### 24. BÖLÜM — YİĞİT`İN HESABI
### 24. BÖLÜM — YİĞİT'İN HESABI
Maçtan sonra soyunma odasına geçmiştik.
Herkes kendi arasında konuşuyordu.
Ama konu maç değildi.
Yiğit'ti.
Azra telefonuna bakarak başını salladı.
"Ben hâlâ yaptığına inanamıyorum."
Lara yanına oturdu.
"Ben şaşırmadım."
Kızlardan biri Lara'ya baktı.
"Sen zaten ondan hiç hoşlanmıyordun."
Lara omuzlarını silkti.
"Demek ki boşuna değilmiş."
Azra telefonu masanın üzerine bıraktı.
"Ne yapacağız?"
Lara birkaç saniye düşündü.
"Önce ne diyeceğini dinleyelim."
Tam o sırada kapı açıldı.
Yiğit içeri girdi.
"Burada olduğunuzu biliyordum."
Sonra gözleri bana döndü.
"Sen de buradasın."
"Ne istiyorsun?"
"Konuşmaya geldim."
Lara ona baktı.
"Bizim seninle konuşacak bir şeyimiz yok."
"Benim var."
Azra araya girdi.
"Tamam. Konuş."
Yiğit birkaç saniye sustu.
"Geçmişte olanları unutmuşsunuz gibi davranıyorsunuz."
Azra başını salladı.
"Unutmadık."
"Öyleyse neden böyle davranıyorsunuz?"
Azra telefonunu eline aldı.
"Çünkü artık ne yaptığını biliyoruz."
Yiğit'in yüzü değişti.
"Ne yapmışım?"
Azra mesajları açtı.
"Şu mesajlardan bahsediyorum."
Yiğit ekrana baktı.
"Ben sadece konuşuyordum."
Lara hemen karşılık verdi.
"Konuşmak başka, insanları birbirine düşürmek başka."
Kızlardan biri söze girdi.
"Bana Lara'nın arkamdan konuştuğunu söylemiştin."
Başka bir kız da ekledi:
"Bana da Azra'nın benden hiç hoşlanmadığını söylemiştin."
Yiğit başını salladı.
"Ben öyle bir şey demedim."
Azra telefonu ona gösterdi.
"Mesajların burada."
Yiğit sustu.
Lara kollarını bağladı.
"Birimize başka, diğerimize başka şey söylemişsin."
"Ben sadece..."
"Ne?"
Lara gözlerini ondan ayırmadı.
"Ne diyeceksin şimdi?"
Yiğit cevap veremedi.
Kızlardan biri gülerek konuştu.
"Bizim birbirimize düşeceğimizi sandın, değil mi?"
Azra da gülümsedi.
"Ama olmadı."
Lara kızlara baktı.
"Artık birbirimize hemen inanıp birbirimizi suçlamıyoruz."
Kızlardan biri başını salladı.
"Özellikle de sen söyleyince."
Hepimiz gülmeye başladık.
Yiğit sinirlendi.
"Dalga geçmeyin."
Lara ona baktı.
"Sen bizimle uğraşırken iyiydi."
Yiğit bir şey söylemek için ağzını açtı ama vazgeçti.
Sonunda arkasını dönüp kapıya doğru yürüdü.
Azra arkasından seslendi.
"Bir daha bizi birbirimize düşürmeye çalışma."
Yiğit durmadı.
Kapı kapandığında odada kısa bir sessizlik oldu.
Sonra kızlardan biri gülmeye başladı.
"Kendi kendini rezil etti."
Ben de istemeden güldüm.
Lara bana baktı.
"Umut, sen niye gülüyorsun?"
"Bilmem."
Başımı salladım.
"İyi geldi."
Azra gülümsedi.
"Bana da."
Bir süre sonra çantamı aldım.
Onlara bakarken içimden garip bir şey geçti.
Bir zamanlar bu kızlarla aynı ortamda bile rahat edemiyordum.
Şimdi ise birlikte gülüyorduk.
Tam çıkacakken telefonum titredi.
Ekrana baktım.
Bilinmeyen numaraydı.
Mesajı açtım.
**"Yiğit'le uğraşırken asıl meseleyi unutma."**
Gülümsemem bir anda kayboldu.
Telefonu kapattım.
Kızlara hiçbir şey söylemedim.
Çünkü onların bu anını bozmak istemiyordum.
Ama içimde yine aynı soru vardı.
Bu kişi beni neden hâlâ yalnız bırakmıyordu?