Keşfet

42. BÖLÜM — OKUL DIŞINDA DERS

MERT VAMPİR GÜNLÜKLERİ Kimyasal Bir Vampirin Baza Altı Günlüğü

42. BÖLÜM — OKUL DIŞINDA DERS

Sabah okula geldiğimde koridorda bir hareketlilik vardı.

Bazı sınıfların kapıları açıktı. Sıralar kenara çekilmiş, duvarlarda da boya kokusu vardı.

Bir görevli elinde kovayla yanımdan geçti.

— Günaydın hocam.

— Günaydın.

Koridora tekrar baktım.

— Ne yapılıyor burada?

— Hafta sonu tadilat varmış hocam. Bazı sınıflar boyanacak.

— Haa, tamam.

Tam sınıfa girecekken müdür yardımcısı seslendi.

— Mert Hocam, müdür bey sizi çağırıyor.

— Tamam, geliyorum.

Müdürün odasına girdiğimde birkaç öğretmen daha oradaydı.

— Hoş geldin Mert Hocam.

— Hoş bulduk hocam.

Müdür masasındaki kâğıtlara baktı.

— Hafta sonu için bir değişiklik yapacağız.

— Nasıl bir değişiklik hocam?

— Okulda tadilat ve boya çalışması olacak. Bu yüzden hafta sonu derslerini okulda yapamayacağız.

Başımı salladım.

— Anladım.

— Dersleri dışarıda yapacağız.

Bir an durdum.

— Dışarıda mı?

— Evet. Uygun bir alan ayarlanacak. Öğrencilerle oraya geçeceksiniz.

Aklıma direkt güneş geldi.

Sonra ceketim.

Sonra güneş gözlüğüm.

Hafta sonu dışarıda ders...

Pek iç açıcı değildi.

Müdür bana baktı.

— Bir sorun mu var Mert Hocam?

— Yok hocam. Sadece alışık değilim.

— Bir kere yapacağız zaten. Sonra okul hazır olur.

— Tamam hocam.

Odadan çıkıp sınıfa döndüm.

İçeri girdiğimde öğrenciler çoktan yerlerine oturmuştu.

Bir öğrenci hemen elini kaldırdı.

— Hocam, hafta sonu okulda tadilat olacakmış.

— Evet.

— Ders olmayacak mı?

— Olacak.

Bu sefer birkaç kişi birden konuşmaya başladı.

— Nerede yapacağız?

— Parkta mı?

— Piknik mi?

— Top getirebilir miyiz?

Elimi kaldırdım.

— Bir dakika, bir dakika. Ders yapacağız. Pikniğe gitmiyoruz.

Arka taraftan biri:

— Ama dışarıda olacağız.

— Evet.

— O zaman teneffüste top oynarız.

— Önce dersi dinleyin, sonra bakarız.

Sınıftan birkaç kişi güldü.

Başka bir öğrenci bana baktı.

— Hocam siz yine ceket giyecek misiniz?

— Evet.

— Ama hava sıcak.

— Biliyorum.

— Sıcakta ceketle durulur mu?

Omuz silktim.

— Ben alıştım.

Öğrenci yanındaki arkadaşına dönüp:

— Hocamın ayrı bir dünyası var.

Gülmemek için kendimi zor tuttum.

— Dersimize bakalım.

Ders başladı.

Bir süre sonra başka bir öğrenci elini kaldırdı.

— Hocam?

— Efendim?

— Dışarıda yoklama nasıl olacak?

— Şimdi nasıl alıyorsam öyle.

— Ya biri kaçarsa?

Sınıf bir anda gülmeye başladı.

Ben de:

— Kaçmaya çalışana önce ben yetişirim.

Arka taraftan bir ses geldi:

— Hocam, siz hızlı koşabiliyor musunuz?

Bir an düşündüm.

— Gerektiğinde.

“Umarım gerekmez.”

Öğrenciler yine güldü.

Zil çaldığında herkes toparlanmaya başladı.

Ben de masadaki kitaplarımı çantama koydum.

Tam çıkacakken koridora baktım.

Boya kokusu hâlâ her yere sinmişti.

Hafta sonu gerçekten okul dışında ders yapacaktık.

Dışarıda ders anlatmak tamamdı.

Ama güneşin altında saatlerce durmak...

O biraz sıkıntılıydı.

Çantamı omzuma taktım.

— Daha ilk haftadan başladı...

Sonra sınıftan çıktım.

Hafta sonunu şimdiden düşünmek istemiyordum.