2. Bölüm
Telefonu kulağımdan çekmedim.
Karşı taraftaki sessizlik birkaç saniye sürdü.
Sonra aynı ses yeniden duyuldu.
'Kimsin?'
Ses tonunda merak yoktu.
Sabırsızlık da denemezdi.
Daha çok, karşısındaki insanın cevap vermek zorunda olduğuna inanan birinin sakinliği vardı.
'Yanlış numara.'
Bunu söylerken sesimin titrememesine özellikle dikkat ettim.
Karşı taraf birkaç saniye sustu.
'Öyle mi?'
'Öyle.'
'Yanlış numarayı arayıp sonra kapatmak yerine açıklama yapıyorsun.'
'Çünkü ayıp olur.'
Cevabımın ardından ilk kez belirgin bir sessizlik oldu.
Ne diyeceğini düşündüğünü sandım.
Yanılmışım.
'Adın ne?'
Kaşlarımı çattım.
'Bunu neden merak ettin?'
'Merak ettiğimi nereden çıkardın?'
Bu kez ben sustum.
Sesi insanı sinirlendiren türdendi.
Bağırmıyordu.
Tehdit etmiyordu.
Ama konuşmanın yönünü kendi belirliyordu.
'İyi akşamlar,' dedim.
Telefonu kapattım.
Ekran karardığında odadaki sessizlik bir anda fark edilir hâle geldi.
Bir süre telefonu elimde tuttum.
Sonra yatağın üzerine bıraktım.
Bitti.
Hepsi buydu.
En azından öyle olması gerekiyordu.
Akşam yemeğinde annem günümün nasıl geçtiğini sordu. Omuz silkip her zamanki gibi geçtiğini söyledim. Masadaki konuşma birkaç dakika sonra başka bir konuya kaydı.
Ben ise farkında olmadan telefonuma bakıyordum.
Numara hâlâ arama geçmişindeydi.
Kaydetmemiştim.
Kaydetmeyecektim.
Ama rakamların bir kısmını ezberlediğimi fark ettiğimde bundan pek emin olamadım.
O gece uyumadan önce telefonu sessize aldım.
Ekranı kapattım.
Sonra tekrar açtım.
Numaraya baktım.
Arama yapmadım.
Sadece baktım.
İnsan zihni bazen gereksiz şeylere takılmak konusunda inanılmaz yetenekliydi.
Ertesi sabah numarayı unutmuş olacağımı düşündüm.
Unutmadım.
Gün içinde birkaç kez aklıma geldi.
Ders çalışırken.
Otobüste.
Markette sıra beklerken.
Hatta arkadaşım Ece bir şey anlatırken bir anda konuşmanın ortasında koptuğumu fark etti.
'Sen beni dinliyor musun?'
'Dinliyorum.'
'Hiç öyle görünmüyor.'
Gülümsedim.
'Devam et.'
Ece gözlerini kıstı ama üstelemedi.
Beni uzun zamandır tanıyordu. Bir şeyi anlatmak istemediğimde zorlamanın hiçbir işe yaramayacağını biliyordu.
Akşam eve döndüğümde hava erkenden kararmıştı.
Sokağın başında birkaç dükkânın ışığı yanıyordu. İnsanlar evlerine yetişmeye çalışıyor, kaldırımda ayak sesleri birbirine karışıyordu.
Apartmanın kapısını açarken arkamdan bir arabanın yavaşladığını duydum.
Dönüp baktım.
Siyah bir araç birkaç saniye yolun kenarında bekledi.
İçeriyi göremedim.
Araç sonra devam etti.
Bunu önemsemedim.
Neden önemseyeyim ki?
Şehirde siyah araba kullanan tek kişi o değildi.
Eve çıktım.
Çantamı odama bıraktım.
Üzerimi değiştirip yatağın kenarına oturdum.
Telefonumu elime aldığımda ekranda cevapsız bir arama vardı.
Aynı numara.
Kalbim hızlandı.
Korkudan değil.
Daha çok, beklemediğim bir şeyin gerçekten gerçekleşmiş olmasından.
Bir süre ekrana baktım.
Sonra aramayı geri çevirdim.
Telefon yalnızca iki kez çaldı.
Açtı.
Bu kez konuşan ben olmadım.
'Demek geri aradın.'
Aynı ses.
Aynı sakinlik.
Ama bu kez sesin sahibinin beni dinlemek için değil, benim onu dinlemem için telefonu açtığını hissettim.
'Numaramı nereden bulduğunu sormayacağım.'
'İyi.'
'Çünkü cevabını merak etmiyorum.'
Kısa bir sessizlik oldu.
Ardından adamın sesi biraz daha alçaldı.
'Yine de adını söylemedin.'
Pencereye doğru baktım.
Sokak lambasının ışığı perdelerin arasından odama vuruyordu.
'Sen de kendi adını söylemedin.'
Bu kez karşı tarafta çok kısa süren bir sessizlik oldu.
Sonra yalnızca iki kelime söyledi.
'Baran Demir.'
İsim, nedense odanın havasını değiştirmiş gibi geldi.
Henüz bu ismin ne anlama geldiğini bilmiyordum.
Baran Demir'in kim olduğunu da.
Sadece sesindeki soğukluktan, hayatımda karşılaştığım sıradan insanlardan biri olmadığını anlayabiliyordum.
Ben de adımı söyledim.
'Artık eşitiz.'
'Hayır,' dedi.
'Değiliz.'
Sesindeki kesinlik, ilk kez içimde açıklayamadığım küçük bir huzursuzluk bıraktı.
Nedenini sormadım.
O da açıklamadı.
Konuşma kısa süre sonra sona erdi.
Telefonu kapattığımda odada yine yalnızdım.
Fakat bu kez yalnızlık eskisi gibi değildi.
Çünkü artık hayatımın sıradanlığının içinde, nereden çıktığını bilmediğim bir isim vardı.
Baran Demir.
Ve ben, o ismi henüz bilmiyordum ama hayatımda uzun süre kalacağını sezmiştim.
Yorumlar
- Gecegece99: aynı ben ya
- Alierkek: Kim bilir😁
- Zeynep Avcı: kim bilir daha neler olacak
- Elif Ruveyda BİRCAN: Devamını merakla bekliyorum
- Elif Ruveyda BİRCAN: Korkunç bir şey olacak diye tedirgin tedirgin okudum...