bölüm 5
karan yine sinir krizi geçirmişti ve yine sinirini eşyalardan çıkarttıktan sonra, ilacını almış ve içmişti. ellerinin halini yeni yeni farkına varıyordu, yapacağı birsey yoktu artık alışmıştı bu acıya . Karan elleri için sağlık kitini aldı gerekli ilaçları aldı masaya koydu .pamuğa ilacı döktü ve eline dokundurdu elini sarmamıştı ona göre gerek yoktu. en sonunda eşyalarını cebine attı.şirketteki asansöre bindi oto park katına bastı. arabasına bindi ve karakurt konağına gitti. eve girince ilk işi Asena ya bakmak olmuştu seviyordu içten bir şekilde ancak onu yansıtmıyordu. sinir krizi geçirdiğinde ona patlıyordu ilk gün aslında Asena onun sinir krizi geçirmemesinde yardımcı olmuştu ancak bilmiyordu.asena nın odasına girmeden kapısını çaldı .birkaç dakika bekledi ses yoktu tekrar çaldı yine ses yoktu en sonunda girmeye karar verdi karan.
"sare giriyorum içeri duştan yeni çıkmışsın benden değil" dedi ve kapıyı açtı.kimse yoktu ancak bir not vardı karan nota yaklaştı korkuyordu gitmesinden yeni gördüğü bildiği kardeşinin gitmesinden korkuyordu .
notu eline aldı okumaya başladı .
"birkaç gün olmayacağım şirkette aksilikler çıkmış yurt dışına gitmem lazım geri döneceğim :)" yazıyordu karan rahatladı ama kafasında bir soru vardı ne zaman dönecekti ? karan'ın haberi yoktu ama sare abisini kurtarmaya gidiyordu aynı zamanda sare'ninde bu durumdan haberi yoktu.
sare ise ne mi yapıyordu teröristleri korkutan kişi olarak hazırlanıyordu geri döndüğü için mutluydu arkadan da 'beni bilen iyi biliyor' İrem derici açmış hazırlanıyordu . en sonunda operasyon kıyafetini giydi ve silah larını almak için silah deposu olan odaya geldi .beylik tabancasını aldı ve operasyonda kullandığı keskin nişancı ve her zaman askerlerin kullandığı piyade tüfeği aldı .çantasına katlayarak koydu keskin nişancı tüfeğini. birkaç bomba aldı onu da kıyafetinin askı kısmına yerleştirdi m 3 er adet yedek mermi aldı her silah için . çelik yeleğini giydi ve lensleri çıkarttı .şuanda aynada 'teröristlerin korkulu rüyası kor' vardı ya da onların değişiyle' kızıl kurt geldi burası havaya uçacak ' diyorlardı .artık hazırdım kendimi helikopter pistine attım .albayın gelmesiyle hazır ola geçtim Cüneyt albay " rahat " demesiyle rahatça geçtim ,o ise konuşmaya başladı " her operasyon gibi bunu da başaracağına eminim kızıl kurt git ve kurtlarımızı o paçavraların elinden al " dedi .
"EMREDERSİNİZ KOMUTANIM" yüksek sesle söylemiştim bunu. kafa selamı verip helikoptere bindim. birkaç dakika sonra helikopter çalışmıştı, iki saat sonra gideceğimiz yere yaklaşmıştık gideceğimiz yere yaklasmamı fark etmemle beraber Teğmen in konuşması bir olmuştu.
" komutanım burası dağlık arazi düz bir yere çekemem çeksem bile bizi fark ederler sizi burada bırakmak zorundayım" dedi. " tamamdır aslanım sorun değil sen elinden geleni yapıyorsun" dedim ve çantam sırtımda aşağıya ip sallandırdım .ipi sallandırdıktan sonra ipe tutunarak aşağıya indim .ipi aldım, ve çantama geri koydum. yarım saattir yürüyordum en sonunda gelmiştim .o mekana istihbarat bilgilerinizin sonucunda burayı bulmuştum. keskin nişancı tüfeği için görünmeyecek bir yere geçtim. etrafta 15 terörist vardı keskin nişancı tüfeğini kurdum. görüş açısına baktım elimle nişan aldım. sonrası TAK TAK TAK TAK TAK sesleriydi. 15 tanesi ölmüştü çünkü kor 1 mermi atıp üç tane vururdu bunu herkes bilirdi .
teröristlerin ölüp ölmediğini bakarken bir telsiz fark etti .telsizden ses geliyordu " maho ne oluyor orda maho ses verin o mu geldi" diyordu kolpa'nın sesiydi bu .telsizde sesimin gitmesi için tuşa bastı, " doğru tahmin kolpa kızıl kurt burada" dedi sesi ürkütücüydü. ve telsize bir ses girdi o anda.
*buradan sonra yola girme sen Doğukan polat cem yıldız tercihimdir.
"Arif isen bir gün seni seslerler
Bülbül deyu gülistanda beslerler
Bir gün seni rehberinden isterler
Kimin izni ile girdin yola sen?"
kor'un silah sesleri şarkıya karışıyordu her odaya girip bütün teröristleri öldürüyordu.
"Bir gün seni rehberinden isterler
Kimin izni ile girdin yola sen?
