Keşfet

# 🩸 KIZIL AYIN LANETİ ## 27. BÖLÜM — ANNEMİN SESİ

Kızıl Ay laneti

# 🩸 KIZIL AYIN LANETİ

## 27. BÖLÜM — ANNEMİN SESİ

— Çok geç kaldınız.

Ses karanlığın içinden gelmişti.

Valeria merdivenlerde durdu. Birkaç saniye boyunca kimse konuşmadı. Sonra aşağıdan gelen soğuk hava yüzüne çarptı.

Az önce duyduğu isim hâlâ kulaklarındaydı.

Annesinin adı.

Valeria yavaşça Ardan'a döndü.

— O sesi sen de duydun, değil mi?

Ardan başını salladı.

— Evet.

— Annemin adını nereden biliyor?

Ardan cevap vermedi.

Valeria'nın sabrı tükendi.

— Bir şey söylesene!

— Burada duramayız. Önce buradan çıkmamız gerekiyor.

— Yine aynı şey! Bir kez olsun soruma cevap veremez misin?

Ethan araya girdi.

— Ardan, bildiğin bir şey varsa şimdi söyle. Valeria'nın daha fazla tahmine ihtiyacı yok.

Ardan gözlerini merdivenlerin aşağısına çevirdi.

— Burada duyduğunuz her şeye inanmayın. Bu yer insanların en çok korktuğu şeyleri kullanıyor.

Valeria'nın yüzü gerildi.

— Peki ya duyduğumuz şey gerçekse?

Ardan'ın verecek bir cevabı yoktu.

Tam o sırada duvarlardaki semboller birer birer parlamaya başladı. Kırmızı ışık taşların üzerinde ilerliyor, merdivenlerin altına doğru uzanıyordu.

Liva kırık asasını kaldırdı.

— Bir şey oluyor.

Ethan hançerini çıkardı.

— Bunu fark ettik.

Liva ona ters bir bakış attı.

— Şimdi sırası değil.

— Ben de zaten doğru zamanını bekliyordum.

Valeria istemeden gülümsedi. Ethan'ın böyle anlarda bile laf yetiştirmesi garip bir şekilde içini rahatlatıyordu.

Ama gülümsemesi kısa sürdü.

Aşağıdan bir kadın sesi yükseldi.

— Valeria...

Bu kez ses çok daha yakındı.

Valeria'nın yüzündeki renk çekildi. Çocukluğunda duyduğu, zamanla unutmaya çalıştığı bir sesti bu.

— Hayır... Olmaz.

Ethan ona döndü.

— Ne oldu?

Valeria yutkundu.

— Bu ses...

Bir adım aşağı indi.

— Annemin sesi.

Ethan hemen koluna dokundu.

— Emin misin?

Valeria gözlerini karanlıktan ayırmadı.

— Onu unutmadım.

Bir süre öylece bekledi. Sonra Ethan'ın elini tuttu.

— Ben aşağı ineceğim.

— O zaman birlikte ineceğiz.

— Ethan, ya bu bir tuzaksa?

— O zaman tuzak olduğunu anladığımızda geri döneriz.

Valeria ona baktı.

— Her şey bu kadar kolaymış gibi konuşuyorsun.

— Kolay olduğunu söylemedim. Sadece seni tek başına göndermeyeceğim.

Valeria bir şey söylemedi. Elini bırakmadı.

Ardan önden yürümeye başladı. Liva da onun arkasından ilerledi. Valeria ile Ethan ise birlikte merdivenlerden indiler.

***

Merdivenlerin sonunda dar bir geçit vardı. Duvarlarda eski resimler bulunuyordu. Bazıları neredeyse tamamen silinmişti.

Liva meşaleyi duvara yaklaştırdı.

— Bunlar mühürleme gecesinden kalmış olabilir.

Valeria resimleri incelemeye başladı. İlk üç figürün yanında vampirleri, kurt soyunu ve cadıları temsil eden işaretler vardı.

Dördüncü figürün yüzü kazınmıştı.

Valeria biraz daha yaklaştı.

— Şuna bakın.

Figürün boynunda bir kolye vardı. Şekli, Valeria'nın taşıdığı kolyeyle neredeyse aynıydı.

