BÖLÜM — GERÇEKLER
KIZIL AYIN LANETİ 🩸🌙
7. BÖLÜM — GERÇEKLER
Tapınağın kapısı kapandığında içerideki sessizlik daha da ağırlaştı.
Dördüncü mühür zeminin ortasında hâlâ parlıyordu.
Ethan kapıya gidip elini taşa uzattı. Parmakları taşa değer değmez geri çekildi.
— Açılmıyor.
Valeria yanına geldi.
— Çekil.
Avucunda kızıl bir ışık toplandı ve kapıya doğru uzattı.
Taş hafifçe titredi ama kapı açılmadı.
Valeria elini indirdi.
— Bizi gerçekten buraya hapsetti.
Liva mühre bakmaya devam ediyordu.
Ethan ona döndü.
— Sen bunu biliyordun.
Liva başını kaldırdı.
— Neyini?
— Bu mührü. Bu tapınağı. Gölge Varlık'ı...
Ethan bir an durdu.
— Bize söylemediğin daha ne var?
Liva'nın yüzündeki ifade değişti.
— Bazı şeyleri anlatmak o kadar kolay değil.
Valeria ona doğru yaklaştı.
— Kolay olmasını istemiyoruz.
Liva gözlerini kaçırdı.
— Bin yıl önce burada olanları tamamen anlatmadım.
Ethan'ın sesi sertleşti.
— Neden?
Liva cevap vermeden önce geçide baktı.
— Çünkü o geceyi hatırlamak istemiyorum.
Valeria'nın bakışları yumuşamadı.
— Ama lanet geri döndü.
Liva başını salladı.
— Biliyorum.
— O zaman geçmişte ne olduğunu bilmemiz gerekiyor.
Liva birkaç saniye sustu.
Sonunda alçak sesle konuştu.
— O gece Gölge Varlık buraya kendiliğinden gelmedi.
Ethan kaşlarını çattı.
— Nasıl yani?
Liva'nın elleri titremeye başladı.
— Onu çağırdık.
Valeria'nın yüzü değişti.
— Kim çağırdı?
Liva cevap vermedi.
Ethan bir adım yaklaştı.
— Liva.
Cadı gözlerini kapattı.
— Ben.
Tapınağın içinde kısa bir sessizlik oldu.
Ethan'ın yüzündeki şaşkınlık açıkça belli oluyordu.
— Sen mi çağırdın?
— Evet.
Valeria'nın sesi sertleşti.
— Neden?
Liva başını kaldırdı.
— Gücünü kullanabileceğimizi düşündüm.
— Neyi kullanacaktınız?
Liva cevap vermeden önce dördüncü mühre baktı.
— Laneti durdurmayı.
Ethan başını iki yana salladı.
— Ama işler ters gitti.
Liva'nın sesi iyice kısıldı.
— Çok ters gitti.
Tam o anda dışarıdan bir gök gürültüsü duyuldu.
Tapınağın taş duvarları titredi.
Üçü de yukarı baktı.
Tavanın arasından dışarıdaki gökyüzü görünüyordu.
Kızıl Ay'ın çevresindeki bulutlar hızla koyulaşıyordu.
Ardından tapınağın içine bir damla düştü.
Tık.
Valeria yere baktı.
Damla kırmızıydı.
Bir tane daha düştü.
Sonra bir tane daha.
Ethan başını kaldırdı.
— Bu ne?
Liva'nın yüzündeki korku geri döndü.
— Kızıl yağmur.
Valeria dışarı baktı.
Gökyüzünden kırmızı damlalar düşmeye başlamıştı.
Kızıl Ay'ın altında gökyüzü sanki ağır ağır kanıyordu.
Ethan birkaç saniye sessiz kaldı.
— Daha önce de oldu mu?
Liva cevap vermekte zorlandı.
— Evet.
Valeria hemen ona döndü.
— Ne zaman?
Liva gözlerini kapattı.
— Bin yıl önce.
Dışarıdan yeni bir gök gürültüsü duyuldu.
Bu kez çok daha yakındı.
Ethan kapıya baktı.
— Bunun anlamı ne?
Liva yavaşça cevap verdi.
— Mühür zayıflıyor.
Valeria dördüncü mühre baktı.
— Ne kadar zamanımız var?
— Bilmiyorum.
Ethan'ın sabrı taştı.
— Sen hiçbir şeyi bilmiyor musun?
Liva ona baktı.
— Bazı şeyleri biliyorum.
Kısa bir sessizlik oldu.
— Ama hepsini söylemeye hazır değilim.
Valeria'nın bakışları sertleşti.
— O zaman seni hazır olana kadar beklemeyeceğiz.
Liva cevap vermedi.
Çünkü Valeria'nın haklı olduğunu biliyordu.
Tam o sırada dışarıdan bir çığlık duyuldu.
Üçü de kapıya döndü.
Ardından başka bir çığlık daha geldi.
Ethan kapıya yöneldi.
— Dışarıda biri var.
Liva asasını kaldırdı.
— Dur.
— Neden?
— Çünkü yalnız değil.