Kimin izni ile girdin yola sen?"
tekrar bir odaya tekme atarak girdi kor,
odadaki bütün teröristleri öldürüp yine çıktı. bir yandan da şarkıya eşlik ediyor bir yandan da karşısına çıkan teröristleri öldürüyordu .
"Özün eğri ise yola zararsın
Derdini yetişmiş, derman ararsın
Maslahatın nedir? Şarı sorarsın
Sarraf olmayınca girme şara sen
Maslahatın nedir? Şarı sorarsın
Sarraf olmayınca girme şara sen
Sarraf olmayınca girme şara sen"
iki kapı kalmıştı küçük olana tekme atarak girdi ve oradaki teröristleri öldürdü bir yandan da girdiği odadaki önemli belgeleri alıyordu.
"Kapıdan çıkınca köşe gözetme
İçin' karartıp da dışın' düz etme
Şah Hatayî, ötesini uzatma
Mümin isen bir ikrarda dura sen
Şah Hatayî, ötesini uzatma
Mümin isen bir ikrarda dura sen
Mümin isen bir ikrarda dura sen"
Kaynak: Musixmatch
en sonuncu büyük kapıyı kırdı .kor kolpa nın adamlarını iki mermide öldürdü. yavaş yavaş kolpanın yanına geldiğinde şunu dedi " kimin izniyle girdin bu yola sen " ama bu bir bağırış değildi haykırmak tı." benim seni bulacağımı bilmeme rağmen ne diye bu yola giriyorsun sen?" dedi karşısındaki kolpa ise korkudan hareket bile edemiyordu. 4 el ateş sesi geldi askerlerin zincirlerine ateş etmişti . "sahalara geri dönmedi diye seviniyorsun ya şimdi sana bir şey söyleyeyim mi kolpa " bir süre sonra kolpa kendine gelmişti ." söylue bakalıum kızuıl hanum " dedi kolpa. " ben hep senin arkandaydım sadece zamanı bekliyordum yani patlatılan diğer kampları ben patlattım ve gitmene izin verdim ama bu sefer gitmene izin yok " dedi ve eline bir el ateş ederek vurdu onlar konuşurken tim toplanmıştı yaralıların yaraları sarılmıştı. teknolojik cihazı çalışıyordu. zaten tekrar açmaya uğraşmadı. "gidiyoruz burası tamam tim komutanı kimse yanıma gelsin " dedi ve kapıya doğru teröristi alarak kapıyı açtı. telsizi cızırtısı bozdu hareketini .Cüneyt albayın sesiydi bu, " kızıl kurt duyuyor musun beni tekrar ediyorum duyuyor musun" dedi. "kızıl kurt dinlemede"
" tim komutanı yanındaki kızıl kurt " diye sordu albay. " tim komutanı yanımdadır " diyerek cevapladı albayı. " anlaşılmıştır kızıl telsizi ona uzat " tim komutanına telsizi uzattı tim komutanı konuştu bu sefer.
"BİNBAŞI alptekin Altay karakurt EMREDIN KOMUTANIM " dedi bazı yerlerde sesini yükselterek. " Altay beni dinle burada kızıl kor'un emrinden çıkamayacaksınız emir onda ANLAŞILDI MI ASKER "dedi asker kısmını daha çok baskılayarak. Altay cevap verdi "ANLAŞILDI KOMUTANIM " dedi. "telsizi KIZILA VER ASKER " dedi Altay telsizi kor 'a uzattı albay in sesi geldi telsizden, " kızıl buradan 5 km uzaklıkta yürüyeceksiniz başka bir şey var mı istediğin bir şey " Asena cevapladı. arapçaydı bu dil ama asenanın söyleyiş biçimi farklı olduğu için kimse anlamamıştı.
"قنابل حمراء onları istiyorum"
dedi Arapça kısımda ise kızıl bombalar demekti.
Asena binbaşıya döndü sadece şunu dedi.
" 5 km ilerisi yürüyeceğiz" dedi binbaşı içinden değişik birisi dedi ,o kişinin kardeşi olmasını bilmeden. birkaç dakika içerisinde timle beraber dışarı çıktılar .Asena telsize bastı birkaç dakika sonra farklı bir frekansa geçti.
" Üsteğmen vera karakurt sorun nedir " dedi karşısındaki kadın .kızıl cevapladı ," kızıl 16'18 46'14 kızıl bombalardan istiyorum Üsteğmen yapabilir miyiz " karşısındaki kadın kısa bir süre güldü. " sorman hata kızıl kurt senin istediğin benim için emretmektir oldu bile iki dakika içerisinde o bölgeyi boşaltmış olun " dedi iki dakikaya yaklaşmıştı zaman. iyice uzaklaşmışlardı iki dakika dolduğunda yüksekten üç tane bomba geldi bu da kızıl kurt'un yaptırdığına emin olabilirdi. Asena bir süre izledi telsizden ses geldi ." Üsteğmen vera karakurt görevini tamamlamıştır iyi seyirler dileriz kızıl kurt " dedi ve yavaş yavaş uzaklaştı Asena time döndü, " gidiyoruz iki km yolumuz var " bir saatte gelmiştik helikopter yaklaşıyordu. helikopter durdu düz bir yerde timdekiler tek tek içeri bindi en son kızıl kurt kalmıştı. binbaşı ona elini uzattı kor o eli tutmak yerine helikopterin tutamacına tutunda ve içeriye attı