21. BÖLÜM — GERÇEĞİN GECESİ
21. BÖLÜM — GERÇEĞİN GECESİ
— Sonunda hatırladın.
Karanlığın içinden Ardan birkaç adım daha attı.
Ethan hemen hançerini kaldırdı.
— Bir adım daha atma.
Ardan durdu.
— Hâlâ aynı.
Ethan kaşlarını çattı.
— Ne aynı?
— Önce saldırıyorsun. Sonra soru soruyorsun.
Valeria araya girdi.
— Yeter. Üç yıldır ortada yoksun. Şimdi çıkıp hiçbir şey olmamış gibi konuşamazsın.
Ardan ona baktı.
— Haklısın.
Liva sessizce Ardan'ı izliyordu.
Valeria bunu fark etti.
— Sen onu tanıyorsun.
Liva başını kaldırdı.
— Evet.
— Ne zamandır?
Liva birkaç saniye sustu.
— Çok uzun zamandır.
Ethan araya girdi.
— Bin yıl mı?
Ardan'ın yüzündeki ifade değişti.
— Evet.
Ethan hançerini biraz daha sıktı.
— O zaman anlat.
Ardan tapınağın içindeki mühre baktı.
— Bin yıl önce üç soy burada bir araya geldi.
Valeria sordu:
— Vampirler, kurtlar ve cadılar.
— Evet.
— Ne istiyorlardı?
Ardan kısa bir süre sustu.
— Gücü kontrol etmek.
Ethan kaşlarını çattı.
— Hangi gücü?
Ardan'ın bakışları mühre kaydı.
— Şimdi lanet dediğiniz şeyi.
Valeria birkaç saniye mühre baktı.
— Ama laneti yaratmak istemediler.
— Hayır.
Ardan başını iki yana salladı.
— Sadece neyle uğraştıklarını bilmiyorlardı.
Liva sessizce ekledi:
— Kanlar birleşince ortaya çıkan gücü kontrol edemediler.
Ethan ona baktı.
— Ve onu mühürlediniz.
— Evet.
Valeria kolyesini tuttu.
— Ama yok olmadı.
Liva cevap vermedi.
Bu kez Ardan konuştu.
— Yok olmadı.
Valeria'nın yüzü gerildi.
— O zaman neden hâlâ bizimle bağlantılı?
Ardan'ın bakışları onun kolyesine kaydı.
— Çünkü lanet üç soyun kanına bağlandı.
Valeria kolyesini biraz daha sıkı tuttu.
Ethan hemen sordu:
— Benim kurt da bunun içinde mi?
— Evet.
Ethan birkaç saniye sessiz kaldı.
— Peki Valeria?
Ardan bu kez doğrudan Valeria'ya baktı.
— Onun kanı da lanete bağlı.
Valeria'nın yüzündeki ifade değişti.
— Ya bizim aramızdaki bağ?
Liva cevap verdi:
— O da bunun bir parçası.
Ethan'ın bakışları Valeria'ya döndü.
— Yani bütün bunlar...
Bir an durdu.
— Hissettiklerimiz de lanet yüzünden mi?
— Hayır.
Liva'nın cevabı hiç beklemeden geldi.
Ethan ona baktı.
— Emin misin?
— Eminim.
Liva'nın sesi sakindi.
— Lanet size bir şey hissettirmedi. Sadece aranızdaki bağı güçlendirdi.
Valeria sessizce Ethan'a baktı.
Ethan da gözlerini ondan ayırmadı.
Valeria sonunda hafifçe başını çevirdi.
— Tamam.
Ethan küçük bir gülümsemeyle ona baktı.
— Bu kadar mı?
— Şimdilik.
Liva ikisine bakıp iç çekti.
— Konuya dönebilir miyiz?
Ethan ona döndü.
— Üç yıl önce ne oldu?
Liva'nın yüzündeki ifade değişti.
— Mühür çatladı.
