Keşfet

# BÖLÜM 15 — ESKİ KAYDIN GÖLGESİ

KÖKLER VE ALGORİTMALAR

Yaşamsü, İstanbul’dan döndükten sonraki sabah çalışma odasına geçti. Umut’la küçük Deniz mutfakta kahvaltı ediyordu. Bilgisayarını açıp şirketinden gelen raporu inceledi.

Güvenlik ekibi, eski bir oturum sırasında dosyalardan birinde değişiklik yapıldığını doğrulamıştı. Ancak oturumun kime ait olduğu belli değildi. Kayıtlar eksikti ve değişikliğin neden yapıldığı henüz anlaşılmamıştı.

Yaşamsü ekibe mesaj gönderdi.

**Yaşamsü:** Oturumu canlı sistemden ayırın. Kayıtları yedekleyip dosyanın eski sürümüyle karşılaştırın. Kaynağı doğrulamadan hiçbir şeyi geri yüklemeyin.

Cevap kısa sürede geldi.

**Güvenlik ekibi:** Tamam. Erişimi sınırlandırıyoruz. İnceleme bitmeden kimseyi sorumlu tutmayacağız.

Yaşamsü bilgisayarını kapatacakken telefonu çaldı. Şirketin hukuk danışmanı arıyordu.

“Yaşamsü Hanım, bir gazeteci şirketin güvenlik sorunlarıyla ailevi meseleleriniz arasında bağlantı olup olmadığını sormuş.”

Yaşamsü’nün yüzü ciddileşti.

“Neye dayanarak?”

“Şimdilik somut bir bilgi yok. İnternetteki haberlerden yola çıkmış olabilirler.”

“Öyleyse varsayımlar üzerinden açıklama yapmayalım. Şirketle ilgili doğrulanmış bilgileri paylaşabiliriz. Özel hayatımı bu incelemeye karıştırmayın.”

“Anladım. Basın ekibine iletirim.”

Telefon kapandı. Yaşamsü bir süre masasında kaldı. Ailesiyle yaşadıklarının şirketiyle birlikte anılmasını istemiyordu. Gerçekten bir bağlantı varsa bunu kanıtlar gösterecekti. Şimdilik elinde böyle bir kanıt yoktu.

Kapıda Umut belirdi.

“Anne, kahvaltıya gelmeyecek misin?”

“Geliyorum.”

“Birazdan deyip yine bilgisayarın başına oturma ama.”

Yaşamsü oğluna baktı.

“Dün öyle yaptım, değil mi?”

Umut başını salladı.

“Hem de iki kere.”

Yaşamsü bilgisayarını kilitledi.

“Tamam. Bugün telafi ediyorum.”

Mutfağa girdiğinde küçük Deniz, önündeki kâğıda bir şeyler çiziyordu.

“Ne yapıyorsun?” diye sordu Yaşamsü.

Deniz kâğıdı kendine çekti.

“Sürpriz.”

“Peki, merak etmemeye çalışacağım.”

Umut kâğıda göz atmaya çalışınca Deniz onu hemen sakladı. Yaşamsü ikisinin atışmasını izlerken gülümsedi. Bir süredir kafasını kurcalayan iş meselesini düşünmeden geçirdiği birkaç dakika iyi gelmişti.

Kahvaltıdan sonra Umut buzdolabına astıkları listeyi gösterdi. Birlikte parka gitmek ve akşam film izlemek istiyorlardı.

“Film kesin olsun,” dedi Deniz.

“Tamam,” dedi Yaşamsü. “Ama önce park. Sonrasına birlikte karar veririz.”

Telefonu yeniden titredi. Şirketten bir bildirim gelmişti. Yaşamsü ekrana baktı, sonra telefonu cebine koydu.

“Bir şey mi oldu?” diye sordu Umut.

“Henüz bilmiyorum. Öğleden sonra bakarım.”

