GİRİŞ
GİRİŞ
Herşeyin kötü olacağını, hiç birşeyin eskisi gibi olamayacağını bilmeden mutlu mutlu kötülüğe gitmek mi daha kötüdür?, yoksa herşeyin kötülüğe kucak açtığını bilse de bir umutla kötülüğe gitmek mi?
Küçük çocuk daha bunları ayırt edemiyecek yaştaydı.
"Anneciğim babam iyi olacak değilmi" diye sordu annesine. annesi şoför koltuğunda son sürat arabayı sürerken hiç birşeyi duymuyormuş, umursamıyormuş gibi görünüyordu.
"o yaptı." diye fısıldadı kadın, kocasının hastanede olduğunu öğrendiğinden beri kafası karışmış bir şekilde hep aynı cümleyi fısıldıyordu. "o yaptı.." dedi tekrar
Tekrar ve tekrar..
Dakikalar sonra hastaneye varmışlardı,
Kadın çok hızlı bir şekilde arabayı park etti ve arka koltukta oturan oğlunun Kapısını açtı.
"Doğukan Kaya, bıçakla yaralanma, nerede acaba? " dedi nefes nefese sekreter kadına. "kontrol edeyim bir saniye." dedi sekreter kadın. Saniyeler sonra " 3. Kat 22. Oda" dedi sekreter kadın. cevap bile vermeden asansörün olduğu yere doğru koşar adımlarla ilerledi. Küçük çocuğun elini sıkı sıkı tutuyor hiç bırakmıyordu, çocuksa arkasından koşuyordu.
Minik bacaklarıyla..
22 numaralı odaya gelmişlerdi içeride iki doktor vardı.
Kadın bir birine bir birine bakıyordu ama birtanesi fazla tanıdık geliyordu. En sonunda doktorlardan bir tanesi "Buyrun Duru hanım" dedi gözleri yanındaki çocuktaydı. "nasıl durumu Hakan bey," dedi Duru. Doktor daha ağzını açmadan yanındaki doktor söze atıldı "hanım efendi" dedi doktor baskın bir sesle ve devam etti "farkındaysanız oda boş, yatak da boş, eşiniz oluyor galiba" dedi doktor, eşiniz kelimesine vurgu yaparak
"Evet eşim oluyor" dedi oda aynı vurgu ile. "Bir sorunmu var doktor bey?" diye sordu. "Eşiniz.." dedi hakan doktor "Eşiniz tam 47 bıçak.." diğer doktor lafını kesti "Eşiniz tam 47 bıçak darbesi almış, tüm çabalara rağmen kurtarılamadı." dedi tek nefeste. Kadın olduğu yerde sarsakladı. Küçük çocuk ise doktorlara bakıyordu "sen yaptın." diye fısıldadı Duru "Galip doktor böylemi söylenir yüreğine indi kadının" dedi Hakan doktor Galip doktorun gözleri sadece küçük çocuktaydı. "sen yaptın Galip" dedi fısıldayarak Galip doktorun gözlerinin içine bir düşmanıymış gibi bakıyordu "sen kıydın kocama,sen bıçaklattırdın onu" diye haykırdı Duru "seni değilde onu seçtim diye yaptın bunu" haykırıyordu hastane inliyordu, çocuk korkuyla annesine bakıyordu. Hakan doktor anlamaz gözlerle bir Galip doktora bir Duruya bakıyordu. "ama söylesene, nasıl seçerdim seni?" dedi Duru "son geceyi hatırla yıllar öncesi, bana sadece zevkten başka birşey olmadığımı söyledin. Bir anlık hevessin dedin" kadın acıyla fısıldıyordu doktorun yüzüne. Galip doktor Duru'nun bileğini sıkıca kavradı "şu an ne yeri, nede zamanı Duru." dedi fısıltıyla. "Bak asil korkuyor" işaret parmağı ile Küçük çocuğu gösterdi. Hakan sadece dinliyordu ne diyeceğini bilemiyordu. Duru bileğini salladı bu hareketi Galip Doktorun bileğini bırakmasına neden oldu ardından işaret parmağını Galip Doktora salladı, yüzüne karşı. "O gösterdiğin küçük çocuk varya, Bir gün seni bulacak. Seni bulduğunda babasının intikamını alacak, intikamını öyle bir alacakki ben ne yaptım diyeceksin." diye baskın bir tınıyla fısıldıyordu yüzüne."Ben ne yaptım ki bu çocuk benden böyle nefret etti diyeceksin. Tabii son nefesinde bunları söyleyebilirsen, belki buna bile izin vermez.."