## BÖLÜM 4 — ŞEHİRLER DEĞİŞİR, BAĞLAR KALIR
# GÜÇ, KAN VE ALGORİTMA
## BÖLÜM 4 — ŞEHİRLER DEĞİŞİR, BAĞLAR KALIR
Yaşamsü kafeden ayrıldıktan sonra masada bir süre sessizlik oldu.
Hayal Su, önündeki bardağı iki eliyle tutuyordu. İçindeki içecek çoktan soğumuştu ama farkında bile değildi. Aklı hâlâ birkaç saat önce öğrendiklerinde takılı kalmıştı.
Bir insanın hayatı, tek bir gerçekle nasıl bu kadar değişebilirdi?
Daha düne kadar ailesini tanıdığını, geçmişini bildiğini sanıyordu. Şimdi elinde bir DNA raporu, birbirine uymayan eski kayıtlar ve cevap bekleyen bir sürü soru vardı.
Toprak, kardeşinin yüzüne baktı.
“İyi misin?”
Hayal Su başını kaldırdı.
“Bilmiyorum abi. Gerçekten bilmiyorum.”
“İstersen eve gidelim. Biraz dinlenirsin.”
Hayal Su birkaç saniye sustu. Sonra kararını vermiş gibi başını kaldırdı.
“Ben Londra'ya gitmek istiyorum.”
Çınar'ın yüzündeki ifade değişti.
“Londra'ya mı?”
“Evet.”
“Hayal, daha bugün tanıştığın insanlardan söz ediyoruz.”
“Biliyorum.”
“Peki, ne kadar tanıyorsun onları? Nasıl yaşayacaklarını, seni nasıl karşılayacaklarını biliyor musun?”
Hayal Su içini çekti.
“Hayır, bilmiyorum. Zaten gitmek istememin nedeni de bu. Yaşamsü'nün kim olduğunu, nasıl bir hayat yaşadığını, ailesiyle ilişkisinin nasıl olduğunu kendi gözlerimle görmek istiyorum.”
Çınar sandalyesinde doğruldu.
“Bunun için hemen Londra'ya gitmen gerekmiyor. Biraz bekleyebilirsin.”
“Ne kadar bekleyeceğim, abi? Bir hafta mı, bir ay mı? Sonra ne değişecek?”
“En azından şu anki şaşkınlığın geçer.”
“Ya geçmezse?”
Çınar cevap vermedi.
Hayal Su bakışlarını kardeşinden ayırmadı.
“Ben oraya gidip her şeyi bir anda çözebileceğimi düşünmüyorum. Yaşamsü'nün ailesinin beni hemen kabul edeceğini de sanmıyorum. Ama hiç gitmeden, hiç konuşmadan bu soruların peşini bırakamam.”
Aras, masadaki dosyaya göz attı.
“Gitmek istemeni anlıyoruz. Ama orada ne yapacağını da düşünmelisin. Kalacak yerin belli değil, insanları tanımıyorsun. Bir de kendi işin var.”
“İşimi bırakmayacağım. Şirketimi uzaktan yönetebilirim. Gerektiğinde buraya da dönerim.”
“Bunun kolay olacağını kim söyledi?” diye sordu Aras.
“Kolay olacağını söylemedim.”
Hayal Su'nun sesinde öfke yoktu. Yalnızca kararını anlatmaya çalışan birinin yorgunluğu vardı.
“Ben de sizin kadar şaşkınım. Sizden uzaklaşmak istemiyorum. Ama kendimle ilgili bir gerçeği öğrendiysem, onu anlamaya çalışmam gerekiyor.”
Deniz, o ana kadar sessizce dinliyordu.
“Peki, oraya gidersen bizi unutmayacak mısın?”
Hayal Su hemen ona döndü.
“Deniz, nasıl böyle bir şey düşünebilirsin?”
“Bilmiyorum,” dedi Deniz. “Sadece korkuyorum. Her şey çok hızlı değişti. Ya bir gün geri dönmek istemezsen?”
Hayal Su'nun yüzündeki ifade yumuşadı.
“Benim sizinle yaşadıklarım değişmedi. Çocukluğum, anılarımız, birlikte geçirdiğimiz yıllar… Bunların hiçbiri bir raporla ortadan kalkmıyor.”
