Keşfet

8. BÖLÜM — GERÇEĞİ ÖĞRENMEK

Meleklerin Yalanı.

8. BÖLÜM — GERÇEĞİ ÖĞRENMEK

Antrenman bittikten sonra herkes yavaş yavaş sahadan ayrılmaya başladı.

Ben çantamı toplarken Lara hâlâ kenarda oturuyordu.

Bir süre ona baktım.

Aklımda günlerdir duran bir şey vardı.

Yiğit.

Lara.

Ve benim bilmediğim şeyler.

Çantamı omzuma taktım ve yanına gittim.

"Lara."

Başını kaldırdı.

"Hı?"

"Seninle konuşabilir miyim?"

Bana birkaç saniye baktı.

"Tabii."

Yanına oturdum.

Bir süre ne diyeceğimi bilemedim.

Sonunda dayanamadım.

"Yiğit'le ne zamandır görüşüyordun?"

Lara'nın yüzü bir anda değişti.

"Umut..."

"Bilmek istiyorum."

Lara gözlerini yere indirdi.

"Bir süredir."

"Ne kadar?"

"Tam bilmiyorum."

Kaşlarımı çattım.

"Nasıl tam bilmiyorsun?"

"Yaklaşık birkaç ay."

Birkaç saniye sustum.

"Birkaç ay mı?"

Lara başını salladı.

"Evet."

İçim sıkıştı.

"Benimle birlikteyken mi?"

"Evet."

Bir süre hiçbir şey söyleyemedim.

Sonra:

"Yani ikimizi aynı anda mı idare etti?"

dedim.

Lara başını eğdi.

"Öyle görünüyor."

İçimden acı bir gülümseme geçti.

"Harika."

Lara bana baktı.

"Ben de başta sizin ayrıldığınızı sanıyordum."

"Kim söyledi?"

"Yiğit."

"Ne demişti?"

"İlişkinizin bittiğini söyledi."

Başımı salladım.

"Tabii."

Bir süre sessiz kaldık.

Sonra sordum:

"Gerçeği ne zaman öğrendin?"

Lara derin bir nefes aldı.

"Seni onunla birlikte gördüğümde."

"Yani o sırada hâlâ benim sevgilim olduğunu anladın."

"Evet."

"Ve yine de devam ettin."

Lara bu kez hemen cevap vermedi.

Sonra:

"Evet."

dedi.

Ona kızgındım.

Ama garip bir şekilde sadece ona kızamıyordum.

Çünkü Yiğit'in söylediklerine inanmıştı.

Ben de ona güvenmiştim.

İkimiz de aynı adamın söylediklerine inanmıştık.

Lara sessizce:

"Yaptığımı savunmuyorum."

dedi.

Ben de başımı salladım.

"Ben de yaptıklarımı savunmuyorum."

Lara bana baktı.

"Takım konusunda mı?"

Başımı eğdim.

"Evet."

Bir süre ikimiz de sustuk.

Sonra Lara:

"Yiğit ikimizi de kandırmış."

dedi.

"Öyle."

"Ben bunu daha önce fark etmeliydim."

"Ben de."

Bir süre sessizce oturduk.

Sonra ayağa kalktım.

"Teşekkür ederim."

Lara şaşkınlıkla bana baktı.

"Neden?"

"En azından gerçeği söyledin."

Lara başını salladı.

"Keşke her şey bu kadar basit olsaydı."

Ben de hafifçe güldüm.

"Değil zaten."

Çantamı omzuma taktım.

Tam gidecekken Lara'ya baktım.

"Bir şey daha."

"Hı?"

"Aramızda ne yaşandıysa yaşandı."

Bir an durdum.

"Ama ben takıma yaptığım şeyi düzeltmek istiyorum."

Lara'nın yüzündeki ifade değişti.

Bu kez bana eskisi kadar sert bakmıyordu.

"Umarım başarabilirsin."

Başımı salladım.

"Ben de."

Sahadan çıkıp yürümeye başladım.

Yolda Yiğit'i düşündüm.

Meğer beni aldatmakla kalmamış, Lara'ya da başka şeyler anlatmıştı.

İkimize de farklı konuşmuştu.

Sinirim yeniden yükseldi.

Sonra aklıma takım geldi.

Yaptığım şey.

Kızların yüzleri.

Bana olan bakışları.

İçim yine sıkıldı.

"Keşke yapmasaydım."

Bu kez başka bir şey düşünmek istemedim.

Çünkü artık olan olmuştu.

Şimdi sadece ne yapabileceğime bakmam gerekiyordu.