Keşfet

BBÖLÜM 39 – SAKAR MERT`İN MARKET SINAVI

MERT VAMPİR GÜNLÜKLERİ Kimyasal Bir Vampirin Baza Altı Günlüğü

BÖLÜM 39 – SAKAR MERT'İN MARKET SINAVI

Dün yaşadıklarımdan sonra kendime bir karar vermiştim.

Bugün daha dikkatli olacaktım.

Sabah kahvaltımı yaptıktan sonra annem mutfaktan seslendi.

— Mert, markete gidip birkaç şey alır mısın?

— Ne alacağız?

Annem elindeki listeyi uzattı.

— Ekmek, süt, yumurta ve yoğurt.

Listeye baktım.

— Tamam.

Ayakkabılarımı giyip çıktım.

Bu kez merdivenlerden inerken gerçekten dikkat ettim.

Ayağım hiçbir yere takılmadı.

Apartmandan çıkınca kendi kendime:

— Bugün iyi gidiyor.

dedim.

Marketin önüne geldiğimde sepet aldım.

Önce ekmeği koydum.

Sonra sütü.

Yumurtaları da dikkatlice aldım.

Hiçbir sorun çıkmadı.

İçimden biraz rahatladım.

Kasaya giderken bir an durdum.

— Nar suyu...

Rafta duruyordu.

Bir şişe aldım.

Sonra listeye baktım.

Annemin listesinde nar suyu yoktu.

Bir süre şişeye baktım.

Sonra sepete koydum.

Ne yapayım?

İhtiyaç olmasa da ihtiyaçtı.

Kasada ürünleri geçirirken kasiyer:

— Poşet ister misiniz?

— İki tane olsun.

Ürünleri poşetlere yerleştirdim.

Yumurtaları da en üste koydum.

Bu kez gerçekten dikkatliydim.

Marketten çıktım.

İlk birkaç adım sorunsuzdu.

Sonra poşetin biri elimde ağırlaşmaya başladı.

Elimi değiştirmek istedim.

Tam o sırada poşetin sapı elimden kaydı.

— Dur...

Poşeti hemen yakaladım.

İçindekiler yere düşmedi.

Sadece yoğurt biraz yana yatmıştı.

Derin bir nefes aldım.

— Tamam. Sorun yok.

Tam yürümeye başlayacaktım ki karşıdan Asım Abi geldi.

— Mert.

— Abi.

Elimdeki poşetlere baktı.

— Alışveriş mi yaptın?

— Evet.

— Bugün dikkatli misin?

— Hem de çok.

Asım Abi gülümsedi.

— Geçen seferki hâlinden sonra sormak lazım.

— Bugün hiçbir şey olmadı.

Bunu söyler söylemez ayağım kaldırımın kenarına takıldı.

Düşmedim.

Ama poşet bir kez daha sallandı.

Asım Abi bana baktı.

Ben ona baktım.

— Bunu saymıyoruz.

— Ben bir şey demedim.

— Ama düşündün.

Asım Abi güldü.

— Hadi, eve kadar beraber gidelim.

Apartmana doğru yürüdük.

Kapının önünde poşetleri diğer elime aldım.

Bu kez sorun çıkmadı.

Merdivenlere geldiğimde Asım Abi:

— Asansörü bekleyelim mi?

Bir an düşündüm.

— Bence bekleyelim.

Asansör geldi.

İçeri girdik.

Kapılar kapanırken poşetlerden birinden hafif bir ses geldi.

Çat.

İkimiz de poşete baktık.

— Yumurta mı? dedi Asım Abi.

— Umarım değil.

Eve çıkınca annem kapıyı açtı.

— Geldin mi?

— Geldim.

Poşetleri mutfağa bıraktım.

Annem ürünleri çıkarmaya başladı.

Ekmek.

Süt.

Yoğurt.

Sonra yumurtaları aldı.

Bir tanesini eline alınca durdu.

— Bu çatlamış.

— Gerçekten mi?

— Evet.

Yumurtaya baktım.

— Ama marketten çıkarken sağlamdı.

Asım Abi kapının önünden:

— Merdivende ses gelmişti.

Başımı salladım.

— Demek o yumurtaymış.

Annem gülerek:

— Neyse, bir tane.

Nar suyunu da gördü.

— Bunu niye aldın?

— Onu ben aldım.

— Listede yoktu.

— Biliyorum.

— O zaman?

— İhtiyaç.

Annem başını salladı.

— Senin ihtiyaç listen biraz farklı.

Kardeşim mutfaktan seslendi:

— Abi yine nar suyu mu?

— Evet.

— Sen başka bir şey içmiyor musun?

— İçiyorum.

— Ne?

Bir an düşündüm.

— Su.

Kardeşim güldü.

— Onu da saymıyorum.

Ben de gülümsedim.

Poşetleri kaldırıp mutfaktan çıkarken ayağım kapının kenarındaki terliğe takıldı.

Dengemi kaybettim ama hemen toparladım.

Annem arkamdan:

— Mert!

— İyiyim!

— Daha dikkatli ol!

— Oluyorum zaten!

Kardeşim yine bağırdı:

— Sakar Mert!

— Tamam, tamam!

Odama geçtim.

Yatağın kenarına oturdum.

Bugün aslında fena değildi.

Markete gittim.

Alışveriş yaptım.

Sadece bir yumurta çatladı.

Bir de iki kere tökezledim.

Ve annem yine bana “dikkatli ol” dedi.

Telefonumu elime aldım.

Nuri'den mesaj vardı.

“Akşam dışarı çıkıyor musun?”

Bir süre düşündüm.

Sonra cevap yazdım:

“Bugün evde kalacağım.”

Telefonu bıraktım.

Tam rahatlayacaktım ki mutfaktan annemin sesi geldi:

— Mert!

— Ne oldu?

— Nar suyunu buzdolabına koymayı unutmuşsun!

Gözlerimi kapattım.

— Geliyorum.

Ayağa kalktım.

Kapıya doğru yürüdüm.

Sonra durdum.

Ayağıma baktım.

Terlik önümdeydi.

Bu kez üzerinden atlayarak geçtim.

— Öğreniyorum.

dedim.

Sonra mutfağa gittim.

Nar suyunu buzdolabına koydum.

En azından bugün onu düşürmemiştim.

Bence bu da bir gelişmeydi.