Umut listeyi işaret etti.

“Önce park.”

Yaşamsü başını salladı.

“Önce park.”

---

Londra’da Hayal, bilgisayarının karşısında eski şirket kayıtlarını inceliyordu. Gwen’le ilgili haberleri de takip ediyordu. Yaşamsü’nün şirketinde yaşananları öğrenmek istiyor, bulduğu bilgileri kendi araştırmasıyla karşılaştırıyordu.

Ancak kayıtlar dağınıktı. Bazı şirket bağlantıları doğrulanabiliyor, bazılarıysa yalnızca isim benzerliğinden ibaret kalıyordu.

Telefonuna Alex’ten bir mesaj geldi.

*Gwen hakkında yeni haberler gördüm. Eksik bilgiyle hareket etme.*

Hayal telefonu masaya bıraktı. Herkes ona ne yapması gerektiğini söylüyordu. Kardeşlerinin Yaşamsü’ye yaklaşımı da onu rahatsız ediyordu. Sanki kendi istekleri ve kırgınlıkları hiç önemli değilmiş gibi davranıyorlardı.

Alex’i aradı.

“Mesajını gördüm,” dedi.

“Güzel. Ne yapmayı düşünüyorsun?”

“Araştırmaya devam edeceğim.”

“Buna karşı değilim. Ama elindeki bilgilerin ne anlama geldiğini bilmeden karar verme.”

Hayal’in sesi sertleşti.

“Ben ne yaptığımı biliyorum.”

“Umarım. Çünkü bir hata yaparsan sonuçları yalnızca seni etkilemeyebilir.”

“Bana güvenmiyorsun.”

“Bu, sana güvenip güvenmememle ilgili değil. Dikkatli olmanı istiyorum.”

Hayal cevap vermedi. Birkaç saniye sonra telefonu kapattı.

Bilgisayarındaki dosyaya döndü ve yeni bulduğu şirket bağlantılarını ekledi. Henüz kimseyle paylaşmayacaktı. Önce elindeki bilgileri tamamlaması gerekiyordu.

Hayal’in amacı yalnızca geçmişte yaşananları anlamak değildi. Ailesindeki yerini ve sahip olmak istediği gücü kaybetmeye niyeti yoktu. Yaşamsü’nün yeniden ortaya çıkması, onun gözünde bu hedefin önündeki yeni bir engeldi.

Fakat Gwen’de yaşananların arkasında kimin olduğunu o da bilmiyordu.

Şimdilik yalnızca araştırıyordu.

---

Öğleden sonra Yaşamsü, çocuklarla parktan döndükten sonra güvenlik ekibiyle görüntülü toplantıya katıldı.

Ekip lideri raporu açtı.

“Eski dosyanın önceki sürümüne ulaştık. İki sürüm arasında değişiklikler var ama bunların etkisini henüz belirleyemedik.”

“Peki, oturumun sahibini bulabildiniz mi?”

“Hayır. Kayıtlar eksik. Ayrıca dosyada eski bir erişim grubuna ait referans var.”

Yaşamsü not almayı bıraktı.

“Nasıl bir grup?”

“Eski sistemde oluşturulmuş. Üyelik listesi tam değil. Bazı tarihlerin de birbiriyle uyuşmadığını gördük.”

“Grubun adını ve doğrulayabildiğiniz kayıtları gönderin. Eski yedekleri de kontrol edin.”

“Tamam.”

Yaşamsü raporu kapatmadan önce son bir şey söyledi.

“Bir bağlantı bulursanız önce doğrulayın. Sadece isim benzerliğiyle kimseyi suçlamayacağız.”

“Anlaşıldı.”

Toplantı bittiğinde Yaşamsü not defterine üç başlık yazdı:

- Eski oturumun kaynağı

- Dosyadaki değişikliğin amacı

- Erişim grubunun geçmişi

Henüz cevapları yoktu. Yine de araştırmanın yönü biraz daha belirginleşmişti.

