Keşfet

17. BÖLÜM — LİVA`NIN SEÇİMİ

Kızıl Ay laneti

17. BÖLÜM — LİVA'NIN SEÇİMİ

Tapınağın kapıları kapandığında içerideki hava bir anda ağırlaştı.

Duvarlardaki kırmızı alevler titriyor, tavandan süzülen gölgeler taş zeminin üzerinde sürekli şekil değiştiriyordu. Ortalarında duran karanlık varlık ise hiç kıpırdamadan onları izliyordu.

Ethan hançerini kaldırdı.

— Geri çekilin.

Valeria ona baktı.

— Nereye?

— Bilmiyorum.

Ethan gözlerini gölgeden ayırmadı.

— Ama burada kalmanın iyi bir fikir olmadığını biliyorum.

Valeria cevap verecekken Liva önlerine geçti.

Asasını yere dayadı.

Mor ışık taş zeminin üzerinde ince bir çizgi hâlinde yayıldı ve mühür taşına ulaştı.

Ethan kaşlarını çattı.

— Liva, ne yapıyorsun?

Liva cevap vermedi.

Bir süre sadece mühre baktı.

Sonra sessizce konuştu.

— Yıllardır bu anın gelmesini istemedim.

Valeria ona baktı.

— Hangi anın?

Liva gözlerini kapattı.

— Karar vermem gereken anın.

Ethan bir adım yaklaştı.

— O zaman artık karar ver.

Liva başını kaldırdı.

Ethan'ın sözleri karşısında birkaç saniye sustu.

— Kolay olduğunu mu sanıyorsun?

— Hayır.

Ethan'ın sesi bu kez daha sakindi.

— Ama sürekli kaçmak da bir çözüm değil.

Liva ona baktı.

Sonra Valeria'ya çevirdi gözlerini.

— Haklısın.

Valeria şaşırdı.

— Ne?

— İkiniz de haklısınız.

Liva asasını biraz daha sıkı kavradı.

— Bin yıl önce bir seçim yaptım. O seçimin sonunda lanet ortaya çıktı ve ben yıllarca bunun sonuçlarıyla yaşadım.

Gölge hareket etti.

Duvarın üzerinden siyah bir dalga gibi geçti.

— Yine aynı şeyi yapacaksın.

Liva'nın yüzü gerildi.

— Hayır.

Gölge biraz daha yaklaştı.

— Beni bir kez seçtin.

Ethan Liva'ya baktı.

— Bu doğru mu?

Liva birkaç saniye cevap vermedi.

Sonunda başını salladı.

— Evet.

Valeria'nın bakışları sertleşti.

— Neden?

Liva nefesini verdi.

— Çünkü o zaman başka bir yolum olduğunu düşünüyordum.

Bir an sustu.

— Laneti durdurabileceğine inandım.

Gölge sessizce yükseldi.

Liva devam etti.

— Yanılmışım.

Tapınakta kısa bir sessizlik oluştu.

Ethan başını eğdi.

— Peki şimdi?

Liva ona baktı.

— Şimdi ne yapacağını mı soruyorsun?

— Evet.

Liva'nın bakışları yeniden mühür taşına kaydı.

— Bu kez başkasının söylediklerine göre karar vermeyeceğim.

Valeria birkaç adım yaklaştı.

— O zaman neye göre karar vereceksin?

Liva cevap vermeden önce sustu.

Sonra yavaşça konuştu.

— Kimi kurtarmaya çalıştığıma göre.

Valeria'nın kaşları çatıldı.

— Ne demek bu?

Liva gözlerini kaçırdı.

— Üç yıl önce mühürlediğim şeyi neden mühürlediğimi artık biliyorum.

Ethan'ın yüzü değişti.

— Onu kurtarmaya mı çalışıyordun?

Liva cevap vermedi.

Bu sessizlik Ethan'a yetmişti.

— Demek doğru.

Liva gözlerini kapattı.

— Onu tamamen yok edemedim.

Gölgeden alçak bir ses yükseldi.

— Çünkü beni hâlâ bırakmadın.

Liva'nın eli titredi.

Ama bu kez geri adım atmadı.

Asasını mühür taşına doğrulttu.

Valeria hemen önüne geçti.

— Liva, emin misin?

Liva ona baktı.

— Hayır.

Valeria şaşırdı.

Liva devam etti.

— Ama ilk kez korktuğum için geri çekilmeyeceğim.

Ethan sessizce başını kaldırdı.

— Peki bize ne olacak?

Liva ikisine baktı.

— Bilmiyorum.

Bu cevap ikisini de susturdu.

Liva devam etti.

— Ama sizi bu işin dışında tutmaya çalışırsam lanet yine sizi bulacak.

Valeria'nın kolyesi parladı.

Ethan'ın gözleri kızıl renge döndü.

Liva bunu görünce derin bir nefes aldı.

— İşte kararım da bu.

Gölge bir anda hareketlendi.

Tapınağın duvarlarından siyah çizgiler yayıldı.

Ethan hançerini kaldırdı.

— Liva!

Liva asasını mühür taşına bastırdı.

Mor ışık bütün tapınağı kapladı.

— Bu kez kaçmayacağım.

Gölge geri çekildi.

— Beni mi seçiyorsun?

Liva gözlerini doğrudan ona çevirdi.

— Seni seçmiyorum.

Gölge birkaç saniye sessiz kaldı.

Liva devam etti.

— Seni durdurmanın yolunu seçiyorum.

Bir anda mühür taşının üzerindeki dört sembol birlikte parladı.

Valeria geri çekildi.

— Liva...

Taşın altından güçlü bir titreşim yayıldı.

Ethan dengesini kaybetmemek için duvara tutundu.

— Bu hiç iyi görünmüyor.

Valeria ona baktı.

— İlk kez aynı şeyi düşünüyoruz.

Zemin yeniden sarsıldı.

Güm.

Mühür üzerinde yeni bir çatlak oluştu.

Liva'nın yüzündeki kararlılık bozulmadı.

— Ne olursa olsun bu kez seçimi ben yapacağım.

Gölge yükseldi.

— Çok geç.

Liva asasını daha sıkı tuttu.

— Göreceğiz.

Mühür bir anda ışıkla doldu.

Bir süre sonra ışık söndü.

Üçü de olduğu yerde kaldı.

Mühür hâlâ duruyordu.

Ama dördüncü sembol değişmişti.

Valeria yavaşça yaklaştı.

— Liva...

Liva gözlerini mühürden ayırmadı.

— Bir şey değişti.

Ethan yanlarına geldi.

— Ne?

Liva birkaç saniye daha sessiz kaldı.

Sonra başını kaldırdı.

— Ben onu seçmedim.

Ethan kaşlarını çattı.

— Ne demek istiyorsun?

Liva mühre baktı.

— Kararımı değiştirdi.

Tam o anda mühür taşının altından bir ses yükseldi.

— Şimdi sıra sizde.

Valeria'nın yüzü gerildi.

Ethan hançerini yeniden kaldırdı.

Liva ise gözlerini mühürden ayırmadı.

Çünkü artık kararının neyi değiştirdiğini kendisi de bilmiyordu.