5 YILL SONRA.

5 YIL SONRA
Beş yıl geçmişti.
Deniz artık 23 yaşındaydı.
Kendi evinde yaşıyor, kendi arabasını kullanıyor, kendi parasını kazanıyordu. Evinin her köşesinde kendi seçtiği eşyalar vardı. Sabahları kahvesini aynı kupada içer, işe giderken müziğini açar, akşamları arkadaşlarıyla buluşurdu.
Hayatı sakindi.
Geçmişten geriye sadece hatırlamak istemediği birkaç anı kalmıştı.
Burak ise o anıların arasındaki en büyük boşluktu.
Yıllardır hiç karşılaşmamışlardı.
Deniz artık onun nerede olduğunu bile bilmiyordu.
Bir cumartesi akşamı Deniz, arkadaşları Elif ve Derya'yla buluşmak için şehir merkezindeki kalabalık bir restorana gitti.
Üçü masada oturup kahkahalarla konuşuyordu.
— Deniz, sen gerçekten değişmişsin, dedi Elif.
Deniz kaşlarını kaldırdı.
— Ne açıdan?
— Eskiden her şeyi kafana takardın. Şimdi resmen “bana ne” insanı oldun.
Deniz güldü.
— Büyüdüm herhalde.
Tam o sırada kapının açılmasıyla Deniz'in bakışları istemsizce girişe kaydı.
Bir adam içeri girdi.
Uzun boylu.
Koyu renk saçları vardı.
Üzerinde siyah bir gömlek ve koyu renk bir ceket vardı.
Deniz önce sadece baktı.
Sonra adam başını çevirdi.
Göz göze geldiler.
Deniz'in gülümsemesi yavaşça kayboldu.
Adam da olduğu yerde durdu.
Beş yıl.
Ama bazı insanlar değişse bile gözleri değişmiyordu.
Burak.
Deniz birkaç saniye hiçbir şey söylemedi.
Burak da yaklaşmadı.
Sadece uzaktan ona baktı.
Elif Deniz'in yüzündeki değişikliği fark etti.
— Deniz?
Deniz cevap vermedi.
Burak sonunda yavaşça masaya doğru yürümeye başladı.
Deniz'in kalbi hızlanmıştı.
Ama bu kez korkudan değildi.
Şaşkınlıktandı.
Burak masanın yanında durdu.
İkisi birkaç saniye birbirine baktı.
Sonunda Burak hafifçe gülümsedi.
— Merhaba, Deniz.
Deniz'in yüzünde hiçbir gülümseme oluşmadı.
Sadece ona baktı.
— Sen...
Burak başını hafifçe eğdi.
— Evet.
Beş yılın ardından ilk kez karşı karşıyaydılar.
Ve ikisinin de bilmediği bir şey vardı:
Bu karşılaşma, geçmişin geri dönmesi değil...
geçmişin yarım kalan son hesabının başlamasıydı.