Ethan durdu.
Valeria dışarı baktı.
Kızıl yağmurun altında gölgeler hareket ediyordu.
Bir tane.
İki tane.
Sonra daha fazlası.
Valeria'nın gözleri kızardı.
— Bizi bekliyorlar.
Liva başını salladı.
— Hayır.
Bir an durdu.
— Bizi buraya kadar takip ettiler.
Ethan hançerini kaldırdı.
— O zaman dışarı çıkıp ne olduklarını öğreniriz.
Liva hemen karşı çıktı.
— Hayır.
Ethan ona döndü.
— Neden?
Liva'nın sesi kısıldı.
— Çünkü bin yıl önce de aynısını yaptık.
Ethan sustu.
Valeria yavaşça Liva'ya baktı.
— Sonra ne oldu?
Liva cevap vermedi.
Valeria bir adım daha yaklaştı.
— Liva.
Cadı sonunda başını kaldırdı.
— Yanlış kişiye güvendik.
Ethan'ın yüzü gerildi.
— Kime?
Liva'nın gözleri bir anlığına Valeria'ya kaydı.
Sonra Ethan'a döndü.
— Bunu henüz söyleyemem.
Valeria'nın sabrı tükendi.
— Yine mi sır?
Liva sessiz kaldı.
Tam o anda tapınağın duvarında yeni bir yazı belirdi.
Taşın üzerinde harfler yavaşça oluştu.
“GERÇEĞİ SÖYLE, CADI.”
Liva'nın yüzündeki renk çekildi.
Ethan yazıya baktı.
— Bu senden ne istiyor?
Liva cevap vermedi.
Gölge Varlık'ın sesi tapınağın içinde yankılandı.
— Hâlâ saklıyorsun.
Liva asasını kaldırdı.
— Seni tekrar mühürleyeceğim.
Gölge güldü.
— Bir kez yaptın.
Kısa bir sessizlik oldu.
— İkinci kez yapabilecek misin?
Liva'nın eli titredi.
Valeria bunu gördü.
— Liva...
Cadı gözlerini kapattı.
— O gece yalnız değildim.
Ethan hemen sordu:
— Kim vardı?
Liva cevap verdi.
— Üç soyun temsilcileri.
Valeria'nın gözleri daraldı.
— Bizim atalarımız mı?
Liva başını salladı.
— Evet.
Ethan'ın bakışları sertleşti.
— Yani bu lanet bizim soylarımızla başladı.
Liva sessizce cevap verdi.
— Evet.
Dışarıdaki kızıl yağmur hızlandı.
Damla sesleri tapınağın taşlarına vuruyordu.
Tık... tık... tık...
Dördüncü mühür titremeye başladı.
Çat.
İnce bir çizgi oluştu.
Liva geri çekildi.
— Hayır.
Valeria mühre baktı.
— Kırılıyor.
Liva başını salladı.
— Henüz değil.
Ethan ona baktı.
— O zaman ne bekliyor?
Liva'nın gözleri üç mühür arasında dolaştı.
— Birleşmemizi.
Valeria kaşlarını çattı.
— Güçlerimizi mi?
— Evet.
Ethan bir an düşündü.
— Gölge Varlık bizim gücümüzü kullanmak istiyor.
Liva cevap vermedi.
Bu sessizlik cevaptan daha ağırdı.
Valeria kızıl enerjisini hazırladı.
— O zaman ona vermeyiz.
Ethan hançerini kaldırdı.
— Ne olursa olsun.
Liva ikisine baktı.
Korkusu hâlâ yüzündeydi.
Ama bu kez geri çekilmedi.
— O zaman bu kez birlikte savaşacağız.
Tam o anda gökyüzünde büyük bir ışık çaktı.
Kızıl yağmur tapınağın çevresini tamamen kapladı.
Dördüncü mühür bir kez daha çatladı.
Çat.
Ve karanlığın içinden, Gölge Varlık'ın sesinden farklı bir ses yükseldi.
— Sonunda.
Üçü de aynı anda karanlığa döndü.
Liva'nın gözleri büyüdü.
Çünkü o sesi tanıyordu.
— Hayır...
Ethan ona baktı.
— Kim bu?
Liva cevap veremedi.
Kızıl Ay'ın altında gökyüzü kan gibi kızarırken tapınağın derinliklerinden ağır bir nefes sesi geldi.
Ardından bir çift göz açıldı.
Bu kez gözler Gölge Varlık'a ait değildi.
Başka biri uyanmıştı.
Yorumlar
- Ötüken Kalemi 00 Kalem: Aynen ya, Liva’nın sırları bayağı fazla 😅 Daha neler çıkacak bakalım. 👀 çok teşekkür ederim
- Ötüken Kalemi 00 Kalem: Kızıl yağmur, hikâyede sıradan bir yağmur değil. Kızıl Ay’ın lanetiyle bağlantılı, yaklaşan olayların ve eski lanetin bir işareti. 🌙🩸 çok teşekkür ederim
- Erdem Çiçek: kızıl yağmur ne demek ki?