15. BÖLÜM — KALBİN SESİ
KIZIL AYIN LANETİ 🩸🌙
15. BÖLÜM — KALBİN SESİ
Tapınağın içindeki gerginlik hâlâ dağılmamıştı.
Dördüncü mühür sessizleşmişti ama bu sessizlik kimseyi rahatlatmıyordu. Aksine, biraz önce duydukları çatlama seslerinin ardından gelen bu durgunluk daha da ürkütücüydü.
Ethan, Valeria'nın yanında duruyordu.
Bir süre ikisi de konuşmadı.
Sonunda Valeria sessizliği bozdu.
— Sürekli önümde durmana gerek yok.
Ethan ona baktı.
— Biliyorum.
— O zaman neden duruyorsun?
Ethan birkaç saniye düşündü.
— Alışkanlık oldu galiba.
Valeria hafifçe gülümsedi.
— Daha kaç kere beni korumaya çalışacaksın?
— Bilmiyorum.
— Çok emin konuşuyorsun.
— Çünkü seni tehlikede görünce düşünemiyorum.
Valeria'nın gülümsemesi kayboldu.
— Ethan...
— Ne?
Valeria birkaç saniye sustu.
— Bazen bunun sadece bağ yüzünden olduğunu düşünüyorum.
Ethan'ın bakışları ciddileşti.
— Ben de düşündüm.
— Peki?
— Peki... artık emin değilim.
Valeria ona baktı.
— Neden?
Ethan gözlerini kaçırdı.
— Çünkü bağın ne yaptığını bilmiyorum. Ama seni tanıdıkça sana karşı hissettiklerimin değiştiğini biliyorum.
Valeria bir şey söylemedi.
Ethan devam etti:
— İlk başta senden uzak durmam gerektiğini düşünüyordum.
— Şimdi?
Ethan ona döndü.
— Şimdi senden uzak durmak istemiyorum.
Valeria'nın yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.
— Bu biraz tehlikeli bir karar.
— Farkındayım.
— Ben de vampirim.
— Onu da biliyorum.
— Bir gün seni ısırabilirim.
Ethan istemeden güldü.
— Bunu tehdit olarak mı söylemeliyim, yoksa uyarı olarak mı?
Valeria da hafifçe güldü.
— Henüz karar vermedim.
Ethan başını iki yana salladı.
— Sen gerçekten sorun çıkarmayı seviyorsun.
— Sen de peşimden gelmeyi seviyorsun.
Ethan cevap vermedi.
Valeria kaşını kaldırdı.
— Haksız mıyım?
— Değilsin.
Kısa bir sessizlik oldu.
Bu kez ikisi de gülümsüyordu.
Sonra Valeria'nın yüzü yeniden ciddileşti.
— Ethan.
— Efendim?
— Bir şeyden korkuyorum.
Ethan'ın ifadesi değişti.
— Neyden?
Valeria gözlerini mühre çevirdi.
— Bütün bunların gerçek duygularımızı değiştirmesinden.
Ethan bir süre sessiz kaldı.
— Ben de bundan korkuyorum.
Valeria ona baktı.
— Ama?
Ethan başını hafifçe salladı.
— Ama ne hissettiğimi inkâr etmek de istemiyorum.
Valeria'nın gözleri yumuşadı.
— Ben de.
Tam o sırada dördüncü mühürden çok hafif bir ses geldi.
ÇAT.
İkisi birden mühre döndü.
Çatlak bu kez büyümemişti.
Sadece mühürün ortasında küçük bir kızıl ışık belirmişti.
Valeria yavaşça yaklaştı.
— Daha önce böyle değildi.
Ethan hemen yanına geldi.
— Dokunma.
Valeria ona baktı.
— Her şeyi benden önce yapmaya çalışma.
— Çalışıyorum.
— Fark ettim.
Valeria elini mühre yaklaştırdı.
Ethan refleksle onun bileğini tuttu.
Valeria ona baktı.
— Ethan.
— Bekle.
— Neden?
— İçimden bir şey yapmamam gerektiğini söylüyor.
Valeria birkaç saniye onun eline baktı.
Sonra Ethan elini yavaşça çekti.
— Pardon.
— Sorun değil.
Valeria mühre tekrar baktı.
Kızıl ışık bir anda güçlendi.
Duvarın üzerinde yeni bir yazı belirdi.
İkisi de birkaç saniye boyunca yazıya baktı.
“BAĞ UYANDI.”
Ethan'ın yüzü ciddileşti.
— Bu iyi bir şey mi?
Valeria başını hafifçe iki yana salladı.
— Bilmiyorum.
Arkalarından Liva'nın sesi geldi.
— Ben de bilmiyorum.
Ethan ve Valeria aynı anda ona döndü.
Liva mühre bakıyordu.
— Ama şunu biliyorum.
— Neyi? diye sordu Ethan.
Liva'nın bakışları ikisinin arasında dolaştı.
— Mühür artık yalnızca kanınıza tepki vermiyor.
Valeria'nın kaşları çatıldı.
— Başka neye tepki veriyor?
Liva cevap vermeden önce dördüncü mühre baktı.
— Birbirinize.
Ethan ile Valeria birbirlerine baktılar.
Bu kez ikisinin de yüzündeki ifade değişmişti.
Çünkü bunun ne anlama geldiğini henüz bilmiyorlardı.
Ama artık tek bir şeyden emindiler.
Aralarındaki bağ, düşündüklerinden çok daha güçlüydü.