Deniz gözlerini kaçırdı.
“Biliyorum ama yine de korkuyorum.”
Hayal Su elini uzatıp kardeşinin elini tuttu.
“Ben de korkuyorum. Sadece benim korkum biraz farklı. Kendimle ilgili bilmediğim şeyleri öğrenmeden yaşamak istemiyorum.”
Toprak sandalyesinde geriye yaslandı. Kardeşinin kararını hemen kabul etmek istemiyordu ama onu dinledikçe bunun geçici bir heves olmadığını anlıyordu.
“Peki, Yaşamsü bu konuda ne düşünüyor?” diye sordu. “Onunla konuştun ama Londra'ya gitmek istediğini söyledin mi?”
Hayal Su başını iki yana salladı.
“Hayır. Daha söylemedim.”
“Öyleyse önce onunla konuş. Sırf onunla bağlantılı olduğunu düşündüğün için kendini bir yere ait hissetmek zorunda değilsin. Seni kabul edip etmeyeceğini de henüz bilmiyoruz.”
“Biliyorum abi. Ben de kendimi zorla bir ailenin içine sokmaya çalışmıyorum. Yalnızca tanımak istiyorum.”
Çınar hâlâ huzursuzdu.
“Ya seni istemezlerse?”
Bu soru masadaki herkesi susturdu.
Hayal Su'nun yüzündeki kararlılık bir anlığına zayıfladı. O ihtimali düşünmemiş değildi. Yaşamsü'nün kendisine karşı mesafeli tavrını da fark etmişti. Aralarında bir bağ olabileceğini gösteren sonuçlar vardı ama bu, birbirlerini sevmek ya da hayatlarında yer açmak zorunda oldukları anlamına gelmiyordu.
“Bilmiyorum,” dedi dürüstçe. “Belki beni istemezler. Belki zamana ihtiyaçları vardır. Belki de öğrendiğimiz şeyler sandığımızdan farklı çıkar.”
Toprak başını salladı.
“İşte bunu düşünmeni istiyorum. Elimizdeki sonuçlar önemli ama bütün soruların cevabı değil.”
“Bunun farkındayım. Ben de kesinleşmiş bir şey varmış gibi davranmak istemiyorum.”
Aras araya girdi.
“O zaman önce Yaşamsü'yle konuş. Sonra kalacak yerini, işlerini ve yolculuğu planlarsın. Birkaç saat içinde hayatının geri kalanına karar vermek zorunda değilsin.”
Hayal Su bu kez itiraz etmedi.
“Haklısın. Önce onunla konuşacağım.”
Deniz kardeşinin elini hâlâ bırakmamıştı.
“Ne zaman gideceksin?”
“Bilmiyorum. Yaşamsü'yle görüştükten sonra karar vereceğim. Her şeyin hazır olduğundan emin olmadan yola çıkmayacağım.”
Toprak hafifçe rahatladı.
“Bizim istediğimiz de bu. Gitmene karşı değiliz. Seni kaybetmekten korkuyoruz.”
Hayal Su'nun gözleri doldu.
“Beni kaybetmeyeceksiniz.”
“Bunu nereden biliyorsun?” diye sordu Çınar.
Hayal Su buruk bir gülümsemeyle ona baktı.
“Çünkü ben de sizi kaybetmek istemiyorum.”
Bu kez kimse hemen cevap vermedi.
Sonunda Toprak sandalyesinden kalkıp kardeşinin yanına oturdu.
“Bütün bunlar bizim için de kolay değil, Hayal. Seni yıllardır kardeşimiz olarak biliyoruz. Şimdi geçmişimizle ilgili bilmediğimiz şeyler ortaya çıkıyor. Ne düşüneceğimizi bazen biz de bilmiyoruz.”
“Biliyorum.”
“Bir de senin üzülmeni istemiyoruz.”
Hayal Su başını eğdi.
“Ben de sizi üzmek istemiyorum. Ama gitmezsem, ileride kendime neden bu fırsatı vermediğimi soracağım.”
Toprak bir süre onu izledi. Sonra başını salladı.
“Peki. Yaşamsü'yle konuş. Gerçekten gitmek istiyorsan sana engel olmayacağız. Ama bir sorun yaşarsan bize haber vereceksin. Her şeyi tek başına çözmeye çalışmayacaksın.”
