Keşfet

GÜVENMEK

Meleklerin Yalanı.

— GÜVENMEK

Ertesi sabah sahaya geldiğimde bu kez herkes oradaydı.

Kızlar kendi aralarında konuşuyor, bazıları ısınıyordu.

Ben de çantamı kenara bırakıp sahaya girdim.

Azra beni görünce elini kaldırdı.

"Bugün yine erkencisin."

Gülümsedim.

"Galiba alışıyorum."

Azra güldü.

"Bak, bunu beklemiyordum."

"Neyi?"

"Senin gerçekten alışacağını."

Bir an ne diyeceğimi bilemedim.

"Ben de beklemiyordum."

Tam o sırada Lara yanımıza geldi.

"Umut, bugün biraz farklı çalışacağız."

"Nasıl?"

"Takım çalışması yapacağız."

Başımı salladım.

"Tamam."

Lara diğer kızları da çağırdı.

"Herkes ikili olsun."

Kızlar eşleşmeye başladı.

Ben bir an olduğum yerde kaldım.

Eskiden olsa kimsenin benimle eşleşmek istemeyeceğini düşünürdüm.

Ama bu kez Azra yanıma geldi.

"Ben seninle olayım."

Şaşırdım.

"Gerçekten mi?"

Azra kaşlarını kaldırdı.

"Niye şaşırdın?"

"Bilmem."

Topu eline aldı.

"Haydi, başlayalım."

Birlikte çalışmaya başladık.

Önce kısa paslar yaptık.

Sonra hareket ederek pas vermeye geçtik.

İlk birkaçında hata yaptım.

Azra topu geri alıp tekrar bana verdi.

"Bir daha."

Bu kez daha dikkatli davrandım.

Topu kontrol edip ona gönderdim.

"İşte bu."

Gülümsedim.

"Yavaş yavaş öğreniyorum."

"Yavaş ama öğreniyorsun."

Bir süre daha çalıştık.

Sonra Lara seslendi.

"Şimdi herkes yer değiştirsin."

Takım arkadaşlarım birbirleriyle eşleşirken ben de başka bir kızın yanına geçtim.

Bu kez kendimi daha rahat hissediyordum.

Artık herkesin bana baktığını düşünmüyordum.

Çalışma devam ederken top ayağımdan biraz açıldı.

Koşup almaya çalıştım.

Tam yakalayacakken rakip oyuncu topu aldı.

Ben de arkasından koştum.

Bu kez yetiştim.

Topu tekrar kazandım.

Lara uzaktan bağırdı.

"İşte bu, Umut!"

Durdum.

Nefes nefese kalmıştım.

Ama yüzümde istemsiz bir gülümseme vardı.

Çünkü ilk defa bir şeyi gerçekten kendi çabamla başardığımı hissediyordum.

Antrenman bittiğinde herkes kenara geçti.

Ben de yere oturup su içtim.

Azra yanıma oturdu.

"Bugün daha iyiydin."

Gülümsedim.

"Artık bunu söylemeye alıştın."

"Sen düzelmeye devam ettikçe söyleyeceğim."

Bir süre sessiz kaldık.

Sonra Azra bana baktı.

"Bir şey soracağım."

"Ne?"

"Gerçekten neden değişmeye çalışıyorsun?"

Soruyu duyunca sustum.

Cevabı aslında biliyordum.

Ama anlatmak kolay değildi.

"Çünkü..."

Bir an durdum.

"Eskiden yaptığım bazı şeyleri şimdi daha farklı görüyorum."

Azra yüzüme baktı.

"Yani?"

"Yani bazı şeyleri geri alamayacağımı anladım."

Azra bir şey söylemedi.

Ben devam ettim.

"Her şeyi düzeltemem."

"Hayır."

"Ama bundan sonra aynı hataları yapmak istemiyorum."

Azra başını salladı.

"Bu daha iyi."

O sırada Lara yanımıza geldi.

"Ne konuşuyorsunuz?"

Azra gülümsedi.

"Umut'un değiştiğini."

Lara bana baktı.

"Onu ben de fark ettim."

Bir an ne diyeceğimi bilemedim.

Sonra ayağa kalktım.

"Yarın görüşürüz."

Lara başını salladı.

"Yarın görüşürüz."

Sahadan çıkarken bu kez arkamdan kimse bir şey söylemedi.

Ama nedense içimde garip bir huzur vardı.

İlk defa kimseye kendimi kanıtlamaya çalışmıyordum.

Sadece gerçekten değişmek istiyordum.

Tam kapıya yaklaşmıştım ki telefonum çaldı.

Ekrana baktım.

Bilinmeyen bir numaraydı.

Bir süre telefonu elimde tuttum.

Sonra açtım.

Karşıdan birkaç saniye boyunca hiç ses gelmedi.

"Merhaba?"

Yine sessizlik vardı.

Tam kapatacakken karşıdaki kişi konuştu.

"Umut."

Olduğum yerde kaldım.

Bu sesi tanımıyordum.

Ama sonraki cümlesi içimi huzursuz etti.

"Geçmişini unutma."

Telefon elimde kaldı.

"Sen kimsin?"

Karşıdaki kişi cevap vermedi.

Telefon kapandı.

Ekrana birkaç saniye baktım.

Sonra yavaşça cebime koydum.

Az önceki huzurdan eser kalmamıştı.

Bir süre olduğum yerde durdum.

Sonra derin bir nefes aldım ve eve doğru yürümeye başladım.

Ama o cümle aklımdan çıkmıyordu.

Geçmişini unutma.