kırık yemin
BÖLÜM 1: Küllerin Arasındaİstanbul Boğazı’na bakan Akçınar Holding’in en üst katında, zaman sanki buz tutmuştu. Kaan Akçınar, elindeki kristal kadehi parmaklarının arasında çevirirken gözlerini karanlık sulara dikmişti. Yıllar önce terk ettiği bu şehre, kalbinde tek bir duyguyla dönmüştü: İntikam.Kapı hafifçe vuruldu ve içeriye sadık dostu, aynı zamanda geçmişin karanlık sırlarını paylaştığı tek insan olan Cem girdi. Cem Yılmaz, her zamanki mesafeli ve ciddi duruşuyla masaya yaklaştı, elindeki kalın dosyayı bıraktı."Dediğin gibi oldu Kaan," dedi Cem, sesi pürüzsüz ama soğuktu. "Yılmaz ailesi köşeye sıkıştı. Şirketin hisselerini ellerinde tutabilmek için tek bir çıkış yolları kaldı. Ve o yol..."Kaan arkasını döndü. Yüzündeki sert hatlar, gözlerindeki o amansız ateşi gizlemeye yetmiyordu. "O yol, Defne," diye tamamladı cümleyi.Defne Yılmaz... Geçmişte uğruna dünyaları yakacağı, ancak bir gecede her şeyi, en başta da ettiği yeminleri kırıp giden o kadın. Şimdi ailesinin borçları ve çöküşü karşısında Kaan'ın merhametine muhtaçtı. Ama Kaan’ın heybesinde merhamete dair hiçbir şey kalmamıştı.Ertesi sabah, Akçınar Holding’in büyük toplantı salonunda gergin bir bekleyiş vardı. Defne, kapı açılıp içeri Kaan girdiğinde nefesini tuttu. Karşısındaki adam, yıllar önce sevdiği o masum, gülümseyen genç değildi. Karşısında, adeta taştan yontulmuş, bakışlarıyla insanı eriten bir yabancı duruyordu. Cem ise hemen Kaan’ın sağında, bir gölge gibi yerini almıştı.Kaan, masanın ucuna oturdu ve dosyayı Defne’ye doğru itti."Şartlarım belli, Defne," dedi Kaan. Sesi salonda yankılandı. "Ailenin borçlarını silerim. Şirketinizi de ayağa kaldırırım. Ama karşılığında tek bir şey istiyorum."Defne, gözlerinde biriken yaşları gizlemeye çalışarak dik durdu. "Ne istiyorsun Kaan? Her şeyimizi aldın zaten."Kaan öne doğru eğildi, gözlerini Defne’nin gözlerine dikti:"Seni istiyorum. Benimle evleneceksin. Ama bu bir aşk hikayesi olmayacak. Sen, benim geçmişte kırdığın o yeminin bedelini ödeyeceksin."Defne, masanın altındaki ellerini sıktı. Yan tarafta duran Cem’in gözlerindeki o gizemli ve suçluluk dolu bakışı yakaladı. Bu oyunda sadece Kaan ve kendisi yoktu; Cem’in de sakladığı büyük bir sır, geçmişten gelen kırık bir yemin vardı.Defne, titreyen eliyle kalemi kavradı. Sayfanın altına imzasını atarken, bu imzanın sadece bir kağıda değil, kendi esaretine atıldığını çok iyi biliyordu.
Yorumlar
- Başak Kama: kesinlikle
- Tarık Duman: @basakkamabasak bu imza defnenin sonu olabilir