenme artık Kendine gel başını dinlendir
  • Sevgi Korkmaz: Ağrısının geçmesini umuyorum Kendini fazla yıpratma
  • Akduman: Bırak sesler kaybolsun melina Gece pek huysuz sen de uyumalısın
  • Aslı Kuş: O ışık neydi öyle?
  • Emre Meydan: Değişim zorlu ama heyecan verici Kendine dikkat et melina
  • Yaman Kurtuluş: Geri çekilmek gerektiğini düşünmüştüm