Tam başka bir işe geçecekken iletişim ekibinden bildirim geldi. İnternette, Gwen şirketindeki eski bir hesabın yakın zamanda yeniden etkinleştirildiği iddia ediliyordu.

Yaşamsü paylaşımı açtı. Kaynak belirtilmemişti.

İletişim ekibine mesaj gönderdi.

**Yaşamsü:** İddianın kaynağını araştırın. Doğrulanmadan paylaşım yapmayın. Şimdilik açıklama yok.

Telefonunu bıraktı.

Eski oturumla bu iddia bağlantılı olabilirdi. Ama yalnızca ihtimaldi. Bunu gerçeğe dönüştürecek bir kanıt henüz yoktu.

---

Akşam, Toprak kardeşleriyle bir araya geldi.

Ezra, Toprak’a dönerek sordu:

“Yaşamsü’den cevap geldi mi?”

“Hayır.”

Aras omuz silkti.

“Dün de konuşmak istemediğini belli etti.”

Deniz Can itiraz etti.

“Cevap vermemesi, ne düşündüğünü kesin olarak göstermez.”

“Peki, ne yapalım?” dedi Aras. “Bir kez daha karşısına mı çıkalım?”

“Hayır,” diye araya girdi Çınar. “Biraz rahat bırakalım.”

Toprak telefonunu masaya koydu.

“Zaten kimse gitmeyecek. Mesajımızı gönderdik. Konuşmak isterse kendisi haber verir.”

Sözleri kararlıydı ama Yaşamsü’nün tavrını hâlâ kabullenemiyordu. Ona göre kendilerinin de haklı nedenleri vardı. Yaşamsü’nün bunları anlamaya yanaşmaması, onu rahatsız ediyordu.

Ezra bir süre sustuktan sonra sordu:

“Diyelim ki bir gün bizimle konuşmayı kabul etti. Gerçekten dinleyecek miyiz?”

Aras hemen karşılık verdi.

“Bizi de dinlemesi gerekiyor.”

“Ben de onu soruyorum,” dedi Ezra. “Biz dinlemeye hazır mıyız?”

Aras cevap vermedi.

Toprak ayağa kalktı.

“Şimdilik yeter. Biraz zaman geçsin.”

Kimse konuyu uzatmadı. Yaşamsü’ye ulaşmaya çalışmayacaklardı. Ancak bu, onu anlamaya başladıkları anlamına gelmiyordu. Hâlâ kendi davranışlarını haklı görüyor, onun neden uzak durduğunu tam olarak kabul etmiyorlardı.

---

Gece, çocuklar film izledikten sonra odalarına geçti. Yaşamsü de çalışma odasına dönüp güvenlik ekibinin son raporunu açtı.

Eski erişim grubunun bazı üyeleri belirlenmişti. Ancak üyelik kayıtları eksikti ve eski oturumun hangi kullanıcı tarafından açıldığı doğrulanamıyordu. Dosyadaki değişikliğin etkisi de henüz netleşmemişti.

Yaşamsü mesajı okudu ve cevap yazdı.

**Yaşamsü:** İncelemeye devam edin. Erişim tarihlerini, üyelik geçmişini ve dosyanın değişiklik zamanını karşılaştırın. Sonuçları doğrulamadan kimse hakkında karar vermeyin.

Mesajı gönderdikten sonra bilgisayarını kapatmadı. Raporu ayrı bir klasöre kaydetti ve ertesi gün için yeni bir inceleme görevi oluşturdu.

Şimdilik elinde üç şey vardı: eski bir oturum, değiştirilmiş bir dosya ve geçmişi tam bilinmeyen bir erişim grubu.

Bunların bağlantılı olması mümkündü. Ama henüz hiçbirini birbirine bağlayacak kesin bir kanıt yoktu.

Yaşamsü not defterini kapatıp