Valeria sordu:
— Sonra?
— İçeriden bir şey çıkmaya çalıştı.
— Ne?
Liva birkaç saniye sustu.
Ardan onun yerine cevap verdi.
— Lanetin bir parçası.
Ethan'ın gözleri daraldı.
— Gölge Varlık mı?
Ardan başını iki yana salladı.
— Hayır.
Valeria şaşkınlıkla sordu:
— O zaman Gölge Varlık ne?
Liva asasını biraz daha sıkı tuttu.
— O, lanetin kendisi değil.
Ethan kaşlarını çattı.
— Ama onunla bağlantılı.
— Evet.
Ethan başını salladı.
— Yani üç yıl önce sen neyi mühürledin?
Liva birkaç saniye sustu.
— Dışarı çıkmaya çalışan parçayı.
Valeria ona baktı.
— Ve bunu tek başına mı yaptın?
— Ardan da oradaydı.
Ardan sessizce başını salladı.
— Ama mührü kapatan Liva'ydı.
Tam o anda yer sarsıldı.
Üçü birden sustu.
Mührün üzerinden ince bir çatlama sesi geldi.
Valeria'nın kolyesi ısındı.
Ethan'ın gözleri kızardı.
Liva'nın asasından mor bir ışık yükseldi.
— Geri çekilin! — dedi Liva.
Valeria birkaç adım geriye gitti.
— Ne oluyor?
Liva mühre baktı.
— Mühür tepki veriyor.
Ethan Ardan'a döndü.
— Neden?
Ardan'ın yüzü gerildi.
— Çünkü bu kez farklı.
— Nasıl farklı?
Ardan cevap veremeden tapınağın içinden derin bir uğultu yükseldi.
Duvarlar titredi.
Sis kapının altından içeri sızmaya başladı.
Valeria fısıldadı:
— Yine sis...
Bu kez sisin içinden hiçbir ses gelmedi.
Sadece mührün etrafında ağır ağır dönmeye başladı.
Liva'nın yüzü soldu.
— Üç yıl önce böyle olmamıştı.
Ethan ona baktı.
— Ne olmuştu?
— Mühür çatlamıştı.
Liva gözlerini mühre dikti.
— Ama şimdi...
Cümlesini tamamlayamadı.
Mührün üzerindeki üç sembol aynı anda kızıl renkte parladı.
Ardan bir adım geri çekildi.
— Şimdi kendi kendine uyanıyor.
Ethan'ın sesi sertleşti.
— Lanet mi?
Ardan cevap vermedi.
Tapınağın derinliklerinden bir ses yükseldi.
— Beni hâlâ burada tutabileceğinizi mi sandınız?
Valeria'nın nefesi kesildi.
Ethan elini onun eline uzattı.
Valeria bu kez elini çekmedi.
Liva asasını kaldırdı.
Ses yeniden duyuldu.
— Bin yıl bekledim.
Mührün üzerindeki çatlak biraz daha büyüdü.
— Bu kez seçim benim.
Liva'nın yüzü bir anda değişti.
— Hayır...
Valeria ona baktı.
— Ne oldu?
Liva cevap vermedi.
Ardan sessizce konuştu.
— Bu sesi daha önce duyduk.
Ethan ona döndü.
— Ne zaman?
Ardan'ın gözleri mühre kilitlendi.
— Üç yıl önce.
Bir anda dışarıdan büyük bir gürültü geldi.
Mor gökyüzünün altında kızıl ışıklar yeniden yükseldi.
Mühür bir kez daha sarsıldı.
Karanlığın içinden aynı ses fısıldadı:
— Artık uyanıyorum.
Valeria, Ethan'ın elini daha sıkı tuttu.
Ethan gözlerini mührün üzerinden ayırmadı.
Liva asasını kaldırdı.
Ardan ise yalnızca tek bir cümle söyledi:
— Bu kez geri dönmesi için kimseye ihtiyacı yok.