5. Bölüm - On Yedinci Dolap
Eski tren garı yıllardır kullanılmıyordu.
Ali akşam saatlerinde tek başına oraya gitti.
Elindeki anahtarı sıkıca tutuyordu.
Garın içi karanlıktı.
Duvarlarda eski ilanlar, kırılmış saatler ve yıllardır
dokunulmamış eşyalar vardı.
Koridorun sonunda küçük emanet dolaplarını buldu.
Numaralar tek tek sıralanmıştı.
15... 16... 17.
Ali anahtarı kilide soktu.
Bir an durdu.
Sonra çevirdi.
Dolap açıldı.
İçinde üç şey vardı:
Eski bir kaset.
Bir fotoğraf.
Ve küçük bir defter.
Ali önce fotoğrafı aldı.
Fotoğrafta Zeynep vardı.
Kucağında Deniz.
Fakat fotoğrafın arkasında tarih yoktu.
Defteri açtı.
İlk sayfada Zeynep'in el yazısı vardı.
"Eğer bu defteri Ali bulursa, artık saklanacak hiçbir şey
kalmamış demektir."
Ali'nin elleri titredi.
Sayfaları çevirdi.
Zeynep, yaşadıklarını anlatıyordu.
Ali'nin bilmediği bir gerçek vardı.
Zeynep'in hamile olduğunu öğrendiğinde babası Hasan bunu kabul
etmemişti.
Fakat Zeynep çocuğunu doğurmaya kararlıydı.
Çocuğun babasının adı ise defterde hiç yazılmıyordu.
Sadece şu cümle vardı:
"Deniz'in babasını öğrendiğim gün, hayatımın en büyük
hatasını yaptığımı anladım."
Ali nefesini tuttu.
Bir sonraki sayfada sadece bir isim vardı.
Murat.
Ali bu ismi daha önce duymuştu.
Babasıyla aynı fabrikada çalışan genç bir adamdı.
Yıllar önce bir trafik kazasında öldüğü söylenmişti.
Ali sayfaları hızla çevirdi.
Son sayfada ise Zeynep şöyle yazmıştı:
"Ali, eğer bir gün Deniz'i bulursan ona annesinin onu terk
etmediğini söyle. Beni affetmesini istemiyorum. Sadece beni neden gittiğimi
anlamasını istiyorum."
Ali'nin gözlerinden yaş aktı.
Tam defteri kapatacağı sırada kaseti fark etti.
Kaseti eski bir teybe yerleştirdi.
Cızırtı duyuldu.
Sonra bir kadın sesi...
Ali'nin kalbi duracak gibi oldu.
Zeynep.
— Ali... Eğer bunu dinliyorsan, büyük ihtimalle beni bulmaya
çalışıyorsun.
Ali nefesini tuttu.
— Sana yıllarca yalan söylediler. Ama en büyük yalanı sana ben
söyledim.
Kayıt birkaç saniye sustu.
Sonra Zeynep'in sesi yeniden duyuldu.
— Deniz senin oğlun değil.
Ali'nin yüzü dondu.
— Deniz'in babası...
Kayıt bir anda kesildi.
Ali kaseti çıkardı.
— Hayır...
Kaseti tekrar çalıştırdı.
Aynı yerde bitiyordu.
Tam o sırada telefonuna bilinmeyen bir numaradan mesaj geldi.
"Gerçeğin tamamını istiyorsan hastanenin bodrumuna
git."
Ali mesajın altındaki ikinci satırı okudu.
"Ama yalnız gitme. Çünkü orada seni bekleyen kişi
Zeynep."
Yorumlar
- Azad Yiğit: Sağolun efendim iyi okumalar :)
- İkbal Sürücü: Kalemine sağlık