Keşfet

12. Bölüm - Gerçeğin Bedeli

Kırık Bir Hayatın Sessizliği

Ali'nin dünyası bir kez daha sessizliğe gömüldü.

— Murat... benim babam mı?

Selma başını eğdi.

— Evet.

Ali, odanın diğer tarafında duran Murat'a baktı.

Murat'ın yüzünde yılların pişmanlığı vardı.

— Bunu neden şimdi öğreniyorum?

Murat cevap vermedi.

Ali'nin sesi yükseldi:

— Neden?!

Murat sonunda konuştu.

— Çünkü seni korumak için senden uzak durdum.

— Beni korumak mı? Hayatım boyunca kim olduğumu bilmeden yaşadım!

— Biliyorum.

— Hayır, bilmiyorsun!

Ali'nin gözlerinden yaşlar süzüldü.

— Herkes bana bir şey sakladı. Annem sandığım kadın annem değilmiş. Babam

sandığım adam babam değilmiş. Öldü sandığım adam hayattaymış. Kız kardeşim

sandığım kişi başka biriymiş. Şimdi de gerçek babamın Murat olduğunu

söylüyorsunuz!

Murat başını öne eğdi.

— Hepsi doğru.

Ali bir an sustu.

— Peki beni neden Hasan büyüttü?

Murat:

— Çünkü benim hayatta kalmam gerekiyordu.

— Neden?

Murat'ın yüzü karardı.

— Kemal'in adamları seni arıyordu.

— Kemal benim babam değil.

— Hayır. Ama senin doğduğun gece onun işlediği bir suçun tek tanığı sendin.

Ali'nin gözleri büyüdü.

— Ben mi?

Murat başını salladı.

— Çocukken gördüğün bir şeyi yıllarca hatırlamadın.

— Neyi gördüm?

Murat cevap vermeden önce Selma araya girdi.

— Bir cinayet.

Ali'nin nefesi kesildi.

— Kimin cinayeti?

Selma:

— Kemal'in.

Ali dondu.

— Kemal öldürüldü mü?

— Evet.

— Kim öldürdü?

Selma'nın gözleri Hasan'a kaydı.

Hasan sandalyesinden kalktı.

— Bunu burada konuşmayın.

Ali ona döndü.

— Sen biliyorsun.

Hasan'ın gözleri doldu.

— Evet.

— Kim öldürdü?

Hasan sustu.

Selma ağlayarak cevap verdi:

— Murat.

Odadaki herkes dondu.

Ali yavaşça Murat'a baktı.

Murat gözlerini kapattı.

— Evet.

— Sen Kemal'i öldürdün.

— Evet.

— Neden?

Murat'ın sesi kırıldı.

— Çünkü Kemal, Selma'yı öldürmeye çalışıyordu.

Selma başını salladı.

— O gece Murat beni kurtardı.

Ali hiçbir şey söylemedi.

Murat devam etti:

— Ama Kemal ölmeden önce bir şey yaptı. Seni aldı ve sakladı.

— Beni neden?

— Çünkü sen onun mirasçısıydın.

Ali şaşırdı.

— Miras?

Murat cebinden küçük bir anahtar çıkardı.

— Kemal'in parası değildi.

Anahtarı Ali'ye uzattı.

— Asıl miras buydu.

Ali anahtarı aldı.

— Ne açıyor?

Murat:

— Eski evinizin bodrumunda bir kasa var.

Ali'nin kalbi hızlandı.

— İçinde ne var?

Murat ona baktı.

— Gerçek.

O gece Ali, yıllardır çocukluğunun geçtiği eve gitti.

Bodrum kapısını açtı.

Eski eşyaların arasında duvara gömülü küçük bir kasa buldu.

Anahtarı çevirdi.

Kasa açıldı.

İçinde bir dosya, eski bir kaset ve küçük bir fotoğraf vardı.

Fotoğrafta üç çocuk vardı.

Ali.

Zeynep.

Derya.

Ama fotoğrafın arkasında şu yazıyordu:

"Üçünüzden yalnızca biri gerçek mirasçı."

Ali dosyayı açtı.

İlk sayfada Kemal'in imzası vardı.

"Eğer bu dosyayı oğlum bulursa, bilsin ki ona bıraktığım şey para

değildir.

Ona bıraktığım şey, hayatını değiştirecek bir gerçektir."

Ali sayfayı çevirdi.

Sonraki sayfada bir isim vardı:

Hasan.

Altında:

"Hasan benim düşmanım değil. Oğlumu koruması için seçtiğim

kişidir."

Ali şaşkınlıkla okumaya devam etti.

Son sayfaya geldiğinde elleri titredi.

Orada tek bir cümle vardı:

"Ali'nin gerçek annesi Selma değil."

Ali'nin nefesi kesildi.

Dosyanın altından küçük bir zarf çıktı.

Zarfın üzerinde:

"Ali bunu okuduğunda herkesin gerçeğini sorgulayacak."

Ali zarfı açtı.

İçinden DNA raporu çıktı.

Raporda üç isim vardı:

Ali

Murat

Selma

Sonuç bölümünde ise:

"Murat ve Ali arasında biyolojik bağ tespit edilmiştir."

Ali'nin gözleri doldu.

Sonuç kesindi.

Murat onun babasıydı.

Ama raporun altında kırmızı kalemle yazılmış bir not vardı:

"Bu sonuç gerçek değildir."

Ali şaşkınlıkla notu okudu.

Tam o anda arkasından bir ses duyuldu.

— Çünkü o DNA örneğini ben değiştirdim.

Ali hızla döndü.

Kapının önünde Hasan duruyordu.

Elinde bir silah vardı.

— Baba...

Hasan'ın gözleri yaşlıydı.

— Bana bir kez daha baba deme, Ali.

Ali dondu.

Hasan silahı indirdi.

— Çünkü artık sana söylemem gereken son bir gerçek var.

Ali:

— Neymiş?

Hasan'ın dudakları titredi.

— Sen Murat'ın oğlu değilsin.

Bir an sessizlik oldu.

Sonra Hasan'ın söylediği son cümle Ali'nin bütün dünyasını yeniden yıktı:

— Sen benim de oğlum değilsin.