Keşfet

🍒11.BÖLÜM🍒

KİRAZ ÇİÇEĞİ 🍒

Kiraz sepetinin sahibinin henüz kim olduğunu bilmiyordum ama onu bulmaya kesinlikle karar vermiştim. Önce bir not gelmişti, ardından bir resim, sonra anlamını bir türlü çözemediğim bir kolye… Ve şimdi de kapımın önünde duran dolu dolu bir kiraz sepeti. Kim göndermiş olursa olsun, mutlaka bulmalıydım. Belki gizli bir hayranımdı, belki… belki sessiz bir aşığım. Ya da aklıma gelen o korkunç kelimeyle, bir sapık mıydı? Düşüncesi bile tüylerimi ürpertirken kendi kendime titredim; hayır, olmazdı, öyle olmamalıydı.

Sepetten kurtulmalı, onu başımdan savmalıydım. Ama şu an bedenim ağır, göz kapaklarım çökük gibiydi. En iyisi biraz dinlenmek, sabah daha iyi düşünmek diye geçirdim aklımdan. Sepeti yatağımın altına, ayaklarımın dibine doğru iteledim; örtünün altına girip sırtımı döndüm. Sanki orada değilmiş, hiç olmamış gibi karanlığa sarıldım.

Tam nefesimi derinlemesine alıp uyumak üzereydim ki odamın kapısı sertçe tıklatıldı. Kalbim bir an duracak gibi oldu, elimi alnıma koyup derin bir nefes aldım. “Gir” dememiştim bile, kapı yavaşça aralandı ve Hilal içeri girdi.

Hemen doğruldum, sırtımı yatağın başlığına dayadım. Sesim hırçın çıkmıştı:

“Ne var Hilal? Ne istiyorsun?”

Etrafa bakınırken sordu:

“Buralarda bir kiraz sepeti olacaktı, gördün mü?”

Sözünü kestim, içimde bir şeyler kıpırdadı:

“Kiraz sepeti mi? Senin miydi yani?” Yüzüm istemeden de olsa asık bir hal alıverdi.

Üstten, o tanıdık bakışını takındı: “Gördün mü sepetimi?”

Omuz silktim, sırtımı arkaya yasladım: “Yoo, görmedim. Ne bileyim ben senin sepetini.”

Dişlerimi sıktığımı, ancak Hilal odadan çıkıp kapıyı sessizce kapattığında fark edebildim.

İçimde gittikçe büyüyen bir öfke kabardı. Kendi kendime mırıldandım: “Şu hale bak! Bir de Hilal’e göndermiş… Sen kimsin de bize hediye yolluyorsun ulan? Nefret ediyorum senden Hilal, gerçekten nefret! Bir sapığımı, aman hayranımı elimden almadığı kalmıştı, o da oldu artık.”

Büyük bir hışımla yataktan fırladım, eğilip sepeti yatağın altından geri çıkardım. Dışarı çıkıp kurtulmalıydım bu sepetten. Sepeti pencereden dış tarafa koydum, ayakkabılarımı hızla giydim ve kapıya yöneldim. Tam adımlamıştım ki annemin sesi arkamdan geldi:

“Nereye küçük hanım?”

Duraksadım, boğazımı temizledim: “Şey… Hastayım da, biraz temiz hava almak istedim sadece.”

“Peki ama fazla uzaklaşma, tamam mı?” Annem içeri dönünce nefes aldım, pencereye yaklaşıp sepeti kavradım ve hızla merdivenleri indim. Parmak uçlarımda ilerledim; dış kapıyı açar açmaz temiz hava yüzüme çarptı. Ayaklarım yerde sağlam durduğunda derin bir nefes çektim. Sepeti parmaklarım ağrıyacak kadar sıkı tuttuğumu ancak o an fark ettim.

Sokağa çıktığımda etrafımda kimse var mı diye bakındım. Çöp kutusu ileride duruyordu, oraya doğru hızla ilerledim. Vardığımda eğildim, kirazları duvarın dibine boşalttım. Sonra sepete öyle bir öfkeyle bastım ki ayaklarımın altında ince dalın kırılma sesi duyuldu. Nefes nefeseydim, burnumdan soluyordum.

Bir an durdum. “Ne yapıyorum ben?” diye fısıldadım kendi kendime. Gözlerim yerde, kırık dökük kalan sepete takıldı. Orada öylece duruyor, sanki bana bakıyordu. Daha fazla bakamadım, onu orada bıraktım ve hızla geri döndüm.

Eve girdiğimde ise kapının önünde Hilal ile göz göze geldik. Bu kızı görmeye bile tahammülüm kalmamıştı. Öylesine doluydum ki bir an için hasta olduğumu, yorgun olduğumu bile unutmuştum.

Mutfağa geçtim, musluktan bir bardak su doldurup yavaş yavaş içtim. Sonra odama geri döndüm, yatağıma uzandım. Gözlerimi tavana diktim, düşünceler birbirine karışıyordu. Kesin… Evet, bu hastalık geçer geçmez kim olduğunu öğreneceğim. Seni bulacağım her kimsen. Seni bulacağım… Her kimsen… Her kim… diye mırıldandım. Göz kapaklarım ağırlaşıyordu ve yavaşça kendini uykuya bırakıyordu.

Yorumlar

  • Ebru Hazar: Kim olduğunu bulmaya karar verdiğinde hiç yüzleşmek istemeyeceksin @duskutusu
  • Elif Karasu: en iyisi biraz dinlenmek demişsin ama sepeti düşünmeden uyuyamazsın sanki
  • Nisa Ergin: hilal çıkmadan önce kendine bu kadar öfke yüklememen lazım
  • Ebru Genç: Bulmaya kesin kararlı olmalısın bu hayran mı yoksa sapık mı çok merak ediyorum