“Tamam.”
“Bunu sadece şimdi söyleme.”
Hayal Su kardeşine sarıldı.
“Söz veriyorum.”
Çınar da yavaşça yanlarına yaklaştı.
“Ben hâlâ bu fikre alışamadım,” dedi. “Ama seni durdurmaya çalışarak hiçbir şeyi çözemeyeceğimi de biliyorum.”
Hayal Su ona baktı.
“Bana kızgın mısın?”
“Hayır. Sadece seni özleyeceğimi şimdiden biliyorum.”
Hayal Su gülümsedi.
“Daha gitmedim bile.”
“Biz önceden hazırlık yapıyoruz,” dedi Çınar.
Deniz de sonunda gülümsedi. Masadaki gerginlik biraz olsun hafiflemişti.
Hiçbir şey çözülmemişti. Aile geçmişleri hâlâ belirsizdi, DNA sonuçları yeniden doğrulanmalıydı ve herkesin kafasında aynı sorular dolaşıyordu.
Ama en azından Hayal Su'nun ne hissettiğini artık biliyorlardı.
***
Bir süre sonra Hayal Su'nun bakışları kafenin camına kaydı. Kendi yansımasını görünce istemsizce duraksadı.
Adı bile artık ona farklı geliyordu.
Yaşamsü'yü ilk gördüğünde hissettiği şey kıskançlık değildi. Daha çok, yıllardır varlığından haberdar olmadığı bir kapının önünde duruyormuş gibi hissediyordu. Kapının ardında ne olduğunu bilmiyordu. İçeri girdiğinde karşısına ne çıkacağını da…
Yaşamsü'nün nasıl büyüdüğünü, neler yaşadığını, ailesiyle neden bu kadar karmaşık bir ilişkisinin olduğunu henüz bilmiyordu.
Üstelik onun hayatında yalnızca aile meseleleri yoktu. Şirketine yönelik saldırıdan söz edilmişti. Yaşamsü'nün yüzündeki ciddiyet, bu sorunun basit bir mesele olmadığını gösteriyordu.
Hayal Su, bu düşüncelere dalmışken Deniz seslendi.
“Ne düşünüyorsun?”
“Yaşamsü'yü.”
“Onu merak mı ediyorsun?”
“Evet. Nasıl biri olduğunu, neler yaşadığını… Bir de benimle ilgili ne düşündüğünü.”
Deniz hafifçe başını yana eğdi.
“Bence o da en az senin kadar şaşkın.”
“Muhtemelen.”
“Belki zamanla birbirinizi tanırsınız.”
Hayal Su, kardeşine baktı.
“Ben de bunu istiyorum. Ama onun da bunu isteyip istemediğini bilmiyorum.”
Toprak konuşmaya katıldı.
“Öğrenmenin tek yolu ona sormak.”
Hayal Su başını salladı.
“Öyle yapacağım.”
Toprak elini kardeşinin omzuna koydu.
“Bir şeyi de unutma. Senin kim olduğun, yalnızca DNA sonuçlarıyla belirlenmiyor. Biz seninle büyüdük. İyi günlerimiz de oldu, kavga ettiğimiz zamanlar da. Birlikte yaşadıkl
Yorumlar
- Turan Kızılaya: Bütün bu yolculuk kendine dönmeni sağlayacak git ve gör @otukenkalem00
- Alper Akgün: yaşamsü hakkında daha fazla bilgi edineceksin umarım Gelecek kesinlikle belirsiz
- Meloş: denizin korkusu haklı ama çok karamsar Unutmak meselesi de saçma
- Aylin Okur: çınar biraz daha destekleyici olsaydı iyi olurdu
- Barış Oruç: hayal Sunun nihayet harekete geçmesi gerekiyordu umut verici
- Umut Dündar: Sadece geçmişi değerlendirirken kalbini kırma hayal Su kendinden uzaklaşma
- Derya Ergin: Kız kardeşi zor bir dönem geçiriyor
- Beren Pak: hayal böyle kararlar almak için tam olarak uygun hissetmiyor musun kendini?
- Hazal Nur Vural: hayal Su meraklı ama dikkatli olmalı Gerçekten ne istiyor anlayamadım
- Haticenur: toprak doğru söylüyor ama buralarda seni kaybetmek istemiyoruz