Keşfet

RÜYA

KÜÇÜK PERİ

Gözlerimi hafifçe araladım. Koca bir çınar ağacının altında yatıyordum. Yavaşça diklendim, etrafa bakınarak birkaç dakika oyalandım. Çöl gibi bir yerdi her yer kuma benzer bir toprak ile doluydu. Ayaklarım çıplak üstümde küçükken en sevdiğim yeşil elbisem vardı. Bu elbiseyi bana annem özel olarak dikmişti.

Bir yerden ismim seslenince oraya döndüm. Seslenen kişi annemdi...

"Stella, Stella buradayım."

Ayağa kalkmak için uğraştığımda toprakta kaydım ve yer ile yeniden buluştum. Ne diye böyle oluyordu ki? Bir daha denediğimde istediğimi başardım ve koşarak anneme doğru kollarımı uzattım. Eskiden böyle yaptığımda annem bana koca koca sarılır sürekli öperdi.

Ben bu duyguyu unutmuştum. Anne sevgisi benim için bir haramdı artık.

Annem kollarıma bakarak geriye doğru adımladı. Şaşkınlıkla ona baktım. Sanki ömrüm boyunca yediğim, içtiğim her şey boğazımda düğüm oldu. Kusmak istedim, içimde ne kin ne nefret varsa hepsini kusmak istedim.

"Anne, annem neden bana sarılmıyorsun?" Diye sordum.

O sırada yüzüme inen tokatla annemin sesi eş zamanlı çıktı. Tokat öyle bir hızlıydı ki başım yana dönmüş neredeyse yere düşüyordum. Kulağım çınlamaktan kanayabilirdi.

"Sen hainisin, hain tüm emeklerim boşa mıydı? Ablan ile babanın izinden gitmedin gide gide düşman olduğumuz kişiyle farklı bir yol çiziyorsun. Senin ne haddine? Sen bir Nova üyesisin. Kendinin soyadını taşımalı hayatını düzene almalısın. Ama sen baban, ablan ve tüm halkımıza ihanet ettin. En çokta bana... Hiç mi kıyamam ben anneme demedin? Hiç mi emeklerine yazık demedin? Yazıklar olsun sana ve verdiğim emeklere."

Arkasına dönüp koşmaya başlayınca bende koştum.

"Anne hayır, hayır ben öyle biri değilim lütfen anne, yalvarıyorum affet beni. Lütfen."

"Sen değilsen kim bunları yapan? Söyle bana kim bunları yaptı? Benim küçük, tatlı kızıma ne oldu? Söylesene ne oldu benim her gün saçlarını okşadığım o kızıma?"

"Anne o kızını gün gün çürüttüler. Kaçırıldım zorla tehditle yaptırdılar. Babam ile ablama anlattım inanmadılar. Anne her gün saçlarını okşadığın kızına vatan haini dediler. Anne beni bitirdiler. Kızını öldürdüler. Kızına ailesi değil düşmanları yardım etti."

Annem hayal kırıklığı içinde bana baktı ve sanki bir daha onu görmeyeceğime yemin edercesine konuştu.

"Sen artık benim nazlı kızım değilsin. Bittin benim için. Sen bittin. Bundan böyle yola tek devam ediyorsun. Artık yanında biricik annen yok. Bir daha ben yanında olmayacağım sana kötü şanslar. Benim hain kızım."

Boğazım yırtılırcasına bağırdım.

"Anne hayır, hayır, hayır, hayır yapma bunu bana."

Ayaklarım benden bağımsız yere çöktü. Göğsüme yumruklarımı indirdim ağlarken.

Ağıdımı bitirmeden babam ile ablam çıktı karşıma. Babamın yüzünde acınası ve kinli bir yüz ifadesi varken ablamınkinde alaylı ve acımasız bakışlar vardı.

"Baba, baba annem yanlış anlamış ben size ihanet etmedim söylesenize ona. Ben zorunda kaldım beni tehdit ettiler söylesenize. Lütfen baba beni anneme kötülemeyin. Affetmesine yardım edin yalvarıyorum."

Babama hayatım ömrüm boyunca asla yalvarmamıştım. İlkler hani güzel olurdu. Ama bu ilk en kötü ilklerdendi.

"Sen kendin inanıyor musun böyle bir şey yapacağıma. Dalga mı geçiyorsun sen?" Yüzüme inen tokatla yüzüm çevrildi.

Bu yediğim tokatlar her zamanki yediğim tokatlardan ağırdı.

Annem ile babam severek evlenmiş kendilerini herkese zorla kabul ettirmiştiler. Aşklarının ilk meyveleri ablam dünyaya geldiğinde babam dünya'nın onun olduğuna emin olmuş krallığı eline almıştı. İlk kızı, göz bebeği için her şeyi yapmış, her yere koşmuştu.

İkinci meyveleri yani ben doğduğumda annem aynı sevgiyi vermiş fakat babam hâlâ tüm sevgisini biricik kraliçesi karısına ve biricik prensesi ilk kızına vermeye devam etmişti. İkinci kızını hayatına zehir zıkkım edeceğine yemin etmişti sanki.

Bu sefer ablam bir tekme attı. Ayağını tutarak onu da yere çektim. Bir anda her şey yok oldu. Yer değişti. Sanki hayatım tatlı bir kiraza benzedi. Herkes sana küserdi ama illa birisi seninle kalırdı. Onu hiç kaybetmemelisin bu evrende.

Liam ile eskiden buluştuğumuz yere ışınlanmıştım. Her yer eskisi gibi kokuyordu denizin tuz kokusu burnuma dolunca ağlamam yavaşladı. Gözlerim Liam ile her zaman oturduğumuz oduna çevrildi. Sol tarafta ben sağ tarafta Liam oturuyordu. Nedenini hâlâ bilmesem de Liam eskiden beni hep soluna alırdı.

