Keşfet

## BÖLÜM 1 — KODLARIN SESSİZLİĞİ, AİLELERİN SOĞUKLUĞU

KÖKLER VE ALGORİTMALAR

# GÜÇ, KAN VE ALGORİTMA

## BÖLÜM 1 — KODLARIN SESSİZLİĞİ, AİLELERİN SOĞUKLUĞU

Palo Alto'daki malikanede sabah çoktan başlamıştı.

Bahçeden kuş sesleri geliyor, mutfaktan kahvaltı hazırlığının kokusu yayılıyordu. Evin diğer odaları sakindi ama çalışma odasının kapısı açıktı. Yaşamsü Gwen, bilgisayarının başında oturmuş, şirketinin güvenlik raporlarını inceliyordu.

Ekrandaki satırlardan birine yeniden döndü.

Bir şey dikkatini çekmişti.

Henüz ne olduğunu bilmiyordu ama içindeki şüpheyi de görmezden gelemezdi. Dosyaya kısa bir not ekledi, ardından bilgisayarın başından kalkmaya hazırlanırken kapıda bir ses duydu.

“Anne!”

Umut, elindeki tabletiyle içeri girdi.

“Bak, şunu çözdüm.”

Yaşamsü sandalyesinde ona döndü.

“Günaydın demek yok mu?”

“Günaydın. Ama önce bunu görmen lazım.”

“Anladım. Demek ki bugün de kahvaltıdan önce bilgisayar konuşacağız.”

“Bilgisayar değil, program.”

“Pardon. Çok önemli bir ayrıntı.”

Umut gülümseyerek tableti uzattı. Yaşamsü ekrana baktı. Oğlunun bulduğu hatayı hemen fark etti ama bunu söylemek yerine ona bir soru sordu.

“Peki, bu hatanın neden oluştuğunu düşündün mü?”

“Evet. Program bazı verileri yanlış sırayla işliyor. Bir de burada gereksiz bir işlem var.”

Yaşamsü başını salladı.

“Güzel yakalamışsın. Ama sadece hatayı bulmak yetmez. Neden oluştuğunu da anlaman gerekiyor.”

“Onu da çözeceğim.”

“Önce kahvaltı yap. Dünya seni bekler.”

Umut tableti göğsüne bastırdı.

“Beş dakika daha?”

“Hayır.”

“Üç dakika?”

“Umut.”

“Tamam, tamam.”

Tam o sırada Deniz kapıda belirdi. Elindeki kurabiyeden bir ısırık aldıktan sonra kardeşine baktı.

“Yine mi bilgisayar?”

“Bir sorunu çözüyorum.”

“Bence bilgisayar artık senden korkuyor.”

Umut kaşlarını çattı.

“Hiç komik değil.”

“Ben güldüm ama.”

Deniz kendi söylediğine gülerken Yaşamsü de kendini tutamadı.

“İkiniz de aşağıya. Kahvaltı hazır.”

Deniz kapıdan çıkarken arkasına döndü.

“Umut, acele et. Yoksa kahvaltıyı da bilgisayara yaptıracağız.”

“Deniz!”

Kardeşlerin sesleri koridorda uzaklaşırken Yaşamsü bir süre kapıya baktı.

Onların yanında her şey daha kolaydı. İşlerin yoğunluğu, bitmeyen toplantılar, şirketin sorumluluğu… Hepsi bir şekilde yoluna giriyordu. Çocuklarıyla geçirdiği birkaç dakika bile günün geri kalanını değiştirmeye yetiyordu.

Yine de geçmiş, insanın en mutlu anlarında bile kapıyı çalabiliyordu.

Bu kez telefonuyla.

Ekranda Liam'ın adı belirdi.

Yaşamsü birkaç saniye bekledi, sonra aramayı açtı.

“Günaydın.”

“Günaydın. Çocuklar kalktı mı?”

“Evet. Şu an kahvaltıya gitmeye çalışıyoruz.”

Liam hafifçe güldü.

“Yani Umut yine bir şey mi keşfetti?”

“Bir program hatası bulmuş. Kahvaltıdan daha önemli olduğunu düşünüyor.”

“Tanıdık geldi.”

“Deniz de ona takılmadan duramıyor.”

“Evde hayat var demek.”

Yaşamsü'nün yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.

