11 BÖLÜM — SÖYLENMEYEN
KIZIL AYIN LANETİ 🩸🌙
11. BÖLÜM — SÖYLENMEYEN
“İLK BAĞ KOPACAK.”
Duvarlarda beliren sözler birkaç saniye boyunca tapınağın içinde kaldı.
Kimse konuşmadı.
Ethan gözlerini yazıdan ayırmadan sordu:
— Bu ne demek?
Liva cevap vermedi.
Valeria ona baktı.
— Biliyorsun.
Liva'nın yüzü gerildi.
— Sadece bir tahmin.
— Hayır.
Valeria bir adım yaklaştı.
— Sen bunu daha önce gördün.
Liva'nın bakışları kısa süreliğine duvara kaydı.
Tam cevap verecekken tapınağın zemini yeniden sarsıldı.
GÜM!
Dördüncü mühürden yayılan karanlık enerji zeminde ilerledi.
Valeria dengesini kaybetti.
Ethan düşünmeden kolundan tuttu.
— Dikkat!
Valeria kendini toparladı.
— İyiyim.
Ethan elini hemen çekti.
— Tamam.
Valeria birkaç saniye ona baktı.
Ethan ise bakışlarını kaçırdı.
— Ne oldu?
— Hiç.
— Ethan.
Ethan içini çekti.
— Son zamanlarda sana karşı biraz garip davranıyorum.
Valeria'nın kaşları hafifçe kalktı.
— Biraz mı?
Ethan istemeden gülümsedi.
— Tamam. Fazla garip davranıyorum.
Valeria'nın yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.
— Neden?
Ethan cevap vermeden önce birkaç saniye düşündü.
— Bilmiyorum.
— Gerçekten bilmiyor musun?
— Bilsem söyleyeceğim zaten.
Valeria sustu.
Ethan gözlerini yere indirdi.
— Seni ilk gördüğümden beri bazı şeyler değişti.
Valeria'nın ifadesi ciddileşti.
— Ne gibi?
Ethan ona baktı.
— Yanındayken sürekli etrafına bakıyorum.
— Neden?
— Sana bir şey olacak mı diye.
Valeria cevap vermedi.
Ethan devam etti:
— Başına bir şey geldiğinde sinirleniyorum. Uzaklaştığında da...
Durdu.
— Ne?
— Rahatsız oluyorum.
Valeria hafifçe gülümsedi.
— Bunu söylemek zor oldu galiba.
— Oldu.
— Neden?
Ethan birkaç saniye sustu.
— Çünkü bunun lanetle ilgisi olup olmadığını bilmiyorum.
Valeria'nın yüzündeki gülümseme kayboldu.
— Ben de bundan korkuyorum.
— Ben de.
İkisi bir süre sessiz kaldı.
Sonra Ethan konuştu.
— Ama ne olduğunu bilmesem de bir şeyi biliyorum.
Valeria ona baktı.
— Neyi?
Ethan'ın sesi biraz daha alçaldı.
— Sana karşı boş değilim.
Valeria'nın bakışları değişti.
Ethan devam etti:
— Büyük laflar etmek istemiyorum. Daha ne olduğunu ben bile anlamaya çalışıyorum.
Kısa bir nefes aldı.
— Ama senden hoşlandığımı inkâr edemiyorum.
Valeria bir süre hiçbir şey söylemedi.
Ethan bu sessizliği yanlış anlayıp bakışlarını kaçırdı.
— Söylemeseydim daha mı iyi olurdu?
— Hayır.
Ethan tekrar ona baktı.
Valeria'nın sesi sakindi.
— Ben de senden uzak durmaya çalıştım.
— Neden?
— Çünkü bunun sadece lanetin etkisi olduğunu düşündüm.
Ethan başını hafifçe salladı.
— Ben de aynı şeyi düşündüm.
Valeria birkaç saniye sustu.
— Ama ne zaman yanımda olsan, bunun sadece lanet olduğunu söylemek zorlaşıyor.
Ethan'ın yüzünde küçük bir gülümseme belirdi.
— Bu iyi bir şey mi?
Valeria omuzlarını hafifçe kaldırdı.
— Henüz bilmiyorum.
Ethan güldü.
— En azından dürüstsün.
— Sen de öylesin.
Bir anlığına tapınaktaki korku unutulmuş gibiydi.
Fakat uzakta duran Liva ikisini sessizce izliyordu.
Yüzünde hiçbir şey belli etmiyordu.
Sadece asasını biraz daha sıkı tutmuştu.
Ardan da onun bakışlarını fark etmişti.
Ancak hiçbir şey söylemedi.
Tam o sırada dördüncü mühürden bir ses geldi.
ÇAT!
Üçü birden döndü.
Mührün üzerindeki çatlak büyümüştü.
Ethan hemen hançerini çıkardı.
Valeria'nın gözleri kızardı.
Liva asasını kaldırdı.
Karanlığın içinden aynı ses yükseldi.
— Bağ güçleniyor.
Ethan öne çıktı.
— Ne istiyorsun?
Cevap gelmedi.
Duvarlardaki yazı hareket etmeye başladı.
“İLK BAĞ KOPACAK.”
Valeria yazıya baktı.
Sonra kelimeler yavaşça silindi.
Yerine başka bir cümle geldi.
“AMA HANGİSİ?”
Liva'nın yüzü gerildi.
Ardan birkaç adım geri çekildi.
Ethan Valeria'ya baktı.
Valeria da ona baktı.
Az önce birbirlerine söyledikleri sözlerin burada, bu tapınakta bir anlamı olduğunu ikisi de artık hissediyordu.
Tam o sırada bütün ışıklar söndü.
Karanlığın içinde bir fısıltı duyuldu.
— Şimdi biliyorum...
Ethan'ın eli hançerine gitti.
— Neyi?
Ses cevap vermedi.
Birkaç saniye sonra yeniden duyuldu.
— Hanginizin diğerine daha çok güvendiğini.
Valeria'nın yüzü gerildi.
Liva bir adım öne çıktı.
— Hayır...
Ardan ilk kez gerçekten endişeli görünüyordu.
— Geç kaldık.
Bir anda duvardaki dört sembolden biri söndü.
Kimse hangisi olduğunu göremedi.
Karanlığın içinden yalnızca tek bir cümle duyuldu:
— Şimdi sıra sizde.