🧛♂️ 6. BÖLÜM: MUSKACI MUHTAR VE SARIMSAKLI BARİKAT
MERT VAMPİR GÜNLÜKLERİ Kimyasal Bir Vampirin Baza Altı Günlüğü
🧛♂️ 6. BÖLÜM: MUSKACI MUHTAR VE SARIMSAKLI BARİKAT
Yavuz'un ayakkabılarının üzerine yığıldıktan yaklaşık on dakika sonra gözlerimi açtım.
İlk hissettiğim şey başımın ağrımasıydı.
İkinci hissettiğim şey ise ensemin ıslak olmasıydı.
Gözlerimi açıp etrafa baktım.
Babam elimde olmayan bir ciddiyetle başımda duruyordu.
— Kendine geldin mi?
— Galiba.
— İyi. Bir daha böyle pat diye düşme.
— Ben isteyerek düşmüyorum baba.
Tam doğrulmaya çalışırken salondaki başka birini fark ettim.
Haydar Amca.
Mahallenin muhtarıydı. Babamla da yıllardır arkadaşlardı.
Beni görünce hemen yanıma geldi.
Boynunda kocaman bir muska vardı.
Bir de elinde küçük bir bez kese tutuyordu.
Bana birkaç saniye baktı.
Sonra başını iki yana salladı.
— Bu çocuğun hâli hiç normal değil.
Babam kaşlarını kaldırdı.
— Ne yapalım Haydar?
Haydar Amca bana biraz daha yaklaştı.
— Önce şu gözlükleri çıkar.
— Çıkarmasam?
— Çıkar oğlum.
Kayak gözlüklerini yavaşça çıkardım.
Haydar Amca yüzüme baktı.
— Rengin gitmiş.
— Evet, biraz rahatsızım.
— Aynada da kendini göremiyormuşsun.
Başımı kaldırdım.
— Baba, sen bunu nereden biliyorsun?
Babam omuz silkti.
— Dün banyoda aynanın karşısında yarım saat durdun. Kendine bakamadığını söylemiştin.
— Ben de unutmuşum.
Haydar Amca sözümü kesti.
— Ben sana ne olduğunu söyleyeyim.
İkisine birden baktım.
— Neymiş?
Haydar Amca sesini biraz alçalttı.
— Nazar.
İçimden derin bir nefes aldım.
— Haydar Amca, laboratuvarda bir kaza oldu. Mavi bir sıvı vardı. Ona temas ettim.
— He he.
— Ciddiyim.
— Ben de ciddiyim.
Cebinden küçük bir bez kese çıkardı.
— Bak, bunu dün hazırladım.
Kesenin ağzını açtı.
O anda odaya yoğun bir sarımsak kokusu yayıldı.
Burnumu hemen kapattım.
Gözlerim sulanmaya başladı.
— Amca...
Haydar Amca keseden birkaç diş sarımsak çıkardı.
— Kastamonu sarımsağı.
Bir adım geri çekildim.
— Uzak tut onu.
— Niye?
— Çünkü...
Burnum yanmaya başladı.
— Çünkü bana dokunuyor!
Haydar Amca babama döndü.
— Gördün mü?
Babam şaşkın şaşkın baktı.
— Ne gördüm?
— Sarımsağı görünce bile rahatsız oluyor.
— Evet, onu ben de görüyorum.
Haydar Amca iyice emin olmuş gibi başını salladı.
— Kesin nazar.
— Amca, sarımsağa alerjim olabilir.
— Sen öyle san.
— Ama gerçekten kötü oluyorum.
Haydar Amca sarımsakları biraz daha yaklaştırdı.
Ben de koltuğun arkasına doğru kaçtım.
— Amca, vallahi yaklaşma!
— Korkma oğlum.
— Korkuyorum zaten!
Babam gülmemek için ağzını kapattı.
— Mert, biraz sakin ol.
— Baba, sen de yardım et!
Haydar Amca sarımsağı elinde tutarak bana bakıyordu.
— Bununla kötü enerjiyi temizleyeceğiz.
— Benim enerjim temiz zaten!
— O zaman sarımsaktan niye kaçıyorsun?
Cevap veremedim.
Çünkü bu sorunun mantıklı bir cevabı vardı.
Ama o cevabı söylersem işler daha da karışacaktı.
Çünkü ben vampirdim.
Bunu kimseye söyleyemezdim.
Haydar Amca sarımsakları salonun kapısının yanına koydu.
— Bunu burada tutacağız.
— Neden?
— Evden kötü şeyleri uzak tutar.
Başımı koltuğun arkasından çıkardım.
— O zaman biraz daha uzağa koyamaz mıyız?
— Olmaz.
— Mutfakta dursun.
— Orada da işe yaramaz.
— Pencerenin dışına koyalım.
Haydar Amca bana baktı.
— Sen sarımsağı gerçekten hiç sevmiyorsun.
— Evet.
— İlginç.
İçimden, “Sen daha neler göreceksin amca,” diye geçirdim.
Tam o sırada Haydar Amca boynundaki muskayı çıkardı.
— Bunu da takacağız.
— Hayır.
— Daha ne olduğunu söylemedim.
— Yine de hayır.
Babam araya girdi.
— Mert, adam sana yardım etmeye çalışıyor.
— Baba, teşekkür ederim ama boynumda zaten yeterince sorun var.
Haydar Amca muskayı elinde tuttu.
— Bunun içinde dualar var. Kötülüklerden korur.
Muskaya baktım.
Normalde böyle şeylerle dalga geçmezdim.
Haydar Amca gerçekten yardım etmek istiyordu.
Ama şu anda tek isteğim sarımsaktan uzak durmaktı.
— Tamam, muska olabilir.
Haydar Amca gülümsedi.
— Aferin.
Sonra muskayı boynuma takmak için yaklaştı.
Sarımsak kokusu yeniden burnuma geldi.
Bir de muskadan gelen eski deri kokusu eklenince başım dönmeye başladı.
— Amca...
— Ne oldu?
— Biraz...
Gözlerimi kırpıştırdım.
— Başım dönüyor.
Babam hemen yanıma geldi.
— Mert?
Haydar Amca ise hâlâ sakin görünüyordu.
— Bak, etkisini göstermeye başladı.
— Amca, bence o değil...
Başım biraz daha döndü.
— Sarımsak...
Bir adım geri attım.
— Ve sıcak...
Babam kolumdan tuttu.
— Otur oğlum.
Kendimi koltuğa bırakmaya çalıştım.
Ama gözlerim kararmaya başlamıştı.
Haydar Amca'nın sesi uzaktan gelir gibi oldu.
— Gördün mü Mustafa? Nazar çıkıyor.
Başımı iki yana salladım.
— Nazar değil amca...
Bir saniye durdum.
— Benim tansiyon gidiyor...
Son gördüğüm şey, Haydar Amca'nın elindeki sarımsaklardı.
Sonra gözlerim kapandı.
KÜT!
Bu kez yere değil, koltuğun yanına yığıldım.
Birkaç saniye sonra Haydar Amca'nın sesi geldi:
— Aç gözlerini oğlum.
Gözlerimi hafifçe araladım.
İlk yaptığım şey sarımsaklara bakmak oldu.
Hâlâ oradaydılar.
Gözlerimi tekrar kapattım.
İçimden tek bir şey geçiyordu:
Vampir olmuş olabilirim ama Türk evinde vampir olmak hiç kolay değildi.
Hele bir de muhtar amcanız sarımsak konusunda kararlıysa...