Keşfet

13. BÖLÜM — SAHADA KAYBOLMAK

Meleklerin Yalanı.

13. BÖLÜM — SAHADA KAYBOLMAK

Ertesi sabah sahaya geldiğimde bu kez biraz daha erken davranmıştım.

Kızların gelmesine daha vardı.

Topu alıp kenarda biraz çalışmaya başladım.

Dün öğrendiklerimi tekrar etmeye çalışıyordum.

Topu ayağımla kontrol et.

Sonra pas ver.

Sonra tekrar kontrol et.

Basit görünüyordu.

Ama uygulamaya gelince o kadar da basit değildi.

Bir süre sonra top yine ayağımdan açıldı.

"Yine mi?"

Peşinden koşup topu yakaladım.

Tam o sırada arkamdan bir ses geldi.

"Sabah sabah yine topun peşinden koşuyorsun."

Döndüm.

Azra gelmişti.

"En azından artık topu yakalayabiliyorum."

Azra güldü.

"Bu da bir gelişme."

"Teşekkür ederim."

Bir süre sonra diğer kızlar da gelmeye başladı.

Lara herkesi topladı.

"Bugün biraz mevki çalışacağız."

Ben Lara'ya baktım.

"Mevki ne?"

Azra hemen araya girdi.

"Umut, sen gerçekten futbolu sıfırdan öğreniyorsun."

"Ben zaten söyledim."

Lara gülümsedi.

"Takımda herkesin bir görevi var. Kimin nerede duracağını bilmesi gerekiyor."

Başımı salladım.

"Tamam."

Lara sahayı gösterdi.

"Sen şimdilik burada dur."

Gösterdiği yere geçtim.

Birkaç saniye sonra:

"Burada mı?"

"Evet."

"Sonra ne yapacağım?"

"Top geldiğinde arkadaşına göre hareket edeceksin."

"Arkadaşım nerede?"

Azra kahkaha attı.

Lara da gülmemek için kendini zor tuttu.

"Umut, birazdan öğrenirsin."

Çalışma başladı.

İlk birkaç dakika ne yapacağımı anlamakta gerçekten zorlandım.

Kızlar sağa sola hareket ediyor, birbirlerine sesleniyordu.

Ben ise olduğum yerde kalıp onları izliyordum.

Bir anda Lara seslendi.

"Umut, çık!"

Çıktım.

"Hayır, geri!"

Geri döndüm.

"Şimdi sağa!"

Sağa koştum.

"Tamam, dur!"

Olduğum yerde kaldım.

Azra yanımdan geçerken:

"Birazdan seni kaybedeceğiz."

"Ben de kendimi kaybettim zaten."

Azra güldü.

Ama birkaç dakika sonra oyunun hızlandığını fark ettim.

Top bir o yana, bir bu yana gidiyordu.

Bu kez sadece topa bakmamaya çalıştım.

Lara'nın söylediklerini dinledim.

Takım arkadaşlarımı takip ettim.

Bir ara top bana doğru geldi.

Kontrol ettim.

Bu kez ayağımdan açılmadı.

Hemen önümdeki oyuncuya pas verdim.

Top yerine ulaştı.

"İyi."

Lara'nın sesi geldi.

Küçük bir şeydi.

Ama yine de sevindim.

Çalışmaya devam ettik.

Sonra kısa bir maç yapmaya başladık.

İşte o zaman her şey daha da karıştı.

Top hareket ettikçe ne yapacağımı unutuyordum.

Bir ara yanlış tarafa koştum.

Azra arkamdan bağırdı.

"Umut! Orası değil!"

"Tamam!"

Hemen geri döndüm.

Birkaç saniye sonra top yine bana geldi.

Bu kez düşünmeden pas verdim.

Top takım arkadaşıma ulaştı.

Lara başını salladı.

"İşte bunu yap."

Başımı salladım.

Devam ettim.

Hâlâ çok hata yapıyordum.

Bazen yanlış yerde duruyor, bazen topu kaçırıyordum.

Ama artık en azından oyunun içinde kalmaya çalışıyordum.

Maç bittiğinde nefes nefese kenara geçtim.

Azra yanıma oturdu.

"Bugün kafan biraz daha az karıştı."

"Biraz."

"Yarın daha da az karışır."

Olduğum yerde gülümsedim.

"Umarım."

Lara yanımıza geldi.

"Yarın yine çalışacağız."

Başımı salladım.

"Gelirim."

Ayağa kalktım.

Bacaklarım yine ağrıyordu.

Ama bu kez sahadan çıkarken aklımda başka bir şey vardı.

Futbol hâlâ zordu.

Ama artık sahaya çıktığımda ne yapacağımı tamamen bilmeyen biri değildim.

Az da olsa öğreniyordum.

Ve bu bana yetiyordu.