annem mi hayatım mı ?

Hastanenin önünde Deniz annesinin yanında beklerken uzaktan bir araba durdu.
Burak hızla arabadan indi.
Deniz onu görür görmez ayağa kalktı.
— Burak…
Burak yanına geldi.
— İyi misin?
Deniz cevap vermeden ona sarıldı.
Burak bir an şaşırdı ama sonra kollarını Deniz'in etrafına sardı.
— Buradayım.
Deniz gözlerini kapatıp birkaç saniye öylece kaldı.
Tam o sırada Mert de hastanenin kapısından çıktı.
Deniz'i görünce direkt yanlarına geldi.
— Deniz…
Deniz Burak'tan ayrılınca Mert de ona sarıldı.
— Çok korkuttun bizi.
Burak birkaç adım geride durdu.
Mert'in Deniz'e sarılışını görünce yüzü değişti.
— Mert…
Mert hemen Deniz'den ayrıldı.
— Ha… pardon.
Burak ona sertçe baktı.
Mert omuz silkti.
— Ne var kardeşim?
Deniz ikisine bakıp kaşlarını çattı.
— Yeter. Hastanedeyiz.
Burak bir şey söylemedi.
Kızlar da Deniz'in yanına gelip onu teselli etmeye başladı.
— Her şey düzelecek.
— Annen şu an doktorların yanında, merak etme.
Bir süre sonra doktor, Deniz'in annesinin durumunun iyi olduğunu ve dinlenmesi gerektiğini söyledi.
Deniz annesini yanına alıp eve götürdü.
---
Evde Deniz annesine su verdi.
Annesi koltuğa oturup derin bir nefes aldı.
— Kızım…
Deniz karşısına oturdu.
— Efendim?
Annesi ellerine baktı.
— Ben iyi değilim.
Deniz'in yüzü ciddileşti.
— Nasıl yani?
— Tedavi olmam gerekiyor.
Bir an sustu.
— Amerika'ya gelmen gerek kızım.
Deniz şaşkınlıkla baktı.
— Amerika'ya mı?
— Evet. Orada devam etmem gereken bir şey var. Hem… senin yanında olmana ihtiyacım var.
Deniz başını eğdi.
— Anne, benim burada bir işim var. Hayatım var. Bırakamam.
Annesi sessizce kızına baktı.
Deniz bir süre düşündü.
Sonra annesinin gözlerine bakarak:
— Düşüneceğim.
Annesi başını salladı.
— Tamam kızım.
Deniz ayağa kalkıp pencerenin önüne geçti.
Bir yanda yıllardır kurduğu hayat…
Diğer yanda annesi.
Ve Deniz ilk kez hangisini seçmesi gerektiğini bilmiyordu.