UMUT`UN İKİNCİ MEZAR ZİYARETİ
UMUT'UN İKİNCİ MEZAR ZİYARETİ
Akşam üzeri yine mezarlığa gittim.
Neden geldiğimi ben de bilmiyordum.
Belki onları görmek istiyordum.
Belki de kendi mezarımın başında biraz daha durmak.
Mezara yaklaştığımda abimi gördüm.
Tek başınaydı.
Elinde birkaç çiçek vardı.
Çiçekleri mezarın kenarına bıraktıktan sonra bir süre sessizce durdu.
Ben de birkaç metre uzakta kaldım.
Beni görmesini istemiyordum.
Bir süre sonra kardeşim geldi.
Elinde eski bir fotoğraf vardı.
Abimin yanına oturdu.
"Abi..."
Abim ona baktı.
"Ne oldu?"
Kardeşim elindeki fotoğrafa baktı.
"Umut'un başka fotoğrafı yok mu?"
Abim sustu.
"Niye?"
"Bu fotoğraf çok eski."
Fotoğrafı abime uzattı.
"Bak, burada daha küçücük."
Abim fotoğrafı eline aldı.
Bir süre baktı.
"Başka bulamadık."
Kardeşim başını eğdi.
"Keşke daha çok fotoğrafımız olsaydı."
Bu cümleyi duyunca içim burkuldu.
Ben onların yanında fotoğraf çekilmeyi bile çoğu zaman istememiştim.
Hep bir işim vardı.
Bir yere yetişiyordum.
Bir çekime gidiyordum.
Şimdi ise elimde kalan tek şey uzaktan onları izlemekti.
Abim fotoğrafı mezarın yanına bıraktı.
Sonra mezar taşına baktı.
"Neden böyle yaptın güzelim?"
Sesi sakindi.
Ama yüzünden kırgın olduğu belli oluyordu.
Kardeşim ona baktı.
"Ne yaptı ki?"
Abim hemen cevap vermedi.
Bir süre mezara baktı.
"Bizden uzaklaştı."
Sonra iç çekti.
"Yanına geliyorduk, konuşmak istiyorduk... Hep bir işi çıkıyordu."
Kardeşim sessizce:
"Belki de kafası çok doluydu."
dedi.
Abim başını salladı.
"Belki."
Bir süre sessizlik oldu.
Sonra abim elini mezar taşının üzerine koydu.
"Yine de keşke bize söyleseydi."
Gözlerim doldu.
Ben de keşke diyordum.
Keşke daha çok konuşsaydım.
Keşke kardeşlerime sarılmaktan çekinmeseydim.
Keşke onları sürekli geri çevirmeseydim.
Kardeşim fotoğrafı tekrar eline aldı.
"Abi..."
"Hı?"
"Umut bu fotoğrafı görse kesin kızardı."
Abim fotoğrafa baktı.
"Neden?"
"Saçına bak."
Abim birkaç saniye fotoğrafa baktı.
"Gerçekten kötüymüş."
Kardeşim güldü.
"Ben demiştim."
Abim de hafifçe güldü.
Onları izlerken ben de istemeden gülümsedim.
Bir anlığına her şey normalmiş gibi geldi.
Sanki birazdan yanlarına gidip:
"Ne konuşuyorsunuz?"
diyecektim.
Ama gidemedim.
Sadece uzaktan baktım.
Abim ayağa kalktı.
Mezarın üzerindeki toprağa baktı.
Sonra sessizce:
"Seni özledim."
dedi.
Boğazım düğümlendi.
Başımı çevirdim.
Gözyaşlarımı sildim.
Onların beni özlediğini artık biliyordum.
Ben de onları özlüyordum.
Ama bunu söyleyebileceğim bir yer yoktu.
Şimdilik sadece uzaktan bakabiliyordum.