Keşfet

MÜHRÜN ÇATLAĞI

Kızıl Ay laneti

KIZIL AYIN LANETİ 🩸🌙

9. BÖLÜM — MÜHRÜN ÇATLAĞI

— Bir seçim daha kaldı.

Karanlığın içinden gelen ses, tapınağın duvarlarında yankılandı.

Ethan'ın eli hançerinin kabzasında sıkılaştı.

— Çık karşıma.

Ses kesildi.

Bu kez cevap gelmedi.

Dışarıdaki kızıl yağmur taşlara vurmaya devam ederken tapınağın içinde ağır bir sessizlik oluştu. Rüzgâr, kırık pencerelerden içeri giriyor, duvarlardaki alevleri titretiyordu.

Valeria gözlerini zemindeki mühre dikmişti.

Çatlak büyüyordu.

İnce çizgi taşın üzerinde ilerliyor, üç sembolün arasından geçerek dördüncü mühre doğru uzanıyordu.

— Liva...

Cadı cevap vermedi.

Valeria ona döndü.

— Liva!

Liva irkilerek başını kaldırdı.

— Ne oldu?

Valeria mührü gösterdi.

— Bunu durdurabilir misin?

Liva asasını kaldırdı.

— Deneyeceğim.

Mor ışık zemine yayıldı.

Çatlak birkaç saniyeliğine durdu.

Sonra...

ÇAT!

Mührün bir parçası kırıldı.

Liva geriye doğru sendeledi.

Ethan hemen yanına gitti.

— Liva!

— İyiyim.

Liva ayağa kalkarken asasını yeniden kavradı.

Valeria mühre baktı.

— Bir şey onu içeriden zorluyor.

Ethan hançerini kaldırdı.

— O zaman ne olduğunu bulacağız.

Tam o anda taşların altından bir ses geldi.

Tak.

Üçü de sustu.

Tak... tak...

Bu kez ses daha yakındı.

Valeria yavaşça geri çekildi.

— Duydunuz mu?

Ethan başını salladı.

— Evet.

Liva'nın yüzü gerildi.

— Kimse hareket etmesin.

Ethan ona baktı.

— Neden?

Liva cevap vermedi.

Zeminin altından ince bir çizgi geçti.

Ardından taşların arasından siyah bir duman yükseldi.

Valeria'nın avucunda kızıl bir ışık oluştu.

— Geri çekilin.

Ethan onun önüne geçti.

— Sen geri çekil.

Valeria kaşlarını çattı.

— Ethan, önümden çekil.

— Hayır.

— Kendimi koruyabilirim.

Ethan ona baktı.

— Biliyorum.

Kısa bir sessizlik oldu.

— Yine de burada dur.

Valeria bir şey söylemedi.

İkisi de karanlığa döndü.

Liva asasını kaldırdı.

— Hazır olun.

Duman yükselmeye devam etti.

Bir anda bütün meşaleler söndü.

Tapınak tamamen karanlığa gömüldü.

— Liva?

Ethan'ın sesi karanlıkta yankılandı.

Cevap gelmedi.

— Liva!

Bu kez Valeria konuştu.

— Buradayım.

Ethan hemen ona döndü.

— Liva nerede?

Valeria etrafı dinledi.

— Bilmiyorum.

Uzaklardan bir ses geldi.

— Ethan...

Ethan'ın yüzü gerildi.

Liva'nın sesiydi.

— Liva?

Valeria hemen kolunu tuttu.

— Dur.

— Sesini duydum.

— Ben de.

Bir saniye sonra aynı ses yeniden duyuldu.

— Ethan... buraya gel.

Bu kez ses başka bir taraftan gelmişti.

Ethan etrafına baktı.

— Bu mümkün değil.

Valeria'nın gözleri karanlığa alışmaya başladı.

— Gölge Varlık.

Bir anda karşılarında iki kırmızı göz belirdi.

Ethan hançerini kaldırdı.

— Liva'yı bırak!

Gözler kayboldu.

Ardından tapınağın arka tarafında bir ses yükseldi.

— Ethan!

Bu kez Valeria'nın sesiydi.

Ethan refleksle döndü.

Valeria hâlâ yanındaydı.

Ethan'ın yüzü gerildi.

— Yine yapıyor.

Valeria başını salladı.

— Sesimizi kullanıyor.

Karanlığın içinden kısa, boğuk bir gülüş duyuldu.

Sonra meşaleler aynı anda yeniden yandı.

Liva birkaç metre ötede yerdeydi.

Asasına uzanmaya çalışıyordu.

Ethan hemen yanına koştu.

— İyi misin?

Liva asasını aldı.

— İyiyim.