Bana bir şeyler anlatıyor küçüklük hallerimizi kıkır kıkır güldürüyordu. Ne anlatıyordu ki acaba? Konuştuktan sonra korumam beni çağırıp gitme vakti geldiğini söyledi. Ve o sırada her şey yerine oturdu. 8 yaşındaki Liam 8 yaşındaki Stella'yı yanağından öperek hızla uzaklaştı. Küçük Stella birkaç saniye şok içinde kaldıktan sonra yüzünde hafif gülümseme oldu. Küçük Liam yolu yarıladıktan sonra koşarak geri döndü ve küçük bana koca bir şekilde sarıldı. Ayrıldıklarında ikisinin de gözü yaşlıydı. Liam elindeki küçük kutuyu Stella'ya verdi. Stella merak ile bir kutuya bir Liam'a baktı.

"Bu ne Liam? Bunun içinde ne var?"

"Bunlar benimdi Stella artık senin. Senin dişlerin gibi inci dolu bir kutu. Bunun adı inci kutusu. Lütfen benim için ona iyi bak."

Stella ilk defa omuzlarında bu kadar büyük bir sorumluluk hissetmişti.

Nereden bilsindi ki birkaç gün sonra her şeyi unutacağını.

"Söz veriyorum Liam bunlar her zaman canımdan önce olacak. Önce inci kutusu sonra canım olacak. Söz veriyorum."

"Canın her zaman ondan öte gelsin. Canın her şeyden öte gelsin Stella. İyi şanslar."

Stella'yı koruması alırken Liam bağırdı.

"Sen en iyi arkadaşımsın Stella seni seviyorum ve her zaman seveceğim. Hayatının devamında mutluluklar dilerim. Büyüyünce seni bulacağım küçük peri söz veriyorum."

Küçük peri. Bu iki kelime kalbime öyle bir çarptı ki küçük çaplı bir kalp krizi geçiriyorum zannettim. Ben bu olanların hepsini zihnimden silmiştim. Belki de silmişlerdi. Bu işin peşini bırakmayacaktım.

Stella da

"Hızla büyü ve kaçır beni buralardan Liam. Seni her zaman bekleyeceğim." Dediğinde kafamda her şey yerine oturdu. Bu ben ve Liam'ın ailelerinin kararı ile görüşmemizin yasaklandığı günün ardından son buluşmamızdı.

Yataktan sıçrayarak kalktığımda başımda duran arkadaş grubunu gördüm. Liam da çocuktu onun da hiçbir suçu yoktu. Annemin olayından sonra onu zihnimden komple silmiştim.

"Şükür uyandın Stella kaç saat oldu bayılalı." Dedi gıcık Liam. Küçüklüğünde çok daha tatlı ve sevimliymiş.

Liam'a baktım acaba küçüklük konularını konuşsam bir şey der miydi?

Ama bunlardan önce havuz olayının cezasını çekmeliydi.

"Liam yaklaş bana."

Liam yavaşça yaklaşırken arkadaş grubundan bazı kişileri ıslık çalıyordu.

Yanımda olunca durakladı ve bana baktı. Tam ağzını açıp konuşacakken elimi kaldırdım ve okkalı bir tokat yapıştırdım.

"Şerefsizsin bunu asla unutmayacağım Liam Vance."

Yüzüme tükürdüm. Bu kadarı yeterdi yoksa yorgunluktan ölecektim.

"Her neyse yine sizin elinize kaldığımdan sususyorum. Liam seninle bir şey konuşabilir miyiz?"

"Stella bayılınca kafana bir şey mi oldu? Yine mi tokat atacaksın? Yoksa tükürecek misin? Benimle, düşmanınla tek mi konuşacaksın? Yani tabii ki de konuşurum da ne bileyim şimdi?"

"Liam sakin ol koçum yemeyeceğiz sizi. Siz konuşun, kaynaşın bir bakalım ya."

Dedi Niko.

"Niko musun çiko musun? Sus yürü git asabımı bozma benim."

"Ayyy neyse ya biz çıkalım o zaman." Bu sefer de konuşan Milo'ydu. Milo konuştuktan sonra hepsi teker teker değişik hareketler yaparak çıktı.

Liam bana dönünce sessizliği ilk bozan o oldu.

"Benimle ne konuşacaksın bakalım küçük peri."

Küçük peri. Şimdi anlam kazandı bu lakap kafamda. Bu lakabı Liam bana çocukken takmıştı ve bense unutmuştum. Bir kelime bir ömrü bitirmişti benim için. Belki de bu rüya gözümü açmama sebep olmuştur.

"Stella dilini mi yuttun yavrum."

"Yavrum? Sensin lan yavrum doğru dürüst konuş benimle."

"Gelişi güzel dedim işte anla be kızım."

"Neyse Liam bey şükredin başka bir şey konuşacağım."

"İnşAllah konuşabileceksen tabii artık."

" Liam ben bugün rüyamda seni gördüm-"

"Hadi ya hayırlı olsun bana aşık olmuşsun."

"Hahaha gerçekten çok güldük.

Yorumlar

  • Nisa Nur: Teşekkür ederimmmmm.
  • Filiz Çetin: liam konum kabullenişinden bahsetmek istiyor ama bilmeli ki eskiye dönük kalmadıkça zor
  • Elif İlhan: stella annene bu kadar güzel bir şey yapma dedin mi?
  • Aslı Kuş: inci kutusunun hatıraları beni de ağlattı çok duygusal
  • burak yılmaz: kitabın duyguları çok etkileyici
  • Ahmet Poyraz: Annene olan hislerin boşuna kalmasın stella buralarda kaybolma