Keşfet

ESKİDEN KALAN BİR ŞEY

Meleklerin Yalanı.

ESKİDEN KALAN BİR ŞEY

Ertesi sabah sahaya giderken aklım hâlâ ailemdeydi.

Gece doğru düzgün uyuyamamıştım.

Telefonumdaki fotoğraflara birkaç kez daha bakmıştım.

Sonra kendime kızıp telefonu bırakmıştım.

Ama ne kadar uğraşsam da düşüncelerimden kurtulamamıştım.

Sahaya geldiğimde Azra çoktan oradaydı.

Beni görünce elini kaldırdı.

"Bugün sessizsin."

"Biraz uykusuzum."

"Gece futbol mu düşündün?"

"Keşke sadece futbol olsaydı."

Azra yüzüme baktı.

"Bir şey mi oldu?"

Başımı salladım.

"Yok. Ailemi düşündüm biraz."

Azra'nın yüzündeki ifade değişti.

"Özledin mi?"

"Evet."

Bir süre sessiz kaldık.

Sonra Azra topu bana doğru yuvarladı.

"Gel. Bugün biraz çalışırız. Belki kafan dağılır."

Topu ayağımla durdurdum.

"Umarım."

Bir süre pas çalıştık.

Bugün nedense top ayağıma daha rahat geliyordu.

Belki de birkaç gündür aynı hareketleri tekrar ettiğim içindi.

Belki de aklım başka yerde olduğu için fazla düşünmüyordum.

Azra bir süre sonra topu biraz daha hızlı göndermeye başladı.

Bu kez çoğunu kontrol edebildim.

"Bak, gelişiyorsun."

"Hemen söyleme. Sonra yine topu kaçırıyorum."

Azra güldü.

"Tamam, susuyorum."

O sırada diğer kızlar da gelmeye başladı.

Lara herkesi topladı.

"Bugün kısa bir çalışma yapacağız. Sonra küçük bir maç."

Herkes yerini aldı.

Ben de orta sahaya geçtim.

Lara yanıma geldi.

"Bugün senden farklı bir şey istiyorum."

"Nedir?"

"Topu aldıktan sonra sadece en yakınındaki kişiye bakma. Birkaç saniye etrafını kontrol et."

Başımı salladım.

"Tamam."

Çalışma başladığında ilk birkaç dakika sakindi.

Top bana geldi.

Etrafıma baktım.

Sağımda boşluk vardı.

Sol tarafta da bir takım arkadaşım ilerliyordu.

Bir an düşündüm.

Sonra pası sola verdim.

Top arkadaşımın önüne geldi.

Lara başını salladı.

"İyi."

Küçük bir şeydi.

Ama bu kez ne yaptığımı bilerek yapmıştım.

Maç başladığında da aynı şekilde devam etmeye çalıştım.

Bir pozisyonda topu kaybettim.

Başka bir pozisyonda rakibin önüne geçemedim.

Ama bu kez hata yaptığımda olduğum yerde kalmadım.

Topun peşinden koştum.

Rakip oyuncuya yetişemesem de takım arkadaşımın yanına döndüm.

Lara uzaktan seslendi.

"İşte böyle, Umut!"

O an yüzümde küçük bir gülümseme oluştu.

Maç devam etti.

Bir süre sonra top yeniden bana geldi.

Bu kez karşımdaki oyuncu üzerime doğru geliyordu.

Eskiden olsa paniklerdim.

Ama birkaç gün önce Lara'nın söylediği şeyi hatırladım.

Etrafına bak.

Başımı kaldırdım.

Azra boşta bekliyordu.

Pas vermek için ayağımı hazırladım.

Tam o sırada rakip oyuncu topa hamle yaptı.

Top ayağımdan biraz açıldı.

Azra hemen koşup topu aldı.

"Devam!"

diye seslendi.

Oyunu sürdürdük.

Topu kaybetmiştim.

Ama bu kez kendime kızmadım.

Çünkü tekrar oyuna dönmüştüm.

Maç bittiğinde herkes kenara geçti.

Ben de su içmek için çantamın yanına gittim.

Lara yanıma geldi.

"Bugün daha iyiydin."

"Gerçekten mi?"

"Evet."

"Topu yine kaybettim."

"Kaybettin."

"Yanlış yerde de durdum."

"Durduğun oldu."

"İyi oynadığımı söylemeyeceksin yani."

Lara gülümsedi.

"İyi oynadın demedim. Daha iyi oynadın dedim."

Gülmeye başladım.

"Arada büyük fark var."

"Var."

Lara birkaç saniye sustu.

"Eskiden hata yaptığında oyundan kopuyordun."

Başımı salladım.

"Artık biraz daha çabuk toparlanıyorsun."

Bu kez ne diyeceğimi bilemedim.

Çünkü onun söylediği şey benim de fark ettiğim bir şeydi.

Futbol hâlâ zordu.

Ama artık her hata yaptığımda bırakmak istemiyordum.

Azra yanıma geldi.

"Yarın da geliyorsun, değil mi?"

"Tabii."

"İyi."

"Niye?"

"Çünkü top senden korkmaya başladı."

Gülerek ona baktım.

"Ben de artık toptan eskisi kadar korkmuyorum."

Azra başını salladı.

"İşte bu."

Çantamı omzuma taktım.

Sahadan çıkarken dün gece düşündüğüm ailem yine aklıma geldi.

Onları hâlâ çok özlüyordum.

Ama bugün en azından biraz daha iyi hissediyordum.

Belki bunun nedeni küçük de olsa bir şeyleri doğru yapabilmiş olmamdı.

Yoluma devam ettim.

Yarın yine sahaya gelecektim.