“Her zamanki gibi.”

Liam kısa bir süre sustu.

“Dün Deniz beni arayacağını söylemişti. Aramadı.”

“Uyuyakalmış. Sabah hatırlatırım.”

“Önemli değil. Sonra konuşuruz.”

Aralarında kısa bir sessizlik oluştu. Eskiden böyle sessizlikleri doldurmak için bir şeyler bulurlardı. Şimdi ikisi de söylemek istediği cümleyi içinde tutmayı öğrenmişti.

Liam yeniden konuştu.

“Bugün çocukları alabilir miyim? Birlikte vakit geçirmek istiyorum.”

“Tabii. Öğleden sonra uygun. Kaçta geleceğini haber ver yeter.”

“Üç gibi olur mu?”

“Olur.”

“Güzel.”

Telefonu kapatmak üzereyken Liam yeniden seslendi.

“Yaşamsü?”

“Efendim?”

“Bir şey soracağım ama boş ver.”

Yaşamsü kaşlarını hafifçe çattı.

“Şimdi merak ettirdin. Sor.”

“İyi misin?”

Soru basitti. Cevabıysa düşündüğünden daha zordu.

“İyiyim. Neden sordun?”

“Bilmiyorum. Bir süredir doğru düzgün konuşmuyoruz.”

Yaşamsü bakışlarını pencereye çevirdi.

“Çocukları konuşuyoruz.”

“Evet. Çocukları konuşuyoruz.”

Liam'ın sesinde bir sitem yoktu. Belki de bu yüzden Yaşamsü ne diyeceğini bilemedi.

“Bazen seni merak ediyorum,” dedi Liam. “Hepsi bu.”

Yaşamsü parmaklarını telefonun kenarında gezdirdi.

“Ben de seni merak ediyorum.”

Cümle ağzından çıkar çıkmaz ikisi de sustu.

Bu, bir barışma sözü değildi. Geçmişte yaşananları silen bir cümle hiç değildi. Ama ikisinin de tamamen yabancılaşmadığını gösteriyordu.

Liam sessizliği bozdu.

“Çocuklara benden selam söyle.”

“Söylerim.”

“Görüşürüz.”

“Görüşürüz, Liam.”

Arama sona erdi.

Yaşamsü telefonu masaya bıraktı. Bir zamanlar Liam'la gün içinde defalarca konuşurlardı. Bazen önemli bir şey anlatmak için, bazen de gün içinde başlarına gelen saçma bir olayı paylaşmak için ararlardı birbirlerini.

Sonra hayat ağırlaşmıştı.

İşler, sorumluluklar, ertelenen konuşmalar ve bir türlü dile getirilmeyen kırgınlıklar aralarına girmişti. Aynı evde yaşarken bile birbirlerini anlamakta zorlandıkları zamanlar olmuştu.

Birbirlerini sevmedikleri için ayrılmamışlardı. Ama sevgi de tek başına her sorunu çözmeye yetmemişti.

Yaşamsü bunu kabul etmeyi öğrenmişti.

Liam'ın iyi bir baba olduğunu da biliyordu. Çocukların okulda yaşadıkları en küçük olayı bile dinler, hastalandıklarında başlarında beklerdi. Onlarla geçireceği zamanı önceden planlar, söz verdiğinde sözünü tutmaya çalışırdı.

Yaşamsü, çocuklarının babalarını sevmelerini hiçbir zaman bir sorun olarak görmemişti.

Onların Liam'la kurduğu bağın korunmasını istiyordu.

Çünkü bir evlilik sona erebilirdi. Anne babalık sona ermezdi.

***

Liam, Palo Alto'daki evinde telefonu kapattıktan sonra bir süre elindeki cihaza baktı.

Sonra masanın üzerindeki fotoğrafı aldı.

Umut ile Deniz, geçen yaz çekilen fotoğrafta yan yana duruyordu. Umut her zamanki gibi ciddi görünmeye çalışmış, Deniz ise tam fotoğraf çekilirken babasının omzuna yaslanmıştı.

Liam fotoğrafın kenarını başparmağıyla düzeltti.

Çocuklarını özlüyordu. Yaşamsü'yü de.

