47 BÖLÜM — EVDE TEK BAŞINA KALAN VAMPİR
MERT VAMPİR GÜNLÜKLERİ Kimyasal Bir Vampirin Baza Altı Günlüğü
47 BÖLÜM — EVDE TEK BAŞINA KALAN VAMPİR
Sabah gözlerimi açtığımda salondan gelen seslerle uyandım.
Bir süre yatakta öylece durup dinledim.
— Anne?
Cevap gelmeyince yataktan kalkıp salona geçtim.
Annem çantasını hazırlıyordu. Babam da ayakkabılarını giyiyordu.
— Nereye gidiyorsunuz?
Annem başını kaldırdı.
— Birkaç işimiz var oğlum. Birkaç saatliğine çıkacağız.
— Ben de geleyim mi?
Babam güldü.
— Sen evde kal. Akşama doğru döneriz.
Bir an durdum.
— Yani… evde yalnız mı kalacağım?
Babam bana baktı.
— Koca adam oldun artık.
— Koca adam olmam yalnız kalabileceğim anlamına mı geliyor?
— Geliyor.
Annem mutfaktan seslendi.
— Yemek mutfakta. Çay da var. Bir şey olursa bizi ara. Bir de kapıyı kimseye açma.
— Tamam anne.
Babam ayakkabısının bağcığını bağladı.
— Bir şey olursa ara, tamam mı?
— Baba, ne olacak?
Babam gülerek kapıya yöneldi.
— Seni tanıyorum.
Kapı kapandı.
Ev bir anda sessizleşti.
Gerçekten yalnız kalmıştım.
İlk başta güzel geldi.
Televizyonu açtım.
Beş dakika sonra kapattım.
Telefonumu elime aldım, sosyal medyada biraz gezindim. Sonra onu da bıraktım.
— İnsan yalnız kalınca sıkılır mı ya?
Tam o sırada mutfaktan küçük bir ses geldi.
Tık.
Başımı kaldırdım.
— Ne o?
Bir süre bekledim.
Ses gelmedi.
Yavaşça mutfağa doğru yürüdüm.
Tam kapının önüne geldiğimde ayağım halıya takıldı.
— Of!
Dengemi zor toparladım.
Mutfağa baktım.
Kimse yoktu.
— Tamam… sakin ol.
Buzdolabından bir ses geldi.
Ardından su şişesi yere düştü.
— Aaa!
Bir anda geri çekildim.
Sonra kendi kendime güldüm.
— Şişeden korkuyorum artık.
Yerdeki şişeyi aldım.
Tam o sırada bardağa çarptım. Bardak düşmeden son anda tuttum.
— İyi.
Bir an bardağa baktım.
— Bugün mutfağa fazla girmesem iyi olacak.
Tam geri dönecekken ocakta bıraktığım yemeği hatırladım.
— Yemek!
Hemen ocağı kapattım.
Makarnayı tabağa koyup salona geçtim.
Tam oturacağım sırada kapı çaldı.
Tak tak tak.
Elimdeki çatal havada kaldı.
— Kim o?
Cevap yoktu.
Bir kez daha çaldı.
Kapıya yaklaşıp dürbünden baktım.
Kimse görünmüyordu.
— Çok güzel.
Kapıyı açtım.
Koridor bomboştu.
Tam kapıyı kapatacakken yerde küçük bir paket gördüm.
Üzerinde karşı komşunun daire numarası yazıyordu.
Paketi alıp içeri girdim.
— Bunu da sahibine veririm artık.
Sonra tabağıma baktım.
Makarna çoktan soğumuştu.
— Tabii ya. Ben kapıyla uğraşırken yemek de küstü.
Tam yemeğe başlayacaktım ki telefonum çaldı.
Annemdi.
— Oğlum, ne yapıyorsun?
— Yemek yiyorum.
— İyi misin?
— İyiyim anne.
— Evde bir şey olmadı değil mi?
O sırada yere düşürdüğüm çatalı ve salondaki paketi gördüm.
— Yok, bir şey olmadı.
— Tamam. Akşama doğru döneriz.
— Tamam anne.
Telefonu kapattım.
— Annem de sanki beş yaşındayım sanıyor.
Tam o anda dışarıdan bir araba kornası geldi.
— Aaa!
Bir süre öylece kaldım.
Sonra derin bir nefes aldım.
— Araba…
Kendi kendime güldüm.
— Bugün her şeyden korkuyorum.
Biraz uyumaya karar verdim.
Odaya geçip yatağa uzandım.
Tam gözlerimi kapatmıştım ki koridordan hafif bir ses geldi.
Gözlerimi açtım.
— Yine mi?
Yataktan kalkıp koridora çıktım.
Sesin geldiği tarafa baktım.
Pencere açıktı.
