artık başka hayatım var !

Deniz, kızların yanında koltuğa oturmuş, gözlerini boşluğa dikmişti.
Elif yanına oturup elini tuttu.
— Deniz, yalnız değilsin.
Deniz derin bir nefes aldı.
— Yıllardır onunla konuşmuyorum. Şimdi bir anda arayıp “kurtulduk” diyor. Ne yapacağımı bilmiyorum.
Kızlardan biri omzuna dokundu.
— Biraz hava al. Kafanı toparlarsın.
Deniz başını salladı.
— Ben sahile çıkacağım. Biraz yürürsem belki kendime gelirim.
Montunu aldı ve kapıya yöneldi.
Tam çıkacakken telefonu yeniden çaldı.
Ekranda yine:
Bilinmeyen Numara.
Deniz birkaç saniye ekrana baktı.
Sonra açtı.
— Alo?
Annesinin sesi geldi.
— Kızım…
Deniz gözlerini kapattı.
— Anne, ne istiyorsun?
— Sana anlatmam gereken çok şey var.
Deniz sessiz kaldı.
Annesi titreyen bir sesle konuştu.
— Hapisten çıktım kızım.
Deniz'in yüzü değişti.
— Ne?
— Artık özgürüm.
Deniz'in nefesi hızlandı.
Annesi devam etti.
— Ve seni buldum.
Deniz'in sesi sertleşti.
— Beni bulmana gerek yok.
— Biliyorum… Ama seni görmeden gitmek istemedim.
Deniz gözlerini doldurup arkasını döndü.
— Benim artık başka bir hayatım var anne.
Karşı tarafta sessizlik oldu.
— Biliyorum.
Annesinin sesi daha da kısıldı.
— Ama ben hâlâ senin annenim.
Deniz'in gözlerinden bir damla yaş süzüldü.
Annesi fısıldadı:
— Arkandayım kızım. Ne olursa olsun arkandayım.
Deniz telefonu kulağından uzaklaştırdı.
Tam yürüyüp gidecekken arkasından bir ses duydu.
— Deniz…
Deniz bir anda durdu.
Yavaşça arkasını döndü.
Karşısında annesi vardı.
Deniz'in gözleri büyüdü.
— Anne…
Annesi ona doğru bir adım attı.
— Özür dilerim.
Deniz olduğu yerde kaldı.
— Çok pişmanım kızım.
Deniz başını iki yana salladı.
— Anne… yeter.
Annesi bir şey söylemeye çalıştı.
Ama bir anda gözleri kapandı.
— Anne?!
Kadın yere yığılırken Deniz onu tuttu.
— Anne! Anne, aç gözlerini!
Kızlar da dışarı koştu.
— Deniz, ne oldu?!
— Bayıldı! Ambulans çağırın!
Deniz annesinin elini tuttu.
Yüzündeki bütün öfke bir anda yerini korkuya bırakmıştı.
---
Hastanede Deniz koridorda ileri geri yürüyordu.
Ellerini birbirine kenetlemişti.
Sonunda telefonunu çıkardı.
Rehberde tek bir isme baktı.
Burak.
Bir süre tereddüt etti.
Sonra aradı.
Burak telefonu hemen açtı.
— Keçi?
Deniz'in sesi titriyordu.
— Burak…
Burak'ın sesi bir anda ciddileşti.
— Ne oldu?
Deniz gözyaşlarını tutamadı.
— Annem hastanede.
Karşı tarafta kısa bir sessizlik oldu.
— Neredesin?
Deniz hastanenin adını söyledi.
Burak hiç düşünmeden cevap verdi.
— Orada kal. Geliyorum.
Deniz telefonu kapattı.
İlk kez…
Gerçekten kime ihtiyacı olduğunu biliyordu.