10. Bölüm - Ölülerin Dönüşü
Ali'nin nefesi kesilmişti.
Sokağın karşısında duran adam...
Murat.
On iki yıldır ölü bildiği adam.
Ali'nin zihni kabul etmiyordu.
— Bu... mümkün değil.
Deniz sessizce:
— Ben de ilk gördüğümde böyle söyledim.
Murat karşı kaldırımdan yavaşça yürümeye başladı.
Emine onun yanında ilerliyordu.
Ali'nin annesi.
Kadın yıllar içinde çok yaşlanmıştı.
Ama gözleri hâlâ aynıydı.
Ali'nin çocukluğunda her gece ona bakan gözler...
Şimdi içinde büyük bir sır taşıyordu.
Murat birkaç metre önlerinde durdu.
— Merhaba, Ali.
Ali geri çekildi.
— Sen öldün.
Murat hafifçe gülümsedi.
— Hayır.
— Cenazen vardı.
— O cenazedeki kişi ben değildim.
Ali'nin sesi titredi.
— Bunca yıl neredeydin?
Murat cevap vermedi.
Ali annesine döndü.
— Sen biliyordun.
Emine'nin gözlerinden yaş süzüldü.
— Evet.
— Hepsini biliyordun.
— Evet.
— Zeynep'i...
— Evet.
— Derya'yı...
— Evet.
— Deniz'i...
Emine başını eğdi.
— Evet.
Ali'nin gözleri doldu.
— Peki beni neden kandırdınız?
Emine ona yaklaşmak istedi.
Ali geri çekildi.
— Sakın.
Emine durdu.
— Oğlum...
— Bana oğlum deme!
Bu söz annesinin yüzünü parçaladı.
Murat araya girdi.
— Ali, annen seni korumaya çalıştı.
— Herkes beni korumaya çalışıyor! Ama kimse bana gerçeği söylemiyor!
Murat cebinden bir dosya çıkardı.
— Çünkü gerçek, sandığından çok daha ağır.
Dosyayı Ali'ye verdi.
İçinde eski hastane kayıtları vardı.
Ali belgeleri tek tek inceledi.
Sonra bir kayıt dikkatini çekti.
Doğum: 17 Mart.
Anne: Emine.
Baba: Hasan.
Ama kaydın altındaki doktor imzası sonradan değiştirilmişti.
Murat konuştu:
— Sen doğduğunda üç çocuk vardı.
— Ben, Zeynep ve Derya.
— Evet.
— Peki Deniz?
Murat sustu.
Ali'nin gözleri büyüdü.
— Deniz o zaman doğmamıştı.
— Hayır.
— O zaman annem neden onun benim kardeşim olduğunu söyledi?
Murat cevap vermeden önce Emine konuştu:
— Çünkü Deniz benim çocuğum.
Ali başını kaldırdı.
— Ama sen onun annesi değilsin demiştin.
Emine ağladı.
— Sana söylemek istediğim şey buydu.
Murat'ın yüzü değişti.
— Emine...
— Artık saklayamam.
Kadın Ali'ye döndü.
— Deniz senin kardeşin değil.
Ali şaşkınlıkla Deniz'e baktı.
Deniz de donmuştu.
— Anne...
Emine'nin dudakları titredi.
— Deniz, sen benim çocuğum değilsin.
Sessizlik.
Deniz bir adım geriledi.
— Ne?
Emine ağlayarak devam etti:
— Seni yıllar önce buldum.
— Nerede?
— Hastanenin önünde.
Ali'nin aklına bodrumdaki dosya geldi.
— Yani...
Murat söze girdi:
— Deniz'in gerçek annesi Zeynep.
Ali'nin gözleri büyüdü.
— Ama Zeynep onun annesi olduğunu kabul etmişti.
— Çünkü öyle.
Murat başını salladı.
— Fakat Deniz'in babası...
Tam o sırada uzaktan siren sesleri duyuldu.
Murat'ın yüzü değişti.
— Gitmeliyiz.
Ali:
— Hayır. Önce babası kim söyle.
Murat Ali'ye baktı.
Uzun süre sustu.
Sonunda:
— Deniz'in babası benim.
Ali'nin yüzü bembeyaz oldu.
Murat devam etti:
— Ve ben ölmedim çünkü seni korumak için saklandım.
Ali'nin zihninde her şey birbirine karıştı.
Murat...
Zeynep...
Derya...
Deniz...
Hasan...
Emine...
Hiçbir şey göründüğü gibi değildi.
Tam o sırada polis araçları sokağa girdi.
Murat bir adım geri çekildi.
Ali şaşkınlıkla:
— Polisi sen mi çağırdın?
Murat başını iki yana salladı.
— Hayır.
Polislerden biri araçtan indi.
Ali'ye doğru yürüdü.
— Ali Bey?
— Evet.
Polis elindeki dosyayı açtı.
— Sizinle ilgili on iki yıl önce açılmış bir soruşturma dosyası yeniden
aktif hâle getirildi.
Ali şaşkınlıkla baktı.
— Benimle ilgili mi?
Polis başını salladı.
— Evet.
— Suç ne?
Polis dosyadan bir fotoğraf çıkardı.
Fotoğrafta Ali'nin çocukluk hâli vardı.
Altında ise şu yazıyordu:
"Cinayet tanığı."
Ali'nin kalbi duracak gibi oldu.
— Ben... hangi cinayete tanığım?
Polis cevap verdi:
— On iki yıl önce Murat'ın öldürüldüğü gece...
Bir an durdu.
— Sizi olay yerinde gören kişi var.
Ali'nin gözleri büyüdü.
— Kim?
Polis fotoğrafı ona uzattı.
Fotoğrafta küçük Ali'nin yanında bir kadın vardı.
Ali kadını tanıyamadı.
Fakat Emine'nin yüzünü gördüğünde annesinin rengi bir anda değişti.
Çünkü kadın...
Emine'nin yıllardır öldü bildiği kız kardeşiydi.