İLK KEZ TAKIMDAN BİRİ GİBİ
BÖLÜM — İLK KEZ TAKIMDAN BİRİ GİBİ
Ertesi sabah sahaya geldiğimde bu kez Azra beni beklemiyordu.
Saha boştu.
Çantamı kenara bıraktım.
Bir süre etrafa baktım.
Sonra kendi kendime söylendim.
"Bugün herkesten önce geldim."
Toplardan birini aldım.
Dünkü çalışmaları hatırlayıp birkaç kez kendi başıma pas çalıştım.
Topu ayağımla kontrol ettim.
Bu kez fazla açılmadı.
"İşte böyle."
Tam o sırada arkamdan bir ses geldi.
"Tek başına mı çalışıyorsun?"
Döndüğümde Lara'yı gördüm.
"Evet."
"Erken gelmişsin."
"Biraz çalışmak istedim."
Lara başını salladı.
"İyi."
Sonra yanıma geldi.
"Bugün seni biraz daha zorlayacağım."
"Ne kadar zor?"
"Şimdiden korkmaya başladın."
Güldüm.
"Biraz."
Lara topu bana attı.
"Al bakalım."
Topu kontrol ettim.
"Bugün ne yapacağız?"
"Pas, kontrol ve pozisyon."
"Üçü birden mi?"
"Evet."
"Ben daha birini tam öğrenemedim."
Lara gülümsedi.
"Öğrenmenin başka yolu yok."
Bir süre birlikte çalıştık.
Bu kez topu kontrol etmek daha kolaydı.
Pas verirken de eskisi kadar acele etmiyordum.
Lara birkaç kez doğru yaptığım şeyleri söyledi.
Bunu duydukça biraz daha rahatladım.
Diğer kızlar gelmeye başladığında çalışmayı bıraktık.
Azra sahaya girer girmez yanıma geldi.
"Bugün benden önce gelmişsin."
"Evet."
"Şaşırdım."
"Neden?"
"Çünkü artık seni beklemeye alışmıştım."
"Demek ki artık beklemene gerek yok."
Azra gülümsedi.
"Yavaş yavaş değişiyorsun."
Bu cümle nedense hoşuma gitti.
Ama hemen cevap vermedim.
Lara herkesi topladı.
"Bugün takım halinde oynayacağız. Herkes birbirine yardımcı olacak."
Herkes yerini aldı.
Ben de orta sahaya geçtim.
Maç başladığında ilk birkaç dakika iyi geçti.
Top bana geldiğinde etrafıma baktım.
Azra sağ tarafta boştu.
Pas verdim.
Top ona ulaştı.
"İyi!" diye seslendi.
Bir sonraki pozisyonda top rakibe geçti.
Bu kez geri koşup savunmaya yardım etmeye çalıştım.
Rakip oyuncunun önüne geçemedim ama takım arkadaşımın yanına yetiştim.
Top yeniden bize geçti.
Lara uzaktan bağırdı.
"Devam, Umut!"
Koştum.
Bir süre sonra yorulmaya başladım.
Ama bu kez durmak istemiyordum.
Çünkü artık sahada ne yapacağımı biraz olsun biliyordum.
Maçın ortalarında takım arkadaşlarımdan biri bana topu verdi.
"Umut, geri!"
Topu kontrol edip gerideki oyuncuya pas verdim.
Sonra tekrar boşluğa çıktım.
Top yeniden bana geldi.
Bu kez düşünmeden Azra'ya verdim.
Azra topu alıp ilerledi.
Bir anda dönüp bana baktı.
"İyi pas!"
Gülümsedim.
"Teşekkürler."
Maç devam etti.
Bir pozisyonda yine topu kaybettim.
Ama bu kez kimse kızmadı.
Takım arkadaşım yanıma gelip sadece:
"Devam et."
dedi.
Başımı salladım.
"Tamam."
O iki kelime bile bana garip bir şekilde iyi geldi.
Çünkü birkaç gün önce aynı sahada hata yaptığımda herkesin benden uzak durduğunu hissediyordum.
Şimdi ise biri bana devam etmemi söylüyordu.
Maç bittiğinde herkes kenara geçti.
Ben de su içmek için çantamın yanına oturdum.
Azra yanıma geldi.
"Bugün iyiydin."
"Gerçekten mi?"
"Evet."
"Bu sefer 'daha iyi' demedin."
Azra güldü.
"Çünkü bugün gerçekten iyiydin."
Gülümsememi engelleyemedim.
Lara da yanımıza geldi.
"Umut."
"Evet?"
"Bugün takımın içinde daha rahat hareket ettin."
"Fark ettin mi?"
"Fark etmemek mümkün değil."
Bir an sustum.
Sonra Lara devam etti.
"Henüz her şeyi öğrendin diyemem."
"Onu biliyorum."
"Ama artık sahada yalnız değilsin."
Bu sözler beni biraz şaşırttı.
Çünkü gerçekten de birkaç gün önce kendimi sürekli yalnız hissediyordum.
Şimdi ise takım arkadaşlarım bana pas veriyor, hata yaptığımda devam etmemi söylüyorlardı.
Ayağa kalktım.
"Yarın yine çalışacak mıyız?"
Lara başını salladı.
"Tabii."
Azra hemen araya girdi.
"Geç kalma."
"Tamam."
"Bu sefer gerçekten erken gel."
"Ben zaten erkenden geliyorum."
Azra gülerek başını salladı.
"Tamam, tamam."
Çantamı omzuma taktım.
Sahadan çıkarken bir kez arkamı dönüp sahaya baktım.
İlk geldiğim günlerde bu saha bana yabancı gelmişti.
Şimdi hâlâ tam olarak alışmış değildim.
Ama ilk kez burada kendimi biraz olsun rahat hissediyordum.
Yoluma devam ettim.
Yarın yine gelecektim.
Bu kez içimde daha farklı bir his vardı.
Sanki yavaş yavaş bu takımın bir parçası olmaya başlıyordum.