Keşfet

31. BÖLÜM — KIZLARIN ŞÜPHESİ

Meleklerin Yalanı.

31. BÖLÜM — KIZLARIN ŞÜPHESİ

Ertesi sabah sahaya geldiğimde kızların çoğu çoktan gelmişti.

Toplar hazırlanıyordu.

Herkes kendi işiyle uğraşıyordu.

Ben de çantamı kenara bırakıp yanlarına gittim.

"Selam."

Azra bana baktı.

"Selam."

Lara da bana bakıp gülümsedi.

"Bugün erkencisin."

"Alışıyorum."

Lara güldü.

"Sonunda."

Ben de gülümsedim.

Ama Azra hâlâ bana bakıyordu.

"Ne oldu?"

"Hiç."

"Bir şey var."

Kaşlarımı kaldırdım.

"Nereden çıkardın?"

"Çünkü iki gündür dalgınsın."

Bir şey söylemedim.

Lara da konuşmaya katıldı.

"Dün de böyleydin."

"Biraz kafam dolu sadece."

"Ne hakkında?"

Soruyu duyunca bir an durdum.

Gazeteyi düşündüm.

Fotoğrafları.

Bilinmeyen numarayı.

Yiğit'i.

Ama hiçbirini anlatmadım.

"Önemli bir şey değil."

Azra gözlerini kıstı.

"Umut."

"Evet?"

"Bize bir şey söylemiyorsun."

"Ne söylemiyorum?"

Lara kollarını bağladı.

"Bir şey olduğunu."

Gülmeye çalıştım.

"Yok gerçekten."

Azra başını iki yana salladı.

"Eskiden olsa inanırdım."

Bu kez sustum.

Çünkü haklıydı.

Eskiden olsa gerçekten kimseye bir şey anlatmazdım.

Ama şimdi ne yapacağımı ben de bilmiyordum.

Antrenörün sesi duyuldu.

"Hadi kızlar, başlayalım!"

Hepimiz sahaya geçtik.

Koşuya başladık.

Sonra pas çalışmasına geçtik.

Ben topa odaklanmaya çalışıyordum ama aklım yine dün geceye gidiyordu.

Bir ara top ayağımdan açıldı.

Lara topu alıp bana baktı.

"Umut."

"Efendim?"

"Sen kesin bir şey saklıyorsun."

Gözlerimi kaçırdım.

"Ne saklayacağım?"

"Onu da sen biliyorsun."

Azra araya girdi.

"Lara, biraz rahat bırak."

"Ben sadece söylüyorum."

Azra bana döndü.

"Gerçekten bir sorun varsa bize söyleyebilirsin."

Bir an ikisine de baktım.

Onlara anlatmak istiyordum.

Ama ne anlatacaktım?

Kendi ölüm haberimi mi?

Eski fotoğrafları mı?

Bilinmeyen numarayı mı?

Bunların hiçbirinin cevabını bilmiyordum.

"Bir şey yok," dedim.

Azra bu kez cevap vermedi.

Sadece başını salladı.

Ama yüzünden bana inanmadığı belliydi.

Antrenman devam etti.

Bir süre sonra kendimi oyuna verdim.

Kızlarla birlikte çalışırken biraz olsun rahatladım.

Antrenman bittiğinde herkes eşyalarını toplamaya başladı.

Ben de çantamı aldım.

Tam çıkacakken Lara yanıma geldi.

"Umut."

"Ne oldu?"

"Biz senin yanındayız."

Bir an ne diyeceğimi bilemedim.

"Teşekkür ederim."

Lara başını salladı.

"Tamam. Ama ne olduğunu öğrenirsem kızmam."

Gülümsedim.

"Ne olduğunu ben de öğrenmeye çalışıyorum zaten."

Ağzımdan çıkan sözle bir an durdum.

Lara da durdu.

"Ne demek o?"

Hemen toparlandım.

"Hiç. Yani... kafam biraz karışık."

Lara birkaç saniye bana baktı.

Sonra fazla üstelemedi.

"Tamam."

Yanımdan ayrıldı.

Ben de sahadan çıktım.

Ama arkamdan Azra ile Lara'nın konuştuğunu duydum.

Sesleri çok net gelmiyordu.

"Bir şey var."

"Ben de öyle düşünüyorum."

"Umarım başını yine bir belaya sokmuyordur."

Adımlarımı yavaşlattım.

Sonra yürümeye devam ettim.

Kızların benden şüphelendiğini artık biliyordum.

Açıkçası onları suçlayamazdım.

Ben bile ne olduğunu bilmiyordum ki onlara anlatayım.

Önce kendim bir şeyleri çözmeliydim.

Yorumlar

  • Efe Işıldar: Sana bir şey olmamasına ben de inanmıyorum umit
  • Fulya Büyük: nereden çıkardın öyle düşünmeyi azra
  • Zeynep Avcı: Gözlerin gizli bir sırrı saklıyor gibi umit
  • Aylin Alkan: Şu an herkesin gözünde olduğunun farkında mısın umit
  • nadire menekşe: keşke iki gündür dalgın olmasaydın sevgili umut