Keşfet

BÖLÜM 5 — KAYIP İSMİN GÖLGESİ

🐺 KURTDAM AKADEMİSİ: LANETLİ SIR

BÖLÜM 5 — KAYIP İSMİN GÖLGESİ

Lambalar yeniden yandığında kimse konuşmadı.

Masadaki siyah tüy hâlâ oradaydı. Erian ise kutudan çıkan kâğıdı elinde tutuyordu. Üzerindeki cümle silinmişti ama ben hâlâ o kelimeleri duyuyordum.

Beni hatırlayacaksın.

Erian’a döndüm.

“Aras Veyl hakkında daha fazla şey anlatacaksın.”

Başını kaldırdı.

“Alisa, şu an—”

“Hayır. Bu kez sözümü kesme.”

Kael bana baktı.

“Alisa, sakin ol.”

“Sakin mi olayım?” Sesim yükseldi. “Üzerinde benim adım olan bir kutu bulduk. İçinden geçmişimle ilgili mesaj çıktı. Şimdi de on yedi yıl önce kaybolan bir öğrencinin adı geçiyor. Siz hâlâ bana sakin olmamı söylüyorsunuz.”

Erian dudaklarını birbirine bastırdı.

“Aras Veyl hakkında bildiklerimiz sınırlı.”

“Bana bunu söyleme. Sembolü tanıdın. Eski muhafızları biliyorsun. Bir şey saklıyorsun.”

Nikolai araya girdi.

“Alisa, burada konuşmamamız gerekiyor.”

“Peki nerede konuşacağız? Herkesin sustuğu, kapıların arkasına saklandığı bir yerde mi?”

Tam o sırada koridordan bir ses geldi.

Ayak sesleri.

Hepimiz aynı anda kapıya döndük.

Ses giderek yaklaştı ve kapının önünde kesildi.

Üç kez vuruldu.

Tak. Tak. Tak.

Kael hemen önümde durdu.

Erian elini kaldırdı.

“Kim var?”

Cevap gelmedi.

Birkaç saniye sonra kapının altından katlanmış bir kâğıt içeri kaydı.

Nikolai eğilip kâğıdı aldı. Açmadan önce Erian’a baktı.

“Ne bekliyorsun?” dedim. “Aç.”

Nikolai kâğıdı açtı.

Yüzü bir anda değişti.

“Ne yazıyor?” diye sordum.

Kâğıdı bana uzattı.

Üzerinde tek bir isim vardı:

ARAS VEYL

İsmin altında bir cümle daha yazıyordu:

“Kayıp olan, her zaman uzak değildir.”

İçim ürperdi.

“Bunu kim bıraktı?”

Kael kapıyı açtı.

Koridor boştu.

Kimse yoktu.

Yalnızca kapının önünde, kâğıdın yanında siyah bir tüy duruyordu.

Erian tüyü görünce olduğu yerde kaldı.

“Hayır…” diye mırıldandı.

Ona döndüm.

“Ne oldu?”

Erian cevap vermedi.

“Erian, ne biliyorsun?”

Bu kez Nikolai konuştu.

“Aras’ın kaybolduğu gece akademinin bütün çıkışları kapatılmıştı.”

“Yani dışarı çıkamadı.”

“Kimse çıkamadı,” dedi Kael. “Ama sorun şu…”

Sözünü tamamlamadı.

“Ne sorunu?” diye sordum.

Kael çenesini sıktı.

“Aras’ın odasında dışarıya ait hiçbir iz bulunmadı. Sanki akademinin içinden kaybolmuştu.”

Koridora baktım.

Soğuk bir hava yüzüme çarptı.

İçimdeki kurt huzursuzca kıpırdandı.

“Arşivlere gideceğim,” dedim.

Erian hemen karşı çıktı.

“Hayır.”

“Aras hakkında kayıtlar orada.”

“Alisa, bu tartışmaya açık değil.”

“Benim geçmişim hakkında konuşuyoruz. O yüzden evet, tartışmaya açık.”

Kael kollarını bağladı.

“Tek başına gitmiyorsun.”

“Ben de zaten seni çağırmadım.”

“Çağırmana gerek yok.”

Kael’in sesindeki sertlik beni susturdu. Her ne kadar sinirlensem de yüzündeki endişeyi fark etmiştim.

Tam o sırada koridorun sonundan bir fısıltı geldi.

“Arşivlere gel…”

Nefesim kesildi.

Ses çok uzaktan gelmişti ama kelimeleri açıkça duymuştum.

Erian hızla koridora baktı.

“Kim var?”

Cevap yoktu.

Karanlık koridorun sonunda bir gölge belirdi.

Bir saniye kadar orada kaldı.

Sonra duvarın arkasına çekildi.

Kael ileri doğru hareketlendi.

Nikolai kolunu tuttu.

“Dur. Bizi oraya çekmeye çalışıyor olabilir.”

“Peki burada bekleyip ne yapacağız?” diye çıkıştım.

Kimse cevap vermedi.

Tam o sırada yerdeki siyah tüyün yanında kırmızı harfler belirmeye başladı.

Harfler yavaş yavaş ortaya çıkıyordu.

“GEÇMİŞİNİN İLK KAPISI ARŞİVLERDE.”

Bir adım geri çekildim.

Erian yazıya bakarken yüzündeki renk tamamen kayboldu.

“Bunu daha önce gördün,” dedim.

Erian gözlerini kapattı.

“Evet.”

“Ne zaman?”

Cevap vermeden önce uzun bir nefes aldı.

“Aras kaybolmadan önce.”

İçimde bir şey koptu.

“Bunu neden daha önce söylemedin?”

“Çünkü o sembolün yeniden ortaya çıkmasını istemiyordum.”

“İstememek hiçbir şeyi değiştirmiyor, Erian!”

Sesim titriyordu ama geri adım atmadım.

“Biri benimle oynuyor. Geçmişimle ilgili bir şey biliyor. Ve siz hâlâ bana gerçeği söylemiyorsunuz.”

Erian başını eğdi.

Sonra koridora baktı.

“Arşivlere gideceğiz.”

Kael ona döndü.

“Erian, emin misin?”

“Hayır,” dedi Erian. “Ama artık beklersek daha fazla insan zarar görebilir.”

Bu sözler içimdeki korkuyu daha da büyüttü.

Arşivlere doğru ilerlemeye başladık.

Ben en arkada yürüyordum.

Tam kapıdan çıkarken kulağımın yanında bir ses duyuldu.

Bu kez fısıltı o kadar yakındı ki biri arkamda duruyor sandım.

“Beni bul, Alisa…”

Arkamı hızla döndüm.

Kimse yoktu.

Ama içimdeki kurt ilk kez bana bir kelimeyle karşılık verdi.

Kaç.

Ve o anda, arşivlerde bizi neyin beklediğini bilmiyordum.

Fakat bir şeyden emindim.

Aras Veyl’in hikâyesi bitmemişti.

Belki de hiç başlamamıştı.