— Hepsi bu mu?
Pencereyi kapattım.
Tekrar yatağa döndüm.
Bir süre sonra dışarıdan bir köpek havladı.
Yorganı üzerime çektim.
— Ona da bakmayacağım.
Gözlerimi kapattım.
Ne kadar uyuduğumu bilmiyordum.
Uyandığımda saat beşi geçmişti.
Salona çıktım.
Bu kez bütün ışıkları açtım.
— Böyle daha iyi.
Televizyondan bir şeyler açıp izlemeye başladım.
Bir süre sonra çay yapmak için mutfağa gittim.
Tam çay kaşığını elime almıştım ki dışarıdan yine bir korna sesi geldi.
Kaşık elimden düştü.
— Yeter artık!
Yerden kaşığı aldım.
— Sadece çay yapacağım.
Çayı koydum.
Tam o sırada elektrikler gitti.
Her yer karardı.
Bir süre olduğum yerde kaldım.
Telefonumun fenerini açtım.
— Elektrik kesildi. Normal.
Mutfağa doğru yürüdüm.
Tam o sırada küçük bir kap yere düştü.
— Off!
Kabı yerden aldım.
— Bugün herkes üstüme geliyor.
Telefonuma baktım.
Şarj yüzde on ikiydi.
— Harika.
Telefonu kapattım.
Bir süre sonra apartmanın giriş kapısının sesi geldi.
Ardından merdivenlerden ayak sesleri yükselmeye başladı.
— Biri mi geliyor?
Elime süpürgeyi aldım.
Ayak sesleri birinci kata geldi.
Sonra ikinci kata çıktı.
Bir süre bekledim.
Ses kesildi.
— Komşuymuş.
Süpürgeyi yerine bırakmak için dönerken ayağım yine halıya takıldı.
— Ah!
Koltuk kenarına çarptım.
Elimdeki kumanda yere düştü.
— Yeter!
Bir süre koltuğa baktım.
— Evde benden başka kimse yok ama en çok kendimden korkuyorum.
Bir süre sonra elektrikler geri geldi.
Telefonumu açtım.
Tam o sırada babam aradı.
— Oğlum, nasıl gidiyor?
— Gayet iyi.
— Sıkıldın mı?
— Yok.
Babam güldü.
— Korkmadın değil mi?
— Niye korkayım?
— Tamam, tamam. Biz geliyoruz.
— Ne zaman?
— Birazdan.
Telefonu kapattım.
Mutfaktan yine küçük bir ses geldi.
Tık.
Mutfak tarafına baktım.
— Gitmiyorum.
Bir saniye bekledim.
— Hayır.
Salona oturdum.
— Ben bugün yeterince dolaştım.
Tam o sırada alarm çalmaya başladı.
— Aaa!
Telefonu elime aldım.
Ekrana baktım.
Alarmın adı yazıyordu:
“Yarın erken kalk.”
Bir süre ekrana baktım.
— Alarmı da ben kurmuşum.
Alarmı kapattım.
Akşam annemle babam sonunda eve geldi.
Annem içeri girer girmez bana baktı.
— Oğlum, ne yaptın sen?
Ben de etrafa baktım.
Süpürge mutfakta duruyordu.
Yastık yerdeydi.
Kumanda koltuğun altına kaçmıştı.
Masada yarım kalmış çay vardı.
— Hiçbir şey.
Babam yerdeki yastığı aldı.
— Belli.
— Ya biraz karışmış sadece.
Annem gülmeye başladı.
— Elektrikler kesildi mi?
— Kesildi.
— Çay içtin mi?
— İçtim.
— Yemek yedin mi?
— Yedim.
Babam bana baktı.
— Başka?
— Başka bir şey yok.
Tam o sırada mutfaktan yine küçük bir ses geldi.
Tık.
Babam başını çevirdi.
— O neydi?
Hiç düşünmeden cevap verdim.
— Hiçbir şey.
Babam mutfağa doğru yürüdü.
Ben de olduğum yerde biraz daha geriye yaslandım.
Bugün evde tek başına kalmanın nasıl bir şey olduğunu öğrenmiştim.
Güzeldi aslında.
Sessizlik vardı.
Kimse bir şey sormuyordu.
Ama yine de…
Bir daha bana,
“Evde tek başına kalabilir misin?” diye sorarlarsa cevabım hazırdı:
— Siz evde kalın. Ben size eşlik ederim.
Yorumlar
- Ötüken Kalemi 00 Kalem: 😍
- İkbal Sürücü: 😍
- İkbal Sürücü: bölüm çok güzeldi
- İkbal Sürücü: tüm aksilikler de merti buluyor
- İkbal Sürücü: Mert de çok sakar
- İkbal Sürücü: evt yalnız kalınca sıkılıyor insan