Keşfet

12. BÖLÜM — TAKIMLA İLK KEZ

Meleklerin Yalanı.

12. BÖLÜM — TAKIMLA İLK KEZ

Ertesi gün sahaya geldiğimde kızların çoğu çoktan gelmişti.

Bu kez kenarda tek başıma durmadım.

Doğrudan yanlarına gittim.

Azra beni görünce elindeki topu bana doğru attı.

"Al bakalım."

Topu yakalamaya çalıştım ama elimden kayıp yere düştü.

Azra kahkahayı bastı.

"Futbol topunu da mı tutamıyorsun?"

"Ben futbolcu değilim, unuttun mu?"

"Onu herkes biliyor zaten."

İkimiz de güldük.

Biraz sonra Lara yanımıza geldi.

"Bugün bizimle çalışacaksın."

Bir an durdum.

"Gerçekten mi?"

"Evet."

İçimde garip bir heyecan oluştu.

Şimdiye kadar hep kenarda temel hareketleri öğrenmiştim.

Bugün ilk kez takımın geri kalanıyla birlikte çalışacaktım.

Kızların bazıları bana baktı.

Bazılarının bakışında hâlâ mesafe vardı.

Bunu anlayabiliyordum.

Benden hemen hoşlanmalarını ya da bana güvenmelerini beklemiyordum.

Lara herkesi topladı.

"Isınmayla başlıyoruz."

Koşmaya başladık.

İlk birkaç turda kızların temposuna yetişmekte zorlandım.

Birkaç dakika sonra nefesim kesilmeye başladı.

Azra yanımdan geçerken:

"Dayan."

dedi.

"Dayanıyorum."

"Yüzünden pek öyle görünmüyor."

"Sen konuşma da koş."

Azra güldü.

Ben de gülmemek için kendimi zor tuttum.

Isınmadan sonra pas çalışmasına geçtik.

Lara topu bana gönderdi.

Kontrol etmeye çalıştım.

İlk dokunuşum biraz sert oldu ve top önümden açıldı.

Peşinden koşup geri aldım.

Lara bir şey söylemeden tekrar pas verdi.

Bu kez daha dikkatliydim.

Top ayağımda kaldı.

"İşte böyle."

Lara'nın bunu söylemesi bile hoşuma gitti.

Çalışmaya devam ettik.

Sonra küçük bir takım çalışmasına geçtik.

Ben bir tarafta dururken diğer kızlar sürekli yer değiştiriyordu.

Ne yapmam gerektiğini anlamakta zorlanıyordum.

Bir anda Lara seslendi.

"Umut, sağa!"

Sağa koştum.

"Hayır, diğer sağ!"

Bir an durdum.

Azra kahkaha attı.

"Umut!"

"Tamam, tamam!"

Hemen yönümü değiştirdim.

Top bana geldiğinde ne yapacağımı şaşırdım.

Pas vermek istedim ama top ayağımdan açıldı.

Karşı takım topu aldı.

Başımı eğdim.

"Özür dilerim."

Takımdan biri:

"Devam et."

dedi.

Başımı kaldırdım.

Bana bakan kızın yüzünde hâlâ güven yoktu.

Ama en azından kızgın görünmüyordu.

Top tekrar oyuna girdi.

Bu kez daha dikkatliydim.

Lara'nın söylediklerini dinledim.

Azra'nın gösterdiği yere baktım.

Birkaç dakika sonra ilk kez doğru zamanda doğru yere koşmayı başardım.

Top bana geldi.

Hiç düşünmeden pas verdim.

Top takım arkadaşımın önüne gitti.

"İyi."

dedi Lara.

İçimden küçük bir sevinç geçti.

Çok büyük bir şey değildi.

Ama benim için önemliydi.

Antrenman ilerledikçe daha da yoruldum.

Bacaklarım ağırlaşıyor, nefesim hızlanıyordu.

Ama bu kez yalnız değildim.

Hep birlikte koşuyor, hep birlikte çalışıyorduk.

Ben de arada hata yapıyordum.

Kimse beni kenara göndermiyordu.

Bu bile benim için yeniydi.

Antrenman bittiğinde herkes kenara geçti.

Ben de çantamı alıp yere oturdum.

Azra yanıma geldi.

"Bugün fena değildin."

Başımı kaldırdım.

"Gerçekten mi?"

"Abartma. Hâlâ öğrenecek çok şeyin var."

Güldüm.

"Biliyorum."

Lara da yanımıza geldi.

"Yarın yine gel."

Başımı salladım.

"Gelirim."

Lara uzaklaşınca bir süre sahaya baktım.

Daha birkaç gün önce buraya geldiğimde topa nasıl vuracağımı bile bilmiyordum.

Şimdi en azından bazı şeyleri öğrenmeye başlamıştım.

Belki bu takım bana hemen güvenmeyecekti.

Belki bazıları beni uzun süre affetmeyecekti.

Ama ben artık kaçmak istemiyordum.

Çantamı omzuma taktım.

"Yarın görüşürüz."

Sonra sahadan çıktım.