Keşfet

### 23. BÖLÜM — TAKIMI YALNIZ BIRAKMAMAK

Meleklerin Yalanı.

### 23. BÖLÜM — TAKIMI YALNIZ BIRAKMAMAK

Sabah uyandığımda aklımda tek bir şey vardı.

Dün gece gelen mesaj.

"Gerçeği öğrenmek istiyorsan, yarın yalnız gel."

Telefonumu elime alıp mesajı bir kez daha okudum.

Buluşacağımız yer belliydi.

Ama içimde garip bir huzursuzluk vardı.

Bugün sahaya gitmem gerekiyordu.

Üstelik kızların maçı vardı.

Hazırlanıp evden çıktım.

Tam arabaya binecekken telefonum çaldı.

Lara arıyordu.

"Umut, neredesin?"

"Evden çıkıyorum."

"İyi. Maçtan önce sahada ol."

"Tamam."

Telefonu kapattım.

Bir an durup mesajdaki adresi düşündüm.

Oraya gitmem gerekiyordu.

Ama bugün kızların maçı vardı.

Onları yalnız bırakamazdım.

Eskiden olsa kendi işimi düşünür, takımın ne yaptığı umurumda bile olmazdı.

Ama artık böyle değildi.

Arabaya bindim ve sahaya doğru yola çıktım.

Sahaya geldiğimde kızlar hazırlanmaya başlamıştı.

Azra beni görünce yanıma geldi.

"Gerçekten geldin."

"Niye gelmeyeyim?"

"Son günlerde biraz dalgınsın. Maça gelmeyeceğini düşündüm."

Başımı salladım.

"Takımı yalnız bırakmam."

Azra gülümsedi.

"İyi ki geldin."

Bu söz içimde garip bir his bıraktı.

Bir zamanlar bu takımın benden nefret ettiğini düşünüyordum.

Şimdi ise onların yanında olmak bana iyi geliyordu.

Lara yanımıza geldi.

"Umut, birazdan ısınmaya çıkıyoruz."

"Tamam."

Telefonumu cebime koydum.

Mesajdaki adres hâlâ aklımdaydı.

Ama şu an burada olmam gerektiğini biliyordum.

Maç başladığında herkes sahaya çıktı.

Ben kenarda kaldım.

Kızları izliyordum.

İlk dakikalarda rakip takım baskılı oynadı.

Bizim takım biraz zorlandı.

Lara sürekli bağırarak oyuncuları yönlendiriyordu.

Azra bir pozisyonda topu kaybetti.

Hemen geri koştu.

Ben de yerimden kalkıp istemsizce seslendim.

"Azra, devam!"

Azra bana baktı.

Sonra başını sallayıp koşmaya devam etti.

Birkaç dakika sonra takım toparlandı.

İlk yarının sonlarına doğru güzel bir pozisyon yakaladık.

Top Azra'ya geldi.

Azra topu ileri taşıdı ve takım arkadaşına pas verdi.

Gol oldu.

Kızlar birbirlerine sarılırken ben de kenarda gülümsedim.

O sırada telefonum titredi.

Cebimden çıkarıp ekrana baktım.

Bilinmeyen numara.

Mesajı açtım.

"Gelmedin."

Bir süre ekrana baktım.

Cevap yazmadım.

Telefonu tekrar cebime koydum.

Maça döndüm.

İkinci yarı başladığında artık mesajı düşünmemeye çalışıyordum.

Şu an önemli olan maçtı.

Takımın yanındaydım.

Maçın son dakikalarında rakip takım tekrar baskı kurdu.

Herkes savunmaya çekildi.

Son düdük çaldığında kızlar rahat bir nefes aldı.

Maçı kazanmıştık.

Kızlar birbirlerine sarılırken ben de yanlarına gittim.

Lara bana baktı.

"İyi iş çıkardık."

"Gerçekten iyiydiniz."

Azra gülümsedi.

"Sen de bugün çok destek oldun."

"Artık takımın bir parçasıyım, değil mi?"

Lara birkaç saniye bana baktı.

Sonra başını salladı.

"Evet."

Bu kelimeyi duyunca istemsizce gülümsedim.

Bir süre kızlarla birlikte sahada kaldım.

Eskiden bu anların hiçbirinde kendimi onların arasında düşünmezdim.

Şimdi ise gitmek istemiyordum.

Telefonum yeniden titredi.

Bu kez mesaj daha kısaydı.

"Takımını seçtin."

Kaşlarımı çattım.

Ardından ikinci mesaj geldi.

"Umarım ne yaptığını biliyorsundur."

Telefonu kapattım.

Kim olduğunu hâlâ bilmiyordum.

Benden ne istediğini de bilmiyordum.

Ama bugün kızları yalnız bırakmadığım için pişman değildim.

Yine de aklımdan bir soru geçiyordu.

Bu kişi neden özellikle bugün beni çağırmıştı?

Ve benim buraya geleceğimi nereden biliyordu?