KIRIK SINIRLAR
KIRIK SINIRLAR – 4. BÖLÜM SENARYOSU (YENİDEN DÜZENLENEN FİNAL)
Karakterler:
Akın Keskin (Tolga Sarıtaş): Yıllarca sınırda görev yaptıktan sonra üniformasını tamamen çıkaran ve askerliğe veda eden eski yüzbaşı.
Defne Keskin (Afra Saraçoğlu): Doktorluk görevinden tamamen istifa edip bu mesleği geride bırakan idealist kadın.
4. BÖLÜM: GERÇEK HUZUR
1. KISIM: KESİN VEDA VE UNIFORMADAN KURTULUŞ
Sınır karakolunun ve kasaba sağlık ocağının kapıları Akın ve Defne için artık tamamen kapanmıştır. İkisi de uzun yıllar omuzlarında taşıdıkları ağır sorumluluklardan resmi olarak istifa etmiş, görevlerini devretmişlerdir.
Akın, askeri kimliğini ve rütbelerini masaya bırakırken içinde en ufak bir pişmanlık taşımamaktadır. Defne ise hastanedeki son gününde önlüğünü katlayıp dolaba kaldırırken içindeki hafifliği hisseder. Artık ne acil sirenler ne de dağdaki operasyon raporları vardır; arkalarında bıraktıkları tek şey, o zorlu coğrafyada yazdıkları hikâyelerdir.
2. KISIM: BORANKENT VİLLALARI’NA YERLEŞME
İstanbul’un kargaşasından uzak, doğayla iç içe ve rüzgârın sadece ağaç yapraklarını hışırtıyla salladığı Borankent Villaları... Sokağın başında duran taktiden inen Akın ve Defne, ellerinde valizleriyle yeni yuvalarının bahçe kapısından içeri girerler.
Bu kez geriye dönüp bakma ya da acele etme zorunlulukları yoktur. Çünkü ikisinin de meslekleri, görevleri ve sınırları tamamen bitmiştir.
AKIN
(Derin ve rahat bir nefes alarak etrafa bakar)
– Bitti Defne. Artık ne bir tekmil var ne de acil bir emir. Tamamen bizim olan bir zaman var önümüzde.
DEFNE
(Gülümseyerek Akın’ın koluna girer)
– Hiçbir yere yetişmek zorunda olmamak... Ne kadar garip ve ne kadar güzel. Artık sadece yaşıyoruz.
3. KISIM: SAKİN VE ÖZGÜR BİR SABAH
Güneş, Borankent Villaları’nın üzerine tertemiz bir ışıkla doğar. Sabahın erken saatlerinde mutfaktan gelen kahve kokusu evin içine yayılır.
Salondaki geniş cam masanın etrafında, acele etmeden, saatlerce sürecek bir kahvaltı hazırlamışlardır. Üzerlerinde ne üniforma ne de doktor önlüğü vardır; üzerlerinde sadece ev hallerinin rahatlığı vardır.
Defne kahvesinden bir yudum alırken pencereden dışarıdaki yeşilliği izler. Akın ise sandalyesinde arkasına yaslanmış, eşinin huzurlu yüzünü seyretmektedir.
DEFNE
– Dün gece rüya görüyorum sandım. Telefon çalınca istemsizce sıçradım ama sonra hatırladım... Artık kimse bizi çağıramaz, değil mi?
AKIN
(Gülümser, uzanıp Defne’nin elini tutar ve parmaklarını birbirine kenetler)
– Kimse çağramaz sevgilim. Görevimiz bitti. Şimdi geriye sadece huzur var.
4. KISIM: YENİ HAYATIN BAŞLANGICI
Günün geri kalanı tamamen sessizlik ve sakinlik içinde geçer. Bahçedeki çiçekleri sularlar, uzun uzun yürüyüş yaparlar ve yıllardır erteledikleri ne varsa birlikte yapmanın tadını çıkarırlar.
Akşamüstü güneş batarken, ikisi salonun balkonunda yan yana oturur. Uzaktan geçen bir uçağın ya da helikopterin sesi duyulsa bile artık Akın’ın yüzü kasılmaz; çünkü o seslerin onlarla bir bağı kalmamıştır.
Defne başını Akın’ın omzuna yaslar, Akın da öpücükle karşılık verir. Sınırın o kırık ve sert çizgileri, İstanbul’un bu sakin villasında yerini sonsuz bir huzura bırakmıştır.
Bölüm, ikisinin yüzündeki tebessüm ve huzurlu bakışlarıyla kararıyor.