Keşfet

13. BÖLÜM — ÜÇ YIL ÖNCE

Kızıl Ay laneti

KIZIL AYIN LANETİ 🩸🌙

13. BÖLÜM — ÜÇ YIL ÖNCE

— Bu kez... yanlış kişiyi seçme.

Karanlıktan gelen ses kesildi.

Tapınağın içinde birkaç saniye boyunca kimse konuşmadı.

Liva olduğu yerde duruyordu. Yüzündeki korku hâlâ geçmemişti.

Ethan bunu fark etti.

— Kimi seçtin?

Liva cevap vermedi.

— Liva.

Cadı gözlerini dördüncü mühre çevirdi.

— Şimdi değil.

Ethan'ın kaşları çatıldı.

— Sürekli aynı şeyi söylüyorsun.

— Çünkü bazı cevapların zamanı vardır.

— Bizim zamanımız kalmadı.

Ethan'ın sesi sertleşti.

— Üç yıl önce ne oldu?

Liva'nın bakışları bir anda değişti.

Ardan da başını kaldırdı.

Sanki Ethan'ın sorusu, ikisinin de hatırlamak istemediği bir şeyi yeniden ortaya çıkarmıştı.

Valeria bunu fark etti.

— Gerçekten ne oldu?

Liva birkaç saniye sustu.

Sonunda konuştu.

— Üç yıl önce mühür ilk kez yeniden çatladı.

Ethan şaşırdı.

— Ama sen lanetin şimdi uyandığını söyledin.

— Uyandığını söylemedim.

Liva yavaşça başını kaldırdı.

— O zamanlar sadece bir şeylerin ters gittiğini anlamıştık.

Valeria hemen sordu:

— Ne ters gitti?

Liva cevap vermeden önce Ardan konuştu.

— Mührün altında bir hareketlenme oldu.

Ethan ona döndü.

— Sen de oradaydın.

— Evet.

— Peki ne gördün?

Ardan'ın yüzü gerildi.

— Görmek istemediğim bir şeyi.

Valeria:

— Ne?

Ardan cevap vermedi.

Liva araya girdi.

— O gece Kızıl Ay yine yükselmişti. Mührün çevresindeki taşlar kendiliğinden çatlamaya başladı. Önce bunun sadece büyünün zayıflaması olduğunu düşündüm.

Ethan:

— Sonra?

Liva'nın sesi alçaldı.

— Sonra bir ses duydum.

Tapınağın içinde hafif bir rüzgâr dolaştı.

— Nasıl bir ses?

Liva cevap vermeden önce gözlerini kapattı.

— Benim sesimdi.

Valeria'nın yüzü değişti.

— Senin mi?

— Evet.

Ethan birkaç saniye ona baktı.

— Ne söylüyordu?

Liva'nın dudakları aralandı ama cevap vermedi.

Ardan onun yerine konuştu.

— Bunu anlatmak istemiyor.

Ethan sinirlendi.

— Her şeyi yarım anlatıyorsunuz.

— Çünkü her şeyi bilmek seni kurtarmayabilir.

Liva'nın cevabı sakindi.

— Ama bilmemek de bizi kurtarmıyor, dedi Ethan.

Liva ona baktı.

Bu kez itiraz etmedi.

Tam o sırada tapınağın uzak bir köşesinden bir ses geldi.

Tak.

Herkes sustu.

Bir süre sonra aynı ses yeniden duyuldu.

Tak.

Valeria fısıldadı:

— Birisi yürüyor.

Ethan hançerini çıkardı.

— Arkama geç.

Valeria bu kez itiraz etmedi.

Üçüncü ses geldi.

Tak.

Liva asasını kaldırdı.

— Bu mümkün değil.

Ethan ona baktı.

— Nedir mümkün olmayan?

Liva'nın gözleri karanlık koridora kilitlenmişti.

— O sesi...

Sesi kesildi.

Karanlığın içinden bir kadın sesi yükseldi.

— Liva...

Liva'nın yüzü bir anda bembeyaz oldu.

Valeria ona baktı.

— Tanıyor musun?

Liva cevap vermedi.

Ses tekrar duyuldu.

— Beni neden bıraktın?

Liva'nın eli titredi.

Ethan bunu fark etti.

— Kim bu?

Liva'nın sesi neredeyse duyulmayacak kadar kısıktı.

— Öldü.

Ardan başını yavaşça iki yana salladı.

— Hayır.

Liva ona döndü.

— Ardan...

— Sen de biliyorsun.

