Keşfet

kırık sınırlar

kırık sırlar

5. BÖLÜM: MUCİZELERİN EŞİĞİNDE

1. KISIM: SAKİN BİR SABAH VE İÇSEL BİR HİS

Borankent Villaları’nın üzerine doğan güneş, içeriye süzülen yumuşak ışığıyla huzurlu bir sabahı müjdelemektedir. Mutfakta mis gibi kahve kokuları yükselirken, Akın masayı hazırlamaktadır. Üzerinde eşofmanları, yüzünde ise sınırda geçen yılların yorgunluğundan tamamen eser kalmamış dingin bir ifade vardır.

Yukarı kattaki banyoda ise Defne, lavabonun önünde ellerini mermere dayamış, aynadaki kendine bakmaktadır. Son birkaç gündür yaşadığı o hafif baş dönmeleri, sabah bulantıları ve garip halsizlik eskiden doktor olduğu için gözünden kaçmamıştır. Ama bu kez durumun tıbbi bir yorgunluktan farklı olduğunu sezmektedir.

DEFNE

(Kendi kendine, fısıltıyla ve hafif bir şüpheyle)

– Yok artık... Olabilir mi?

2. KISIM: BANYODAKİ BEKLEYİŞ

Kalbi göğsünde hızla çarpmaya başlar. Çantada bulduğu kutuyu yavaşça açar ve gereken adımları atar. Şimdi banyodaki küçük tezgahın üzerine bıraktığı test çubuğunun yanında, saniyelerin geçmesini beklemektedir. Zaman sanki sınırda geçirdiği en uzun nöbetler gibi yavaş akmaktadır.

Nefesini tutar, gözlerini kapatıp açar ve eğilip sonuca bakar.

Çift pembe çizgi... Net, parlak ve inkar edilemez bir şekilde karşısındadır.

Defne’nin elleri istemsizce titrer. Gözlerinden mutluluk ve şaşkınlık karışımı yaşlar süzülürken elini karnına götürür.

DEFNE

(Gözyaşları arasında gülümseyerek)

– Biz... Anne baba oluyoruz...

3. KISIM: AŞAĞIDAKİ SESLER

Aşağı kattan Akın’ın neşeli ve seslenen tonu duyulur.

AKIN

(Aşağıdan seslenerek)

– Defne? Kahve hazır sevgilim, soğuyor ama! İyi misin yukarıda?

Defne derin bir nefes alır, elindeki testi sıkıca tutarak yüzüne kocaman bir gülümseme yerleştirir. Merdivenlerden aşağı inerken adımları hem temkinli hem de heyecanlıdır. Salona girdiğinde Akın kahve fincanlarını yerleştiriyordur.

Akın arkasını döndüğünde Defne’nin gözlerindeki parıltıyı ve yüzündeki o eşsiz ifadeyi fark eder. Bir an duraksar, kaşları hafifçe çatılır ama endişeden değil, meraktan.

AKIN

– Defne? İyi misin? Ne oldu, rengin değişmiş biraz...

4. KISIM: EN GÜZEL HABER

Defne, yavaşça Akın’a doğru yaklaşır. Arkasında sakladığı elini öne çıkarır ve hamilelik testini Akın’ın avucunun içine bırakır.

Akın elindeki teste bakar. Önce anlam veremez, gözlerini kırpıştırır. Sonra üzerindeki iki çizgiyi fark ettiği anda dünyası durur. Sınırda nice tehlikeler atlatan, acı ve kriz yöneten o sert asker, hayatının en büyük ve en tatlı şokunu yaşamaktadır.

Gözleri dolar, başını kaldırıp Defne’nin gözlerine bakar.

AKIN

(Titreyen, boğuk bir sesle)

– Bu... Gerçek mi? Biz... Bizim bebeğimiz mi olacak?

DEFNE

(Ağlayarak başını sallar)

– Evet Akın... Bizim bebeğimiz olacak.

Akın aniden öne atılır, Defne’yi belinden kavradığı gibi havaya kaldırır ve etrafında döndürür. İkisi de kahkahalar ve gözyaşları içinde gülüşürler. Akın yere indirdiğinde sımsıkı sarılır, yüzünü Defne’nin saçlarına gömer.

AKIN

– Sınırlar bitti sandık ama hayat bize öyle bir sınır çizdi ki... Bu defa kalbimizin en ortasına, hiç bitmeyecek bir ömür kurdu.

Borankent Villaları’nın bahçesinden içeri süzülen rüzgâr, yeni bir ailenin ve geleceğin müjdesini fısıldarken; bölüm, ikisinin mutluluk gözyaşları ve birbirlerine sıkıca sarıldıkları anla kararıyor.