Valeria kendi kolyesini avucunun içine aldı. Taş hafifçe ısındı.

— Bunun anlamı ne?

Liva duvardaki yazıyı okumaya çalıştı. Harflerin çoğu silinmişti.

— Burada bir şey yazıyor.

Ardan yanına geldi.

Liva, okunabilen kelimeleri yavaşça seslendirdi:

— “Dördüncü kan... kendi kanını tanıyacak.”

Valeria başını kaldırdı.

— Dördüncü kan kim?

Liva cevap vermedi.

— Liva?

Cadı gözlerini yazıdan ayırmadan konuştu.

— Bilmiyorum.

Valeria ona uzun uzun baktı.

— Gerçekten mi?

Liva bu kez doğrudan gözlerinin içine baktı.

— Bazı şeyleri biliyorum. Ama bu yazının ne anlama geldiğini bilmiyorum. Sana sırf bir cevap vermek için yalan söylemeyeceğim.

Valeria'nın öfkesi biraz azaldı.

— Peki. Bildiklerini saklamadan anlatman yeterli.

Tam o sırada duvarın içinden hafif bir ses geldi.

Birisi taşların arkasında yürüyormuş gibiydi.

Ethan Valeria'nın önüne geçti.

— Herkes geri çekilsin.

Duvarın ortasında ince bir çatlak belirdi. Çatlak genişledikçe taşların arasından soluk bir ışık sızdı.

Sonra bir kadın göründü.

Yüzü net değildi. Sanki sisin arkasında duruyordu. Ancak boynundaki kolye açıkça seçiliyordu.

Valeria'nın elindeki taş parladı.

Kadın başını kaldırdı.

— Kızım...

Valeria'nın dudakları aralandı.

— Anne?

Ethan ona seslendi ama Valeria duymamış gibiydi.

Kadın elini uzattı.

— Buraya gel.

Valeria bir adım attı.

Ethan kolunu tuttu.

— Bir dakika. Bunun gerçekten o olduğundan emin değiliz.

Valeria gözlerini kadından ayırmadan konuştu.

— Biliyorum.

— Valeria...

— Biliyorum, Ethan. Ama ya gerçekten annemse?

Ethan sustu.

Valeria'nın sesindeki titremeyi duyuyordu. Onu durdurmak istiyordu ama bunun ne kadar zor olduğunu da anlıyordu.

Valeria yeniden kadına baktı.

— Eğer gerçekten annemsen, bana bir şey söyle. Başka kimsenin bilmediği bir şey.

Kadın bir süre sessiz kaldı.

Sonra yumuşak bir sesle konuştu:

— Korktuğunda gözlerini kapatma. Önce neye baktığını anla.

Valeria'nın gözleri doldu.

Bu sözü çocukken annesi söylemişti. Ne zaman korksa aynı cümleyi tekrarlardı.

— Bunu nereden biliyorsun? — diye fısıldadı Valeria.

Kadın gülümsedi.

Fakat bir şey yanlıştı.

Gülümsemesi yüzünde kalmıyor, sanki karanlık tarafından yavaş yavaş siliniyordu.

Liva birden bağırdı:

— Valeria, geri çekil!

Kadının görüntüsü titredi. Yüzünün bir kısmı siyah bir gölgeye dönüştü.

— Beni burada bıraktınız, — dedi kadın.

Sesi artık aynı değildi.

Valeria geriye çekildi.

— Sen kimsin?

Kadın cevap vermek yerine Ardan'a baktı.

— Sen de oradaydın.

Ardan'ın elindeki hançer yere düştü.

Valeria ona döndü.

— Ne demek istiyor?

Ardan'ın yüzü bembeyaz olmuştu.

Kadın yeniden konuştu:

— Beni mühürleyenlerden biri de Ardan'dı.

Valeria bir süre hiçbir şey söylemedi. Sonra Ardan'a doğru yürüdü.

— Doğru mu?

Ardan başını eğdi.

— Evet.

Valeria'nın gözleri dolmuştu ama bu kez ağlamadı.

— Bunu ne zamandır biliyordun?

— O geceden beri.

— Ve bana söylemedin.

— Seni korumaya çalıştım.