Ardan'ın sesi sakindi ama yüzündeki ifade değişmişti.

— O gece ne olduğunu ikimiz de biliyoruz.

Ethan bir adım öne çıktı.

— O zaman anlatın.

Karanlıktan kısa bir kahkaha geldi.

Ses hemen kesildi.

Sonra aynı ses bu kez Valeria'nın sesiyle konuştu.

— Liva, beni neden bıraktın?

Valeria'nın yüzü gerildi.

— Bu benim sesim.

Ethan hemen ona baktı.

— Sana bir şey oldu mu?

— Hayır.

Ses bir anda değişti.

Bu kez Ethan'ın sesi duyuldu.

— Liva, beni neden seçmedin?

Ethan'ın eli hançerinin kabzasında sıkılaştı.

— Ben söylemedim.

Liva gözlerini kapattı.

— Biliyorum.

Valeria ona baktı.

— Bu şey üç yıl önce de sesleri taklit etti mi?

Liva cevap vermedi.

Ardan:

— Daha önce de yapabiliyordu.

Ethan ona döndü.

— Daha önce mi?

Ardan başını salladı.

— Ama o gece başka bir şey oldu.

— Ne?

Ardan cevap vermeden önce Liva'ya baktı.

Liva bu kez başını eğdi.

— Mührü kapatmak için kendi kanımı kullandım.

Ethan'ın yüzündeki ifade değişti.

— Bunu neden daha önce söylemedin?

— Çünkü mühür kapandıktan sonra bir şey fark ettim.

Valeria:

— Ne fark ettin?

Liva dördüncü mühre baktı.

— Mührün içinde yalnızca lanet yoktu.

Ethan'ın sesi alçaldı.

— Başka ne vardı?

Liva cevap vermedi.

Tam o sırada dördüncü mühürden ince bir çatlama sesi geldi.

ÇAT.

Taşın üzerinde yeni bir çizgi oluştu.

Ardından duvarda üç kelime belirdi:

ÜÇ YIL ÖNCE

Valeria yazıya baktı.

— Bunu kim yaptı?

Liva'nın yüzü gerildi.

— Bilmiyorum.

Ethan ona baktı.

— Gerçekten bilmiyor musun?

Liva cevap vermedi.

Ardan'ın bakışları Liva'da kaldı.

Belli ki onun da inanmadığı bir şey vardı, fakat bunu söylemedi.

Duvarın üzerindeki yazı yavaşça değişti.

Bu kez tek bir cümle ortaya çıktı.

“SEÇİM YENİDEN YAPILACAK.”

Liva'nın nefesi kesildi.

Ardan da yazıya baktı.

— Bunu daha önce görmüştük.

Ethan hemen ona döndü.

— Ne zaman?

Ardan cevap vermeden önce Liva konuştu.

— Üç yıl önce.

Tapınağın içindeki sessizlik daha da ağırlaştı.

Valeria:

— O gece ne seçtin?

Liva gözlerini kapattı.

— Birini kurtarmaya çalıştım.

Ethan:

— Kimi?

Liva cevap vermedi.

Karanlıktan gelen ses yeniden duyuldu.

Bu kez çok yakındı.

— Hatırladın mı?

Liva'nın yüzündeki bütün renk çekildi.

Ethan hemen ona döndü.

— Liva?

Cadı cevap vermedi.

Valeria onun yanına yaklaştı.

— Bu sesi tanıyorsun.

Liva uzun süre sustu.

Sonunda başını hafifçe salladı.

— Evet.

— Kim?

Liva'nın sesi titredi.

— Bilmiyorum.

Ardan ona birkaç saniye baktı.

Sonra gözlerini kaçırdı.

— Bunu gerçekten söylemeyeceksin.

Liva cevap vermedi.

Bir anda tapınağın bütün ışıkları söndü.

Karanlığın içinde yalnızca nefes sesleri kaldı.

Sonra aynı ses yeniden duyuldu.

— Üç yıl önce kaçtın.

Kısa bir sessizlik oldu.

— Bu kez kaçamayacaksın.

Liva'nın elindeki asa yere düştü.

Tak.

Ethan irkildi.

Valeria Liva'ya baktı.

Cadı hâlâ karanlığın içindeki boşluğa bakıyordu.

Çünkü duyduğu sesi tanıyordu.

Üç yıl önce o gece de aynı sesi duymuştu.

Ve o geceden beri bu sesi bir daha duymamayı ummuştu.

Ama şimdi, o ses yeniden karşısındaydı.