4. BÖLÜM — MEZARLIKTAN DÖNEN UMUT
4. BÖLÜM — MEZARLIKTAN DÖNEN UMUT
Mezarlıktan çıktıktan sonra nereye gittiğimi düşünmeden yürümeye başladım.
Aklım hâlâ birkaç dakika önce yaşadıklarımdaydı.
Kendi adımın yazdığı mezar taşı gözümün önünden gitmiyordu.
Bir de abimi görmüştüm.
Mezarımın başında ağlıyordu.
Onun beni bu kadar özlediğini hiç düşünmemiştim.
Belki de kendimi ailemden o kadar uzaklaştırmıştım ki onların da artık beni istemediğine inanmıştım.
Yürürken birkaç kez gözlerimi sildim.
Makyajımın dağıldığını, dizlerime çamur bulaştığını fark ettim.
Normalde böyle bir halde insanların karşısına çıkmak istemezdim.
Şimdi ise umurumda bile değildi.
Aklımda sadece ailem vardı.
Kasabanın meydanına yaklaştığımda karşıdan takımın kızlarını gördüm.
Antrenmandan dönüyorlardı.
Beni görünce birkaçının adımları yavaşladı.
Lara en önde yürüyordu.
Göz göze geldik.
Birkaç saniye birbirimize baktık.
Lara hâlâ kızgındı.
Ben de yanlarından geçip gitmeyi düşündüm.
Tam o sırada Azra seslendi.
"Umut."
Durup arkamı döndüm.
Azra bana dikkatlice baktı.
"İyi misin?"
Bu soruyu beklemiyordum.
Gözlerim yeniden doldu.
"Hayır."
Sesim o kadar kısık çıkmıştı ki kızlar birbirlerine baktılar.
Lara kollarını bağladı.
"Mezarlığa mı gittin?"
"Evet."
"Niye?"
Birkaç saniye sustum.
"Abimi gördüm."
Azra'nın yüzü değişti.
"Abini mi?"
Başımı salladım.
"Mezarımın başındaydı."
Bir anda herkes sustu.
Gözlerimi yere indirdim.
"Benden nefret ettiğini sanıyordum."
Boğazım düğümlendi.
"Ama ağlıyordu."
Bir an durdum.
"Benim için ağlıyordu."
Lara'nın yüzü kısa bir an yumuşadı.
Ama hemen toparlandı.
Bunu fark etmemiş gibi yaptım.
"Ben kötü bir ablaydım, değil mi?"
Kimse cevap vermedi.
Ben devam ettim.
"Belki de siz haklısınız. Kendi hayatıma fazla kapılmışım."
Bir nefes aldım.
"İşim, markam, çekimlerim... Sürekli bunlarla uğraştım. Aileme ayırmam gereken zamanı bile fark etmedim."
Lara sessizce konuştu.
"Bu, bizim yaşadıklarımızı değiştirmiyor."
"Biliyorum."
Başımı salladım.
"Değiştirmiyor."
Lara'nın yüzündeki ifade değişti.
Sanırım benden kendimi savunmamı bekliyordu.
Ama savunacak bir şey bulamıyordum.
"Size neden güvenmeniz gerektiğini anlatamam," dedim. "Çünkü benim yüzümden olduğunu düşündüğünüz bir şey var. Ben de bunun nasıl bu hâle geldiğini tam olarak bilmiyorum."
Lara kaşlarını çattı.
"Ne demek bilmiyorsun?"
Gözlerimi kaçırdım.
"Bana ikinci bir şans verildi."
Kızlar birbirlerine baktı.
Lara şaşkınlıkla:
"Ne?"
Başımı hemen salladım.
"Boş ver. Anlatamam."
Bir meleğin karşıma çıktığını, öldüğümü düşündüğümü ve üç ay içinde her şeyi düzeltmem gerektiğini söylesem bana kim inanırdı?
Muhtemelen kimse.
Azra bir süre sessiz kaldı.
Sonra sordu:
"Peki gerçekten değişmek istiyor musun?"
Bu kez hiç düşünmedim.
"Evet."
"Nasıl?"
Sahaya baktım.
"Futbol öğrenerek."
Lara şaşkın şaşkın yüzüme baktı.
"Sen futbol bilmiyorsun."
"Biliyorum."
"Topa nasıl vuracağını bile bilmiyorsun."
"Onu da biliyorum."
Lara kısa bir nefes verdi.
"Takımın senden hiç hoşlanmıyor."
Başımı eğdim.
"Onu da biliyorum."
Bir süre kimse konuşmadı.
Sonra:
"Yine de öğrenmek istiyorum."
dedim.
Lara birkaç saniye yüzüme baktı.
Sonra ayağındaki topu bana doğru yuvarladı.
Top gelip ayaklarımın önünde durdu.
"Yarın sabah gel."
Şaşırdım.
"Antrenmana mı?"
"Evet."
"Ama ben hiçbir şey bilmiyorum."
"Zaten öğrenmek için geleceksin."
Topa baktım.
Sonra Lara'ya.
"Tamam."
Lara arkasını dönüp diğer kızların yanına gitti.
Azra da gitmeden önce bana baktı.
"Yarın geç kalma."
"Tamam."
Kızlar uzaklaşınca birkaç saniye olduğum yerde kaldım.
Ayaklarımın önündeki topa baktım.
Gerçekten hiçbir şey bilmiyordum.
Topu elime aldım.
"Sanırım gerçekten başlayacağım."
Sonra topu saha kenarına bıraktım ve eve doğru yürümeye başladım.
Birkaç adım sonra durup arkama baktım.
Kızlar çoktan uzaklaşmıştı.
Derin bir nefes aldım.
Bu işi gerçekten yapabilecek miydim, bilmiyordum.
Ama denemekten başka çarem de yoktu.
Yürümeye devam ettim.
Yarın sabah sahaya gidecektim.
Futbolu bilmiyordum.
Takım bana güvenmiyordu.
Ama bu kez kaçmayacaktım.
Öğrenecektim.
Yorumlar
- Yaman Kurtuluş: Aile ilişkileri çok karmaşık gözüküyor