Keşfet

9. Bölüm - Annemin Oğlu

Kırık Bir Hayatın Sessizliği

Ali, karşısındaki genç adama bakıyordu.

— Deniz...

Genç adam başını salladı.

— Evet.

Ali'nin gözleri doldu.

— Annem seni doğurduysa... sen benim kardeşimsin.

Deniz acı bir gülümsemeyle başını eğdi.

— Biyolojik olarak evet.

— Peki neden seni benden sakladı?

Deniz cevap vermedi.

Derya arabadan indi.

— Çünkü annen seni kaybetmekten korkuyordu.

Ali ona döndü.

— Beni kaybetmek mi? Ben onun oğluyum!

— İşte mesele de buydu.

Deniz cebinden başka bir zarf çıkardı.

— Bunu sana annem vermemi istedi.

Ali zarfı aldı.

Üzerinde annesinin el yazısı vardı.

"Ali'ye."

Ali'nin elleri titredi.

Zarfı açtı.

Mektup kısa değildi.

"Oğlum,

Bu mektubu okuyorsan artık senden sakladığım hiçbir şey kalmamış demektir.

Sana yıllarca Hasan'ın baban olduğunu söyledim.

Çünkü gerçek babanı kaybettiğinizi düşünmenizi istedim.

Kemal Arslan senin biyolojik babandı.

Ama Murat da onun oğluydu.

Deniz ise benim oğlumdu.

Fakat senden sakladığım en büyük gerçek bunların hiçbiri değil.

Zeynep ve Derya doğduğunda doktorlar ikiz olduklarını söyledi.

Fakat hastanede o gece üç bebek doğdu.

Üçüncü çocuk..."

Ali'nin gözleri satırlarda dondu.

Mektubun devamında tek bir cümle vardı:

"Üçüncü çocuk sendin."

Ali'nin nefesi kesildi.

— Bu mümkün değil.

Deniz yaklaştı.

— Devamını oku.

Ali mektubu çevirdi.

"Üçünüz aynı gece doğdunuz.

Fakat doğum kayıtları değiştirildi.

Çünkü Kemal'in düşmanları seni arıyordu.

Hasan seni kendi çocuğu gibi büyüttü.

Zeynep ve Derya ise birbirlerinden bile saklandı.

Çünkü üçünüzün aynı aileden geldiğini öğrenen kişi, Kemal'in bıraktığı

mirasa ulaşabilirdi."

Ali'nin gözleri büyüdü.

— Miras mı?

Deniz başını salladı.

— Kemal'in yalnızca para bıraktığını sanıyorduk.

— Başka ne bıraktı?

Deniz cevap vermeden cebinden küçük bir anahtar çıkardı.

Anahtarın üzerinde bir harf vardı:

K

— Bunu babamdan aldım.

Ali anahtara baktı.

— Hangi babandan?

Deniz'in yüzü değişti.

— Murat'tan.

Ali sustu.

Deniz devam etti:

— Murat ölmeden önce bana bir şey söyledi.

— Ne?

— "Ali'ye güvenme."

Ali'nin yüzü düştü.

— Neden?

Deniz başını kaldırdı.

— Çünkü seni, yıllarca olduğun kişi sanmış.

Ali anlamadı.

— Ne demek bu?

Deniz bir adım yaklaştı.

— Sen Ali değilsin.

Ali'nin kalbi sıkıştı.

— Ne?

— Senin gerçek adın...

Deniz durdu.

— Kemal.

Ali'nin yüzü bembeyaz oldu.

— Bu imkânsız.

Derya araya girdi.

— Deniz, yeter.

— Hayır! Artık her şeyi bilmesi gerekiyor.

Ali iki eliyle başını tuttu.

— Ben kimim?

Deniz gözlerini ona dikti.

— Babanın adı Kemal Arslan değildi.

Ali şaşkınlıkla baktı.

— Az önce...

— Bütün hayatımız boyunca yanlış kişiyi aradık.

Deniz cebinden son bir belge çıkardı.

— Gerçek babamızın adı...

Belgeyi Ali'ye uzattı.

Ali ismi gördüğünde nefesi kesildi.

Hasan.

Yıllardır babası bildiği adam...

Gerçekten de onun biyolojik babasıydı.

Fakat belgenin altında bir not vardı:

"DNA örneği değiştirilmiştir."

Ali başını kaldırdı.

— Peki gerçek sonuç nerede?

Deniz'in yüzü karardı.

— Gerçek sonucu yalnızca bir kişi biliyor.

— Kim?

Deniz, Ali'nin arkasına baktı.

Ali yavaşça döndü.

Sokağın karşısında yaşlı bir kadın duruyordu.

Kadın onlara bakıyordu.

Ali onu hemen tanıdı.

Annesi Emine.

Fakat Emine'nin yanında başka biri daha vardı.

Ali'nin yıllardır öldüğünü sandığı adam...

Murat.

Ve Murat, Ali'ye doğru gülümsüyordu.