Valeria başını iki yana salladı.

— Bunu söyleyip duruyorsun. Ama bana neyin tehlikeli olduğunu bile anlatmıyorsun ki kendimi koruyabileyim.

Ardan cevap vermedi.

Valeria yüzünü çevirdi.

— Şu an sana söyleyecek bir şeyim yok.

Duvarın içindeki kadın yeniden kıpırdadı.

— Gerçek kapının ardında, Valeria.

Ardından görüntü tamamen kayboldu.

Duvarın ortasında yalnızca dördüncü mühür kaldı. Mührün tam ortasında ince bir çatlak vardı.

Ethan, Valeria'nın yanına geldi.

— İyi misin?

Valeria başını salladı ama gözleri hâlâ duvardaydı.

— Bilmiyorum.

Ethan onu zorlamadı. Yalnızca elini tuttu.

Bir süre sonra Valeria parmaklarını onun eline geçirdi.

— Buradan çıkınca benimle konuşacaksın, değil mi?

— Elbette.

Valeria ona baktı.

— Gerçekten mi?

— Evet. Ne saklıyorsam anlatacağım.

Valeria, Ethan'ın yüzünü inceledi. Ona inanmak istiyordu. Fakat son birkaç saatte öğrendikleri, güvenmenin ne kadar zor olduğunu göstermişti.

— Seni bu konuda da uyarmam gerekiyor mu?

Ethan hafifçe gülümsedi.

— Hayır. Bu kez söz veriyorum.

Valeria başını salladı.

— Tamam.

***

Geçidin sonunda demir bir kapı vardı. Üzerinde dört sembol bulunuyordu. İlk üçü solgundu; dördüncüsü ise Valeria yaklaştığında parlamaya başladı.

Ardan kapıyı itti ama kapı kıpırdamadı.

Liva sembolleri inceledi.

— Bir anahtar gerekiyor.

Valeria kolyesini kaldırdı.

— Sanırım aradığımız şey bu.

Ethan içini çekti.

— Bu kolyenin biraz dinlenmeye ihtiyacı yok mu?

Valeria ona baktı.

— Şimdi şaka yapmanın sırası mı?

— Gergin olduğumda konuşuyorum.

— Fark ettim.

Valeria kolyeyi dördüncü sembole yaklaştırdı.

Taşın içinden kızıl bir ışık yayıldı. Kapı önce sarsıldı, ardından ağır ağır açıldı.

İçeride küçük bir oda vardı.

Odanın ortasında taş bir masa duruyordu. Masanın üzerinde eski bir defter vardı.

Valeria masaya yaklaştı.

Defterin kapağındaki işareti görünce durdu.

— Bu bizim ailemizin sembolü.

Liva şaşkınlıkla ona baktı.

— Emin misin?

— Annemin eşyalarında görmüştüm.

Valeria defteri açtı. İlk sayfadaki yazıların bir kısmı silinmişti. Ancak altta annesinin adı okunuyordu.

Valeria'nın elleri titredi.

— Bu gerçekten onun defteri olabilir.

Ethan yanına geldi.

— Bakalım ne yazmış.

Valeria sayfayı çevirdi. İlk satırlar eski

Yorumlar

  • Mardin güzeli: Ne kadar istemesem de bu ses gerçekte annene ait olabilir korkma
  • Umay Vuralcan: bu gerçekten onun sesi mi belli değil
  • Nazlı Güler: valeria o sesi erkenden bırakmalıydın daha fazla beklememeliydiniz
  • Berk Emir Baran: valeria hesaplaşma zamanı geldi artık kaçma bunlardan!
  • Ege Pektaş: ethan dikkat et!
  • Eda Rüzgar: heyecanı hissetmeyen yoktur seni dinlemeden geçtiler besbelli
  • Ayla Malkoç: Bu dilediğin özellikleri doğru yerden bulabilirsin valeria
  • Doğan Sancak: belki de duyguların gerçek değil
  • Ahmet Gürsoy: liva sen madem biliyorsun söylesenize bir şeyler merak ettin bizi
  • Eylül Karaca: ethan rüyalarının peşine düş bu sefer kaybolma sakın
  • Aleyna Mumlu: anne demek ne garip ya?