Valeria da yanlarına geldi.

— Seni buraya kim getirdi?

Liva başını kaldırdı.

— Bilmiyorum.

Sonra bakışları zemine kaydı.

Yüzündeki ifade değişti.

— Mühür...

Ethan onun baktığı yere döndü.

Dördüncü sembolün çevresindeki taşlar tamamen çatlamıştı.

Ortada karanlık bir boşluk oluşmuştu.

Liva yavaşça ayağa kalktı.

— Geri çekilin.

Ethan ona baktı.

— Ne geliyor?

— Bilmiyorum.

Bu cevap Ethan'ı birkaç saniye susturdu.

Çünkü Liva'nın sesindeki korku, sözlerinden daha fazlasını anlatıyordu.

GÜM!

Zemin şiddetle sarsıldı.

Valeria dengesini kaybetti.

Ethan refleksle kolundan tuttu.

Valeria ona baktı.

— İyiyim.

Ethan elini çekti.

— Tamam.

Tam o sırada karanlığın içinden bir ses yükseldi.

— Bağ tamamlanıyor.

Ethan'ın bakışları sertleşti.

— Ne bağı?

Cevap gelmedi.

Karanlık, dördüncü mührün içinde kıpırdadı.

Sonra aynı ses yeniden duyuldu.

— Onunla arandaki.

Ethan'ın bakışları Valeria'ya kaydı.

Valeria da ona bakıyordu.

Bir an ikisi de konuşmadı.

Ethan'ın gözleri yeniden kızarmaya başladı.

Nefesi ağırlaştı.

— Valeria...

— Buradayım.

Ethan ne söyleyeceğini bilemedi.

İçinde tuhaf bir çekim vardı.

Sanki bir şey onu Valeria'ya doğru yaklaştırmaya çalışıyordu.

Liva bunu fark etti.

— Ethan, ondan uzaklaş.

Ethan başını ona çevirdi.

— Neden?

— Çünkü mühür bunu istiyor.

Valeria kaşlarını çattı.

— Ya lanet bizi birbirimize bağlamaya çalışıyorsa?

Liva cevap vermedi.

Tam o anda mührün ortasındaki karanlık yeniden hareket etti.

Taşların arasından bir el uzandı.

Üçü de dondu.

Parmaklar yavaşça taş zemine tutundu.

Ethan hançerini kaldırdı.

Valeria'nın avucunda kızıl ışık toplandı.

Liva asasını zemine vurdu.

— Geri çekilin!

El bir anda durdu.

Hiçbiri hareket etmedi.

Sonra parmaklar taşın üzerinde daha sıkı kapandı.

ÇAT!

Mührün büyük bir parçası koptu.

Tapınağın duvarları sarsıldı.

Dışarıdaki gökyüzü bir anda daha da kızardı.

Kızıl yağmur şiddetlendi.

Liva'nın bakışları karanlıktaki boşluğa kilitlendi.

— Bu...

Cümlesi yarım kaldı.

Valeria ona döndü.

— Ne?

Liva cevap vermedi.

Çünkü karanlığın içindeki elin arkasında başka bir gölge hareket etmişti.

Sonra bir tane daha.

Ethan hançerini daha sıkı kavradı.

— Kaç kişiler?

Liva başını yavaşça iki yana salladı.

— Bilmiyorum.

Karanlığın içinden bir ses geldi.

Bu kez Gölge Varlık'ın sesi değildi.

— Sonunda kapı açıldı.

Üçü de aynı anda karanlığa baktı.

Ethan bir adım öne çıktı.

— Kim var orada?

Cevap olarak yalnızca ayak sesi duyuldu.

Tak.

Bir adım daha.

Tak.

Liva'nın yüzü değişti.

Valeria bunu fark etti.

— Tanıyor musun?

Liva gözlerini karanlıktan ayırmadı.

— O sesi...

Sustu.

Ethan ona döndü.

— Ne oldu?

Liva'nın parmakları asasının üzerinde sıkılaştı.

— Yıllardır duymadığım bir ses.

Karanlıktaki gölgeler biraz daha yaklaştı.

Ethan Valeria'nın önüne geçti.

Valeria da kızıl ışığını hazırladı.

Liva asasını kaldırdı.

Tam o sırada tapınağın bütün kapıları aynı anda kapandı.

GÜM!

Üçü de irkildi.

Karanlığın içinden gelen ses bu kez çok daha yakındı.

— Şimdi seçim başlayacak.

Valeria'nın gözleri kızardı.

Ethan hançerini kaldırdı.

Liva ise ilk kez geri adım attı.

Çünkü karanlığın içinden gelen sesi artık net bir şekilde tanımıştı.