Bunu kendine itiraf etmek için artık bir başkasının onu ikna etmesine ihtiyacı yoktu. Onu hâlâ seviyordu. Bir şey anlatırken heyecanlanmasını, karar verirken nasıl düşündüğünü, çocukları söz konusu olduğunda bütün dünyayı karşısına alabilecek kadar kararlı oluşunu…

Ama özlemek, ayrılmalarına neden olan şeyleri ortadan kaldırmıyordu.

Liam fotoğrafı yerine bıraktı.

Yaşamsü'nün hayatına yeniden girmek istiyorsa bunu aceleyle yapamazdı. Üstelik onun ne istediğini bilmeden kendi duygularını öne çıkarmak istemiyordu.

Şimdilik yapabileceği şey belliydi.

Çocuklarının yanında olmak ve Yaşamsü'nün kararlarına saygı göstermek.

Geri kalanını zaman gösterecekti.

***

Kahvaltıdan sonra Yaşamsü çalışma odasına döndü.

Bilgisayarını açtığında ekranda şirketinden gelen yeni bildirimler vardı. Toplantılar, yatırımcı raporları, bekleyen projeler… Hepsi sıraya girmişti.

Ancak Yaşamsü'nün dikkatini başka bir şey çekiyordu.

Son haftalarda şirket ağına yapılan bazı erişimler olağan dışı görünüyordu. Tek başına bakıldığında her biri sıradan bir teknik sorun sayılabilirdi. Fakat aynı sunucularda benzer hareketlerin tekrar etmesi, bu ihtimali zayıflatıyordu.

Yaşamsü güvenlik ekibinin yöneticisine mesaj gönderdi.

*Son erişim kayıtlarını yeniden inceleyin. Şüpheli hareketlerin zamanlarını ve hangi hesaplarla bağlantılı olduğunu belirleyin. Kanıt olmadan kimseyi suçlamayalım. İnceleme tamamlanana kadar bilgileri şirket içinde tutun.*

Mesajı gönderdikten sonra raporu yeniden açtı.

Bu şirketi kurmak kolay olmamıştı. İlk yıllarında uykusuz geceler geçirmiş, yatırımcıların karşısında defalarca kendini kanıtlamak zorunda kalmıştı. İnsanların ona güvenmesini beklemek yerine, kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmişti.

Başarıya ulaşmıştı.

Ama başarı, insanın geçmişini geride bırakması anlamına gelmiyordu.

Yaşamsü'nün ailesiyle ilgili hatırlamak istemediği çok şey vardı.

Babası Taylan'ın yanında büyürken bazı duyguların açıkça konuşulmadığını öğrenmişti. Annesi Sofia hayatının önemli bir parçasıydı ama aile içindeki mesafe, Yaşamsü'nün kendini zaman zaman yalnız hissetmesine neden olmuştu.

O yıllarda neden bazı şeylerin bu kadar zor olduğunu anlayamıyordu.

Büyüdükçe sorularının cevaplarını bulacağını düşünmüştü.

Fakat yıllar geçtikçe bazı soruların cevaplanmak yerine daha da karmaşık hâle g

Yorumlar

  • Ötüken Kalemi 00 Kalem: Kötü olmuş ya dikkat ederim çok teşekkür ederim
  • Ruskoavo Turk: çocukların ilişkisinin gelişimi çok önemli Umarım ileride daha düzgün olur
  • Feride Vatan: Geçmişin izleri hevede suya düştükten sonra bile insanı sıklıkla yakalıyor
  • Yaman Kurtuluş: @otukenkalem00 😘
  • Ötüken Kalemi 00 Kalem: Çok haklısın yaa canım
  • Ötüken Kalemi 00 Kalem: Çok doğru tespit canım👏👏👏
  • Aylin Okur: Ayrılık kolay değil ama çocuklarının bağlılığı hep onu hatırlatacak
  • Özlem: Kendini ifade edemediğin zaman ne de zor oluyor bu durum herkesi etkiliyor
  • Selin Pınar: deniz çözümlerini bu kadar ciddiye almışken umut biraz daha elini taşın altına koymalı
  • Ötüken Kalemi 00 Kalem: Bende de zeki ya Çok teşekkür ederim canım içi
  • Ötüken Kalemi 00 Kalem: 👏👏👏 çok güzel güzel tespit
  • Ötüken Kalemi 00 Kalem: Çok haklısın ya 👏👏