Keşfet

5

Kör Düğüm

Okul çıkışı Pelin, "Hadi biraz dolaşalım, kafamız dağılır," desede, "Yok," demiştim. Çünkü anneme sürpriz bir gelinlik yapıyordum. Cenk abimin bu plandan haberi vardı; atölyede bana özel bir yer ayarlamıştı. Kumaşlar ve malzemeler ondan, tasarım ve fikir benden olacaktı; ancak bu şartla atölyede gelinlik dikmeme izin vermişti.

​Hatta kendi nişan elbisemmi de çizimim bittiğinde orada dikecektim. Arabama binmiş, atölyeye doğru gidiyordum. Cenk abi, annemi dışarı çıkarmıştı; beni kesinlikle görmemeliydi. Haftalardır her şeyi kusursuz kılabilmek için uğraşıyordum.

​Annem atölyede yokken gizlice geliyor, işim bittiğinde ise elbiseyi Cenk abi güvenli bir yerde saklıyordu. Bugün ise son dokunuşları yapıp nihayet bitiriyordum.

​Atölyeye girip herkese neşeyle selam verdim. Annemin yanına sık sık geldiğim için buradaki herkesi çok iyi tanıyordum. Biraz sohbet edip hal hatır sorduktan sonra, atölyedekilerle birlikte hemen işe koyuldum.

​Son teğelleri atıp, etek uçlarındaki dantel simetrisini kontrol ederken nefesimi tuttum. Ve... Sonunda bitmişti.

​Tezgâhın üzerine serdiğim elbiseye baktığımda içimdeki gurur dalgası tavan yaptı. Hiç abartılı değildi ama bir o kadar asil ve göz alıcıydı. Annemin duru zarafetine, yaş aldıkça kazandığı o olgun güzelliğe kusursuz bir şekilde uyum sağlayacak, tam anlamıyla "ikinci bahar" gelinliği olmuştu. Kendi ellerimle, hayal ettiğim her çizgiyi gerçeğe dönüştürmüştüm. Moda tasarımı okumanın, bir kumaşa ruh üflemenin en büyüleyici anı tam şuracıkta duruyordu.

​Gelinliği büyük bir dikkatle askıya alıp Cenk abinin temin ettiği özel kılıfa yerleştirdim.

​Telefonumu elime alıp annemi aradım ve nerede olduğunu sordum. Dışarıda olduğunu söyleyince, "Eve geçin, size bir sürprizim var," deyip heyecanla telefonu kapattım.

​Aslında ortada bir değil, iki sürpriz vardı; diğerini de yanıma alarak atölyedekilerle vedalaştım. Arabama geçip gelinliği özenle arka koltuğa yerleştirdim.

​Yoldayken Burak’ı aradım. Onun da bu sürprizden haberi vardı. Gelinliğin bittiğini neşeyle, sesimdeki tüm coşkuyla anlattım. O da sabırla beni dinleyip bu heyecanlı halime nazikçe güldü. Burak'ın o sakin, her zamanki gibi destekleyici sesi bile günümü daha da güzelleştirmişti.

​Annem şimdi Cenk abiyle birlikte eve dönüyordu, ben de arkalarından yetişecektim. Hayatımın bu dönemi o kadar huzurlu ve kusursuz ilerliyordu ki, insanın aklına kötü hiçbir şey gelmiyordu.

​Babam öldüğünde çok zor günler geçirmiştim. Aylar, yıllar geçmişti ama unutulmuyordu o acı. Zamanla alışmıştım ama aklıma geldikçe kötü oluyordum. Annem için güçlü olmalıydım; çünkü o zor günleri göğüsleyen sadece ben olmamıştım.

​Eve vardığımda arabayı park edip arka koltuktaki kılıfları büyük bir dikkatle aldım. Kapıyı açıp içeri girdiğimde evde hafif bir sessizlik vardı. Demek ki henüz gelmemişlerdi. Bu da bana her şeyi yerli yerine koymak için harika bir zaman kazandırıyordu.

​Gelinliği özenle yatak odasındaki yatağın üzerine serdim, diğer sürprizi de aynı şekilde bırakıp ellerimi sabırsızlıkla ovuşturdum.

​Çok geçmeden anahtarın kapı kilidinde dönme sesini duyudum.

​Kalbim göğüs kafesimde heyecanla atarken kapı yavaşça açıldı ve içeri ellerinde birkaç poşetle annemle Cenk abi girdi. Annem kapıda beni görünce merakla baktı:

— "Sürpriz ne bakayım? Bizi çağırdın acele acele!"

​Gülümsedim. "Yatak odana koydum, hadi gelin bakalım," diyip yatak odasına doğru yürüdüm.

​İkisi de birbirine baktı ve peşimden geldiler. Cenk abi sürprizi bildiği için oldukça soğukkanlıydı ama annem merakla geliyordu. Odanın kapısını açıp "Ta taaa!" diyerek yatağı gösterdim.

​Annem şeffaf kılıfa bakıp şaşırdı, sonra bana döndü.

"Bu ne kızım?"

"Aç bak" dedim gülerek.

​Annem yavaşça kılıfı açtı ve merakla gelinliğe baktı. "Mihra, bu çok güzel! Sen mi yaptın?" dedi hayretle.

​Kafamı salladım. "Evet, çizim ve dikim benden, atölye malzemeleri Cenk abiden," dedim Cenk abiye gülümseyerek.

​Gelinliği yatağa bırakıp bana sıkıca sarıldı. "Çok güzel, bir tanem! Çok teşekkür ederim"

​Geri çekilip diğer kılıfı sordu: "Bu ne, annecim?"

​Cenk abiye baktım. "Bu da Cenk abime hediyem, beğenirse tabii..." Diyerek kılıfı yataktan alıp ona uzattım.

​Kılıfı açıp içinden çıkan damatlığa bakan Cenk abinin tepkisini merakla izliyordum.

— "Çok güzel bu abicim, neden zahmete girdin güzel kızım?"

— "Ne zahmeti abi, beğendin mi?"

— "Evet, çok güzel," dedi gülümseyerek.

— "Teşekkür hediyesi, o kadar atölyeyi işgal ettim."

— "İstediğin zaman kullanabilirsin Mihra, orası benim olduğu kadar senin de. Bunu kaç kere söyleyeceğim sana?"

— "Teşekkür ederim Cenk abi," dedim minnetle.

​Güzel bir akşam yemeği ve tatlı sohbetlerle akşamı bitirmiştik. Cenk abi evine geçmiş, biz de annemle yan yana uzanıp biraz sohbet etmiştik. Annemin saçlarımı okşayan şefkatli eli altında huzurla uykuya dalmıştım.